İflas kararının kesinleşmesi üzerine anılan borçlu hakkındaki takip ve hacizlerin İİK. mad. 193/2 uyarınca düşeceği- Borçlu hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi üzerine; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekeceği- İflas kararı, istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için mahkemece, iflas davasının sonucu bekletici mesele yapılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesinin, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı- Davaya konu haciz tutanağında borçlu olarak gösterilen şirket hakkında icra emrinin iptaline karar verildiğine göre, borçlu şirket hakkında geçerli bir haczin varlığından bahsedilemeyeceği, buna göre,davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekeceği-
Bozma kararı gereğince mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi durumunda dava konusu haczin de geçersiz hale gelmiş olacağı, buna göre konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava açılmasına neden olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekeceği, bu durumda, ödeme emrinin iptaline ilişkin dosyanın neticesi, istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için mahkemece, ödeme emri iptaline ilişkin dosyanın bekletici mesele yapılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekeceği-
İstihkak iddiasına konu haczin uygulandığı 13.11.2015 tarihi itibariyle davacı üçüncü kişinin icra takip dosyasında taraf sıfatının bulunmadığı, 04.12.2015 tarihinde aynı adrese muhafaza için gidildiğinde icra kefili olduğu, 09.12.2015 tarihinde icra kefili olarak adına düzenlenen icra emri tebliğ edildiği, icra emri tebliği ve kesinleşmesi sonucunda, dosya borçlusu sıfatının mevcut olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, 13.11.2015 tarihli haciz işlemi borçluların borcu nedeniyle tatbik edilmiş olmakla, anılan hacizde davacının üçüncü kişi sıfatına sahip olduğu, o halde mahkemece üçüncü kişinin eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi ve tarafların delillerinin toplanmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Banka'nın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için haciz müzekkeresinin davalı Banka'ya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruması, tamamen borcun ödenmemiş olması ve Banka'nın herhangi bir riskinin bulunması durumunda bu miktarlar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi Banka'nın dava konusu hesaplar üzerinde rehin ve hapis hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği-
Haczedilmezlik şikayeti kabul edilen davacı üçüncü kişinin davaya konu takip dosyasında taraf olmadığı gibi, ipotek alacaklısı sıfatına da sahip olmadığı, takip dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişinin şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği, bunun yanı sıra davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesi ile mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulünü talep ettiği ve yargılama sırasında nispi harcı da tamamladığı, bu durumda mahkemece, davacı üçüncü kişinin istihkak talebi hakkında tarafların tüm delillerini toplayarak oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekeceği-
Mahkemece öncelikle haciz tutanağında mahcuzların değeri de belirtilmemiş olduğundan, bu eksikliğin icra müdürlüğünce ikmali sağlanarak alacak miktarı ile mahcuzların değerinden hangisi az ise bu değer üzerinden davacının yatırması gereken peşin harcın hesaplanıp belirlenen miktarın mahkeme veznesine yatırması için süre verilmesi, verilen sürede harcın ikmali halinde yargılamaya devam edilmesi, harcın ikmal edilmemesi halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Temyize konu olayda, davacı 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu davalı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, davalı alacaklının delil olarak dayandığı ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olmadığı, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan önce kurulduğu, borçlunun haciz adresinde faaliyetine devam ettiğine dair bir bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla, muvazaa iddiası ispat edilemediği gibi, dayanılan delillerle karinenin aksinin de ispatlanamadığı, aksine, davacı üçüncü kişinin delil olarak sunduğu ve usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olan borçlu ile yaptıkları sözleşme devir bedelinin yatırıldığına dair banka dekontu ve faturalar üçüncü kişinin lehine olan karineyi desteklediğinden, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü gerekeceği-
İstihkak davası konusuz kaldığında maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderlerinin ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak hesaplanacak vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yükletilmesi gerekeceği-
Dayanak ilamda kazaya karışan aracın kayıt maliki olarak ........... A.Ş işleten sıfatıyla, davalı sürücü ise haksız fiil faili durumunda gösterildiği; ancak, davaya konu araçların ilk tescilden itibaren davacı üçüncü kişi adına kayıtlı olduğu ve herhangi bir satış, devir veya nakil olmadığı,bir başka deyişle araç malikinin kaza tarihi itibari ile de davacı üçüncü kişi olduğu, davacının kaza tarih ve saatinde davaya konu aracın işleteni olmadığına dair bir bilgi veya belge sunmadığı, bunun yanında; davacı üçüncü kişinin 1989 yılında kurulduğu, ilamda davalı olarak gösterilen ünvana sahip bir şirketin ticaret sicilde kaydı olmadığı gibi SGK kaydının da mevcut olmadığı anlaşılmakla davacı şirketin ünvanının ilamda eksik yazılması nedeni ile ......... A.Ş. olarak yer aldığı, bunun maddi bir hatadan kaynaklandığı, bu durumda davacının araç maliki ve işleteni sıfatıyla dosya borçlusu olduğu kanaatine ulaşıldığı, hal böyle olunca, borçlunun istihkak davası açma hakkı olmadığından, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekeceği-
