Davacının yargılama sırasında "davanın BK.'nun 18. maddesine (şimdi; TBK. mad. 19) göre incelenip hükme bağlanması" istemiş olmasına rağmen, HUMK. 83 vd. (şimdi; HMK. 176 vd.) göre davasının "ıslah" etmemiş olması halinde, davanın mahkemece İİK. 277. vd. dayalı "tasarrufun iptali davası" olduğu kabul edilerek sonuçlandırılması gerekeceği–
İİK. 277 vd. maddeleri uyarınca açılmış olan 'tasarrufun iptali davası'nın, "ıslah dilekçesi" verilerek 'BK. 18'e (şimdi; TBK. mad. 19) dayalı taşınmazın muvazaalı satışının iptali' davasına dönüştürülmüş olması halinde, temyiz incelemesinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılacağı–
Duruşma sırasında vekillikten çekilmiş olan vekilin bu dilekçesi asile tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilip esas hakkında karar verilemeyeceği–
"Borçlu"nun ölmüş ve en yakın mirasçılarının mirası reddetmiş olmaları halinde, mahkemece durumun sulh mahkemesine bildirilerek "mirasın, iflas hükümlerine göre tasfiyesi"nin sağlanması ve bu durumun "bekletici mesele" sayılarak mahkemece atanacak bir temsilci huzurunda davaya devam edilmesi gerekeceği–
SSK. prim ve diğer alacaklarının tahsili için -6183 sayılı Kanuna göre- borçlular hakkında yapılacak takipler nedeniyle, SSK tarafından açılacak iptal davalarına, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer (il) iş mahkemesinin görevli olduğu-
Mahkemece "inşaat mühendisi", "hukukçu" ve "emlak alım satım işleinde uzman olan kişi"lerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif yapılarak, dava konusu taşınmaz tasarruf tarihindeki gerçek değerinin saptanması gerekeceği–
Asıl olan "kısa karar" olduğundan, mahkemenin duruşmadan tefhim ettiği "kısa karar"a uygun "gerekçeli karar" yazmak zorunda olduğu-
"Dava şartı"nın gerçekleşmemiş olması nedeniyle (örneğin"hak düşürücü süre", "husumet", "kesinleşmiş geçerli bir icra takibi bulunmaması", "davacının davalı borçluda bir alacağı bulunmaması", "borcun, tasarruftan önce doğmuş olması", "aciz belgesi bulunmaması" vb. nedenlerle) iptâl davasının reddedilmesi halinde -Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/II. maddesi uyarınca- davalı lehine "maktu" vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği–
Dava önkoşulunun bulunması halinde, İİK'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekeceği- "Borçlunun üyesi olduğu kooperatiften kalması gereken daireyi adına tescil ettirmeden muvazaalı olarak bir başkasına tescil ettirdiği" iddiasıyla açılan tasarrufun iptali davasında, borçlu-davalının "kooperatif ortaklığından, aidatlarını ödeyemediği için, ödediği aidatları geri alarak çıktığına" ilişkin savunmasının araştırılması ve gerektiğinde kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği-