Önalım hakkı, müşterek mülkiyet ilişkisi devam ettiği sürece mevcut olacağından, iptali istenilen 10554 ada 1 no.lu parselde de davacıların ve murislerinin payı bulunmadığından, kendisine başka taşınmazlar verilmek suretiyle payını yitiren davacıların önalım hakkından söz edilemeyeceği-
Davalı imar parseli öncesi taşınmazın eylemli olarak kullanıldığını ve payı satan şahsın kendi payı üzerine ev yaptığını ve uzun süre bu şekilde kullanıldığını pay alırken de bu yeri satın aldığını savunduğuna göre bu savunma üzerinde durularak fiili taksim konusunda davalının delilleri varsa davacı tarafın delillerinin toplanması, uzman bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılması imar öncesi ve sonrası zemin üzerinde fiili taksim olup olmadığının belirlenmesi, kimin nereyi kullandığının tespit edilip krokide gösterilmesi ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Kötüniyet iddiasının davanın her aşamasında ileri sürülebileceği-
Tapuda taşınmazın davacı beş kişiden başka bir paydaşı daha bulunmakta olup, bu kişilerin kullandıkları bölümler belirlenmeden geçerli bir taksim yapıldığının kabul edilemeyeceği-
Önalım hakkına dayanan davada, davacı satış sözleşmesinin tarafı olmadığından, bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabileceği-
Davalının, davaya konu taşınmazın tapu paydaşları arasında fiilen bölünüp, taraflarca kullanıldığı ve taksim edildiği savunması yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporları davacı tanığı paydaş ile davalı tanığının beyanları ile kanıtlandığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Toplanan deliller sonucunda bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamadığından tapudaki bedel harç ve masraflar toplamı üzerinden önalım hakkının tanınmasında bir usulsüzlük bulunmayacağı-
Tapuda gösterilen bedel üzerinden davacının önalım hakkının tanınmasını isteyip istemediğinin sorulması, kabul ettiği takdirde verilecek uygun süre içinde önalım bedelinin depo ettirilmesi, aksi halde davanın reddi gerekeceği-
Önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin davada, davacının Lübnan uyruklu olması sebebiyle Lübnan mahkemelerinden alınmış mirasçılık belgesine istinaden Türk mahkemelerinde işlem yapılamayacağı-
Davalı alıcı, satışı noter aracılığı ile davacıya bildirmediğine göre satış tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin geçmesine kendi eylemiyle sebebiyet verdiğinden objektif esaslara göre taşınmazın değerinin belirlenmesini isteyemeyeceği-
