Dava dilekçesinde veraset belgesindeki payları oranında mirasçılar adına tescil istenildiğine, davacılar dışında başka mirasçı olduğu belirlendiğine ve ölüm tarihi itibariyle tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğuna göre, davada yer almayan bu kişinin yöntemine uygun bir biçimde olurunun alınmak suretiyle davaya katılmasının sağlanması veya TMK.’nun 640.maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi, dava koşulu yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Dava konusu taşınmaz yerleşim alanı içinde yer almış olup arsaya dönüştüğünden Dairenin uygulaması uyarınca ekonomik amaca uygun zilyetlik aranmaz. Zilyetlik maddi olaylardan olup 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesi gereğince yerel bilirkişi ve tanık dâhil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Öte yandan, yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede, vazgeçme olmadığı halde, herhangi bir gerekçe de gösterilmeksizin davacı tanıklarının dinlenilmediği, HMK.’nun 261. maddesine aykırı olarak keşifte iki yerel bilirkişinin birlikte ifadelerinin alındığı görülmekle, bu haliyle yazılı şekilde karar oluşturulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Tarafların müşterek murisinin terekesinin taksim edilip edilmediği, murisin taşınmazları davalı tarafa satıp satmadığı araştırılmamıştır. Şayet satış ya da taksim yok ise davacının miras payı oranında tapu kaydının iptali gerekirken, davacının dava dilekçesinde belirttiği paylar esas alınarak iptal ve tescile karar verilmesi de hükmün bu nedenlerle bozulmasına sebep olacağı-
Dava konusu elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmazda davacıların da mirasçı olmaları sebebiyle miras paylarının bulunduğu anlaşıldığından, mirasçılık belgesinde belirtilen payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş bulunmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyecekleri-
Dava konusu taşınmazın önceki niteliği, imar ve ihyaya muhtaç yerlerden ise kim tarafından ne zaman imar ihyasına başlandığının, imar ihyanın bittiği tarihten itibaren tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ile bu zilyetliğin dava tarihine kadar kim tarafından sürdürüldüğünün, taşınmazın davacıya babasından satış, bağış suretiyle ya da babasının ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan miras taksimi ya da miras payının devri suretiyle geçip geçmediğinin yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmasının gerekeceği-
Mahkemece, davacının murisi olan babası B. Verimli'ye ait veraset ilamının dosyaya sunulması için davacılara süre ve yetki verilmesinin, sunulacak veraset ilamına göre mirasçıların açılmış bu davaya karşı olurlarının alınmasının ya da davacılar yanında yer almalarının sağlanmasının veya terekeye temsilci atanmasının ve böylece taraf teşkilinin sağlanmasının ve davacı F.'nin babasından gelen terekenin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse dava konusu yerin kime düştüğünün araştırılmasının gerekeceği-
