Davalı alacaklının 05.12.2014 tarihinde hesap kat ihtarnamesi ve genel kredi sözleşmesine dayanarak takip başlattığı, 08.12.2014 tarihinde dava konusu haciz işleminin yapıldığı, davacı 3. kişinin tapuda fabrika binası niteliğindeki taşınmazı ve içindeki demirbaşları borçludan olan alacağına mahsuben 03.12.2014 tarihinde satın aldığını ve kalan bedeli de çek mukabilinde ödediğini ileri sürdüğü, bu durumda mahkemece davacı 3. kişinin mahcuzların alacağa mahsuben satın alınıp alınmadığı ve dava dilekçesinde belirtildiği gibi borçlunun 3. kişiye borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin ticari defterler ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi gerekeceği-
Öncelikle davalının cevap dilekçesi dosyaya kazandırıldıktan sonra, dilekçede belirtilen deliller değerlendirilmek suretiyle yargılama yapılarak karar verilmesi gerekirken, mülkiyetin tespitine ilişkin ilama atıf yapılmak suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davanın usulden reddi gerektiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince, kendisini vekille temsil ettiren davalı alacaklı yararına, maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nispi vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olmakla beraber bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Davacı üçüncü kişi şirket tarafından birleşen dava konusu hacze yönelik İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak ........ İcra Hukuk Mahkemesi'nin .......... Esas sayılı dosyası ile açılan istihkak davasının ............. tarihinde iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmekle birlikte birleşen davaya yönelik mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Dava dosyası ekinde gönderilen ........ İcra Müdürlüğü'nün .................. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklı vekilinin sunduğu dilekçe ile takibe konu borcu haricen tahsil ettiklerini, alacağı kalmadığını bildirdiği, aynı tarihli karar ile icra müdürlüğü haricen tahsil nedeni ile dosyanın kapatılmasına karar verildiği, tahsil harcının yatırıldığı, bu bilgilere göre istihkak davasının konusuz kaldığının kabulü gerekeceği, mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmek üzere kararın bozulması gerektiği-
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi, vekalet ücretinin de alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak, davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmekte iken, haklılık değerlendirmesi yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemece verilen kararda davacının asıl talebi tam olarak kabul edilmekle birlikte fer'i nitelikte olan tazminat talebinin reddi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği-
Alacaklının, takip borçlusu şirketten alacaklı olup olmadığının ve alacaklı ise bundan sonra taraflar arasında cerayan eden harici ödemelerin araştırılmasının eldeki istihkak davasının konusu olmadığı, borçlu tarafından alacaklıya yapılan ve taraflar arasında ihtilafsız olan ödeme nedeniyle, haczin düşmesi halinde ancak, istihkak davasının konusunun kalıp kalmadığı noktasında bir değerlendirme yapılabileceği, bu durumda, mahkemece yapılacak işin, tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar vermek olması gerekeceği-
Mahkemece yapılacak işin; taraflarca sunulan tüm delilleri birlikte değerlendirmek, sonucuna göre kabul sebebini içeren, tarafları doyurucu, hukuki denetimi mümkün ve özellikle Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nin 297. (Mülga HUMK'un 381, 388 ve 389.) ve 27.maddeleri de gözetilerek gerekçelerini açıkça kaleme aldığı anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir hüküm kurmak olması gerekeceği-
Alacaklı tarafça borçlu aleyhine başlatılan takip esnasında, alacaklı vekilinin 05.12.2014 tarihli dilekçesi ile gerçekte borçluya ait olmakla birlikte üçüncü kişi kardeşi .... adına kayıtlı dava dışı şirket nezdinde kayıtlı şirket hisselerinin İİK'nin 99. maddesi uyarınca haczini talep ettiği, bunun üzerine İcra Müdürlüğünce dava dışı şirkete yazı yazılarak üçüncü kişi adına kayıtlı hisselerin İİK'nin 99. maddesi uyarınca kayden haczine karar verildiğinin bildirildiği, anılan hacze ilişkin olarak üçüncü kişi veya İİK'nin 96/1 maddesi uyarınca borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiası öne sürülmeden eldeki davanın alacaklı tarafça açıldığı ve haczedilen şirket hisselerinin borçluya ait olduğuna karar verilmesinin talep edildiği anlaşıldığından, davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği- Mahkemece alacaklı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren davalı üçüncü kişi yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı- Mahkemece üçüncü kişinin şikayet başvurusunun kabulüne karar verilmesine rağmen şikayete konu işlemin niteliğine göre alacaklının yapılan işlemin gerçekleşmesinde kusurunun olduğu nazara alınmaksızın yargılama giderlerinin üçüncü kişi üzerinde bırakılmasının ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı-
