Elbirliği mülkiyetine konu paya dayanılarak açılan bu davaya diğer elbirliği mülkiyetine tabi ortakların da onayının sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için davacıya önel verilerek taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekeceği-
Davacı, davalıdan daha önce taşınmazda hissedar olduğuna göre önalım hakkının doğduğunun kabulü gerekeceği-
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekeceği-
Bir davada zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin geçtiği iddiası varsa, bu savunma sebebinin HUMK. m. 77 ve 221 gereğince diğer itiraz ve defilerden önce incelenmesi gerekeceği, çünkü, zamanaşımı definin ya da hak düşürücü süre itirazının kabulü halinde bu nedenle dava reddedileceğinden, artık diğer itiraz ve defilerin incelenmesine gerek kalmayacağı, kaldı ki hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden inceleneceğinden bu konuda tarafların itirazlarının bulunup bulunmamasının da önemli olmayacağı-
Taşınmaz üzerinde davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı kullanılan bölümlerin olması, tanık beyanları ile bilirkişi raporuna göre taşınmazın paydaşlar arasında bölünerek kullanıldığı anlaşıldığından zamanında satıcı paydaşın kullandığı kısım üzerinde hak iddia etmeyen davacının önalım hakkını kullanması dürüstlük kuralı bağdaşmayacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tesciline ilişkin davada, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan karar verilemeyeceği-
Davanın açıldığı tarihte dava konusu edilen pay henüz davalı adına kayıtlı olduğundan, davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmayacağı-
Taşınmaz fiilen taksim edilmiş olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacının davada dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise ortaklardan birinin açtığı davaya diğerlerinin de muvafakat etmesi gerekeceği -
Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HUMK'nın 186. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yönelteceği, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettireceği, şuf'alı payın eski sahibine dönmesinin davacının ilk satışla doğan şuf'a hakkına engel teşkil etmeyeceği-
