Davalı vekili şufalı payın ilişkin olduğu taşınmazın paydaşlar arasında taksim edildiği her bir paydaşın belli kesimi kullandığı, davacının önalım hakkını kullanmada kötüniyetli olduğunu savunduğuna göre davalının fiili taksim savunması üzerinde durulmadan ve bu konuda taraf delilleri toplanmadan hüküm tesisinin doğru olmayacağı-
Mahkemece davanın kabulüne karar verilirken dava konusu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline hükmedilmesi gerekirken davacıların taşınmazda sahip oldukları payın iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Önalım davaları taşınmazın aynına ilişkin olup, tanıkların keşif mahallinde dinlenilmesi gerektiği-
Dava konusu taşınmazın imar uygulamasından önceki durumunu da gösterir şekilde tüm tedavülleriyle tapu kaydı ve şuyulandırmaya ilişkin belgelerin getirtilerek yerinde keşif yapılıp tanıklar mahallinde yeniden dinlenerek, davacının imar uygulamasından önceki kullanım durumu belirlenerek, bu kullanım durumunun imar uygulamasından sonra da devam edip etmediği saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Önalım hakkının tapudaki satış bedelinin, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınması gerekeceği-
Davacı asılın, 26.11.2008 tarihinde temyiz aşamasında verdiği dilekçe ile davadan feragat ettiği anlaşıldığından davadan feragat talebi hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekeceği-
Bağış amacı ile yapılan temliklerde önalım hakkının kullanılamayacağı-
Davalının kullandığı yerin belli olmasının tek başına eylemli bölünmenin varlığını göstermeyeceği-
Önalım hakkı sadece payın üçüncü kişiye satılması halinde kullanılabileceğinden ve dava konusu edilen pay da davalıya bağışlanmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-