Borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesinin, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı- Davaya konu haciz tutanağında borçlu olarak gösterilen şirket hakkında icra emrinin iptaline karar verildiğine göre, borçlu şirket hakkında geçerli bir haczin varlığından bahsedilemeyeceği, buna göre,davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekeceği-
Duruşma gün ve saatinin kalemden ya da UYAP sisteminden öğrenilmesine karar verilemeyeceği, belirtilen sebeple, davacı vekili duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilmediğinden, 6100 Sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı- Vekilin istifa dilekçesinin davacı asile tebliği gerektiğinden HMK'nin 82. maddesinde düzenlenen kanun hükmü yerine getirilmeden HMK'nin 150/1 ve 320/4. maddeleri hükmünün uygulanamayacağı, dosyada gider avansının olmamasının, davanın 6100 sayılı HMK'nin yürürlüğünden önce açılmış olması da nazara alındığında tek başına tebligat yapmama gerekçesi olamayacağı-
İstihkak iddiasına konu haczin uygulandığı 13.11.2015 tarihi itibariyle davacı üçüncü kişinin icra takip dosyasında taraf sıfatının bulunmadığı, 04.12.2015 tarihinde aynı adrese muhafaza için gidildiğinde icra kefili olduğu, 09.12.2015 tarihinde icra kefili olarak adına düzenlenen icra emri tebliğ edildiği, icra emri tebliği ve kesinleşmesi sonucunda, dosya borçlusu sıfatının mevcut olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, 13.11.2015 tarihli haciz işlemi borçluların borcu nedeniyle tatbik edilmiş olmakla, anılan hacizde davacının üçüncü kişi sıfatına sahip olduğu, o halde mahkemece üçüncü kişinin eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu kabul edilerek işin esasına girilmesi ve tarafların delillerinin toplanmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Banka'nın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için haciz müzekkeresinin davalı Banka'ya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruması, tamamen borcun ödenmemiş olması ve Banka'nın herhangi bir riskinin bulunması durumunda bu miktarlar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi Banka'nın dava konusu hesaplar üzerinde rehin ve hapis hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği-
Bozma kararı gereğince mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi durumunda dava konusu haczin de geçersiz hale gelmiş olacağı, buna göre konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava açılmasına neden olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekeceği, bu durumda, ödeme emrinin iptaline ilişkin dosyanın neticesi, istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için mahkemece, ödeme emri iptaline ilişkin dosyanın bekletici mesele yapılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece öncelikle haciz tutanağında mahcuzların değeri de belirtilmemiş olduğundan, bu eksikliğin icra müdürlüğünce ikmali sağlanarak alacak miktarı ile mahcuzların değerinden hangisi az ise bu değer üzerinden davacının yatırması gereken peşin harcın hesaplanıp belirlenen miktarın mahkeme veznesine yatırması için süre verilmesi, verilen sürede harcın ikmali halinde yargılamaya devam edilmesi, harcın ikmal edilmemesi halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Haczedilmezlik şikayeti kabul edilen davacı üçüncü kişinin davaya konu takip dosyasında taraf olmadığı gibi, ipotek alacaklısı sıfatına da sahip olmadığı, takip dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişinin şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği, bunun yanı sıra davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesi ile mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulünü talep ettiği ve yargılama sırasında nispi harcı da tamamladığı, bu durumda mahkemece, davacı üçüncü kişinin istihkak talebi hakkında tarafların tüm delillerini toplayarak oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekeceği-
Yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması gerektiği- Dava dışı TOKİ, davacı üçüncü kişi şirket ile davalı borçlu şirket arasında imzalanan sözleşmelerin özellikle bedel ödemesi, malzeme temini ve ihrazat ile ilgili maddelerinin birlikte değerlendirilmesi, hak ediş raporlarının,hak ediş faturalarının, trafo ve eklentisi niteliğindeki diğer mallara ilişkin olarak üçüncü kişi şirketçe sunulan faturaların mahcuzlara ilişkin olup olmadığı, hak ediş faturasının ve diğer faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, fatura bedellerinin ödenip ödemediği, bu ödemenin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, netice olarak haciz tarihi itibarıyla dava konusu menkullerin mülkiyetinin hak ediş ve fatura kapsamında davalı üçüncü kişiye, bilahare TOKİ’ye geçip geçmediği incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarını da içerir bilirkişi raporu düzenlettirilmesi gerektiği-
Bankanın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için haciz müzekkeresinin davalı Banka'ya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruması ve Banka'nın herhangi bir riskinin bulunması durumunda bu miktarlar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi Banka'nın dava konusu hesaplar üzerinde rehin ve hapis hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği-
Hacizlerin kimler için yapıldığı, kimlerin hangi mahcuzlar için istihkak iddiasında bulunduğu, dava konusu olan ve davacı üçüncü kişinin hangi mahcuzlarla ilgili istihkak iddiasında bulunduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde hükmün infazda tereddüt oluşacak şekilde verildiği- İstihkak davalarında mülkiyetin tespitine karar verilmeyeceği- Mahkemece, HMK. mad. 31 uyarınca dava konusu yapılan haciz tutanaklarının takip borçlularından hangisi için düzenlendiği ve haciz adreslerinin neresi olduğu, haciz tutanaklarında yazılı tarihlerde bir hata olup olmadığı, bir hata var ise düzelttirilmesinin icra müdürlüğünden istenmesi, bundan ayrı talimat dosyasında yer alan haciz tutanaklarında belirtilen adresler ve borçlu isimleri ile dava dilekçesi ve davacı vekilinin dilekçelerinde yer alan beyanları dikkate alınarak dava konusu yapılan hacizler ve istihkak iddiasında bulunulan mahcuzların açıklattırılması, davaya konu mahcuzlar ile ilgili durumun netliğe kavuşturulması, ondan sonra dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
