A harfli yerin B ve C’nin ortasında kaldığının ve taşınmazı üçe böldüğünün teknik bilirkişi rapor ve krokisiyle sabit olduğu, bu tür durumlarda kural olarak, koşullarının varlığı halinde A harfli yer bakımından tapu kaydının iptali ile davacı adına aynı ada son parsel numarasıyla tapuya kayıt ve tesciline, B ve C’den birinin aynı ada aynı parsel numarasıyla davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, açıkta kalan parça için ise, aynı ada son parsel numarasıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verileceği, birbirinden bağımsız olan iki parçanın aynı ada aynı parselle kayıt maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği taktirde düzgün ve sağlıklı sicilin oluşmasının sağlanamayacağı, sicil oluşturmanın kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece kendiliğinden gözetileceği-
Mahkemece, davacının murisi olan babası B. Verimli'ye ait veraset ilamının dosyaya sunulması için davacılara süre ve yetki verilmesinin, sunulacak veraset ilamına göre mirasçıların açılmış bu davaya karşı olurlarının alınmasının ya da davacılar yanında yer almalarının sağlanmasının veya terekeye temsilci atanmasının ve böylece taraf teşkilinin sağlanmasının ve davacı F.'nin babasından gelen terekenin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse dava konusu yerin kime düştüğünün araştırılmasının gerekeceği-
19.01.2007 tarih 2005/1 Esas, 2007/1 Karar sayılı YİBK uyarınca, daha önce aynı yer hakkında davacı tarafından açılan tescil istekli dava bulunduğu takdirde, TMK'nın 713/1 ve Kadastro Kanunu'nun 14/1. maddelerinde aranılan 20 yıllık sürenin, ilk davanın kesinleştiği tarihten itibaren başlayacağı-
Beyanlar arasında çelişki bulunduğu taktirde HMK.nun 261. maddesi uyarınca giderilmesinin, olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarının alınmasının, duruma göre pasif husumet ehliyetinin değerlendirilmesinin, kök muris T.den kalan taşınmazlar bakımından davacının muris T.’ye ait veraset belgesindeki payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesinin düşünülmesinin, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği-
Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak açılan davalar Kadastro Mahkemesi’nce devredilmiş ve henüz derdest iseler, eldeki dava dosyası bakımından görevsizlik kararı verilmesinin gerekeceği, şayet değinilen Asliye Hukuk Mahkemesine ait dosyalar herhangi bir şekilde kesinleşmiş iseler bu takdirde görevsizlik kararı verilmeyip davaya olduğu bu haliyle bakılmasının gerekeceği-
TMK.nun 713/3.maddesi uyarınca bu tür tescil davalarında Hazine’nin yanında ilgili diğer kamu kuruluşuna husumetin yöneltilmesinin asıl olduğu, ayrıca, tescil davaları olumlu ya da olumsuz neticelensin, yasal hasımlara yargılama gideri ve avukatlık ücretinin yükletilemeyeceği, öte yandan, paftasında yol olarak bırakılan bu yer için gerekli ilanların mutlak surette yapılmasının gerekeceği, bundan amacın, yararı olan kişilere itiraz imkanı sağlamak olduğu-