Somut olayda, davalı borçlu ve davalı üçüncü kişinin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılarak, borçlunun malvarlığının borçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığı, üçüncü kişi ile borçlu şirketin aralarındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı, tasarruf tarihi itibariyle borçlu şirketin üçüncü kişi şirketten alacaklı olup olmadığı, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında yapılan tasarrufun ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını teşkil edip etmediği noktasında incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarını da içerir bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin, dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
İstihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmasının mümkün olduğu, basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği-
Davalı alacaklının 05.12.2014 tarihinde hesap kat ihtarnamesi ve genel kredi sözleşmesine dayanarak takip başlattığı, 08.12.2014 tarihinde dava konusu haciz işleminin yapıldığı, davacı 3. kişinin tapuda fabrika binası niteliğindeki taşınmazı ve içindeki demirbaşları borçludan olan alacağına mahsuben 03.12.2014 tarihinde satın aldığını ve kalan bedeli de çek mukabilinde ödediğini ileri sürdüğü, bu durumda mahkemece davacı 3. kişinin mahcuzların alacağa mahsuben satın alınıp alınmadığı ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi borçlunun 3. kişiye borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin ticari defterler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu haciz sırasında 3. kişi şirket ve gerçek kişi yararına istihkak iddiasında bulunan sigortalı çalışanının üçüncü kişiler yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içinde yapılmış bir istihkak iddiasının da bulunmadığı, o halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davanın usulden reddi gerektiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince, kendisini vekille temsil ettiren davalı alacaklı yararına, maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nispi vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olmakla beraber bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Öncelikle davalının cevap dilekçesi dosyaya kazandırıldıktan sonra, dilekçede belirtilen deliller değerlendirilmek suretiyle yargılama yapılarak karar verilmesi gerekirken, mülkiyetin tespitine ilişkin ilama atıf yapılmak suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı üçüncü kişi şirket tarafından birleşen dava konusu hacze yönelik İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak ........ İcra Hukuk Mahkemesi'nin .......... Esas sayılı dosyası ile açılan istihkak davasının ............. tarihinde iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmekle birlikte birleşen davaya yönelik mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi, vekalet ücretinin de alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak, davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmekte iken, haklılık değerlendirmesi yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Alacaklı tarafça borçlu aleyhine başlatılan takip esnasında, alacaklı vekilinin 05.12.2014 tarihli dilekçesi ile gerçekte borçluya ait olmakla birlikte üçüncü kişi kardeşi .... adına kayıtlı dava dışı şirket nezdinde kayıtlı şirket hisselerinin İİK'nin 99. maddesi uyarınca haczini talep ettiği, bunun üzerine İcra Müdürlüğünce dava dışı şirkete yazı yazılarak üçüncü kişi adına kayıtlı hisselerin İİK'nin 99. maddesi uyarınca kayden haczine karar verildiğinin bildirildiği, anılan hacze ilişkin olarak üçüncü kişi veya İİK'nin 96/1 maddesi uyarınca borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiası öne sürülmeden eldeki davanın alacaklı tarafça açıldığı ve haczedilen şirket hisselerinin borçluya ait olduğuna karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği- Mahkemece alacaklı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalı üçüncü kişi yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı- Mahkemece üçüncü kişinin şikayet başvurusunun kabulüne karar verilmesine rağmen şikayete konu işlemin niteliğine göre alacaklının yapılan işlemin gerçekleşmesinde kusurunun olduğu nazara alınmaksızın yargılama giderlerinin üçüncü kişi üzerinde bırakılmasının ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı-