İflas davasının kabulü veya reddi halinde, ayrıca lehine karar verilen taraf yararına -İİK. 156 vd.nda ayrıca öngörülmemiş olduğu için- % 40 tazminata hükmedilemeyeceği—
Davacı vekilinin ödeme için davalıya duruşmada ek süre verilmesini kabul etmiş olması halinde, depo emrinde belirtilen alacak miktarının süresinde depo edilmesinin iflas kararı verilmesini önleyeceği—
Ticaret sicilinde tacir olarak kaydı bulunan davalı borçlunun aksi kanıtlanmadıkça, iflasa tabi olacağı - Tacirlerin her türlü borçlarından (gerek ticari gerekse adi borçlarından) dolayı iflaslarının istenebileceği—
Davacının «davalının borcunu süresinde ödememesi nedeniyle -bu parayı ihracat işinde kullanamamış olmasından dolayı- faizi aşan bir zarara uğradığını» ileri sürerek iflas yoluyla takip yapıp sonradan iflas davası açmış olması halinde, mahkemece davacının «zamanında tahsil edemediği parayı ihracat işinde kullanılacağına» ilişkin iddiası ile ilgili delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra munzam zararın varlığı anlaşılırsa bunun miktarı saptanıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği—
«Kesin rehin açığı belgesi»nin davacı bankanın takip tarihinde ne kadar alacaklı olduğunu göstermeyeceği, mahkemece takip tarihine göre davacı bankanın alacağının ulaştığı miktar yönünden banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekeceği—
Depo kararının, iflas takibine konu ‘ana para’ ile (takip ve davada faiz istenmişse) ‘depo kararının verildiği oturum gününe (tarihine) kadar işlemiş faiz’ ‘icra giderleri’ ve ‘icra vekalet ücreti’ tutarının toplamından oluşan paranın «depo edilmesi emrini» ihtiva etmesi gerekeceği—
İflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmiş olması halinde, iflas talebi İİK’nun 166. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmeden iflas davasının görülüp iflasa karar verilemeyeceği—
Depo emrinde öngörülen yedi günlük sürenin bitiminden sonra meydana gelen vekillikten çekilmenin sonuca etkili olmayacağı—
