Kabul kararının konusunu oluşturan mahcuzlarla ilgili olarak, bu mahcuzların hurda niteliğinde olduğu, dava konusu haciz tutanağında dosyada bulunan asıl ve ek bilirkişi raporlarında, hükmün gerekçe kısmında belirtilmiş olup, bu doğrultuda hurda olarak nitelendirilen bu mahcuzların teferruat vasfını haiz olduğunun da söylenemeyeceği, bu sebeple, davanın kabulü kararına isabet eden menkuller yönünden de davanın reddi gerekeceği-
89/1 haciz ihbarnamesi üzerine üçüncü kişi bankanın hesap üzerinde rehin hakkını ileri sürmesinin, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olduğu ve bu itirazın İİK.'nun 89. maddede düzenlendiği şekilde çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlığın istihkak davası olarak görülmesinin isabetsiz olduğu-
Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden, yetki itirazının HMK'nin 19/2. maddesi gereğince cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekeceği, kesin yetki kuralı olmadığı durumlarda, hakimin doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremeyeceği-
Mahkemece, davacı alacaklının talebinin istihkak iddiasının reddi talebi olarak incelendiği ve bu hali ile karara bağlandığı, ancak, taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi, icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekeceği-
Eldeki dava dosyası incelendiğinde; mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları, muvazaa olgusu ile fatura ve belgelerin ispat gücü, İİK. 97/a mülkiyet karinesi, bu karinenin aksini ispat külfeti gereğince, keşif yapılarak tarafların delillerini tartışmaya olanak sağlamadan, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, mahkemece Özel Daire bozma kararında belirtildiği gibi, temyiz incelemesi sırasında getirilen bilgi ve belgeler de dikkate alınarak haczin hangi binanın hangi katında ve bölümünde yapıldığını belirlenmesi, hacze konu kâğıt bobinlerinin ayırt edici özelliklerinin tespiti ile üzerindeki marka ve varsa logoların borçluya ait olup olmadığının tayini, davacının dayandığı faturaları düzenleyen dava ve takip dışı şirket ile borçlu şirketin iç içe girmiş tek bir şirket gibi faaliyet gösterip göstermediğinin tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Basit yargılama usulüne tabi, istihkak davalarında Yasa'da kesin yetki kuralı öngörülmediğinden, yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği, HMK'nin 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, hakimin doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremeyeceği-
Borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı, ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumunun belirlenemediği, bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı 3. kişiye süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
İstihkak davalarında Yasa'da kesin yetki kuralı öngörülmediğinden, yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği, HMK'nin 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, hakimin doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremeyeceği-
Dosyadaki belgelere göre; davanın devamı sırasında davalı borçlu şirketin tasfiyesinin tamamlandığı ve kaydının kapatıldığı anlaşıldığından, mahkemece davacı yana, davalı borçlu şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açması için süre verilip, şirketin ihyası ve bundan sonra ihya edilen şirkete tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra, davanın sonuçlandırılması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Mahkemece davaya konu mahcuzların ihalesinin feshine ilişkin yerel mahkeme ilamının gerekçesindeki belirlemeye göre karar verilmiş ise de; ihalenin feshinde görünürdeki işleme göre karar verileceğinden ve alacaklının muvazaaya ilişkin savunmaları iş bu davada incelenmeyeceğinden varılan sonucun doğru olmadığı, o halde, alacaklının davaya konu iş makinelerini satan dava dışı şirket ile satın alan üçüncü kişi şirket ve borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu ve satışın muvazaalı olduğu yönündeki savunmaları dikkate alınarak, alacaklı tarafından cevap dilekçesinde sunulan delillerin getirtilmesi, bunların ticaret sicil kayıtları ile de karşılaştırılması, bundan sonra organik bağ, muvazaa konularının değerlendirilmesi gerekeceği-
