Haciz sırasında üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunan avukatın vekaletnamesinin dosyada bulunmaması ve asıl vekilin hacizde yer almaması nedeniyle hak düşürücü sürenin başlamadığı, ancak asıl vekilin daha sonra vekaletnameyi sunarak hacizden haberdar olduğu halde yedi günlük süre içinde istihkak iddiasında bulunmaması durumunda geçerli bir istihkak iddiasının varlığından söz edilemeyeceği ve şikayetin ön şart yokluğundan reddedilmesi gerektiği-
Bozma ilamında talep aşımı yapıldığı belirtilerek dava konusu edilmeyen icra dosyası hakkında karar verilmemesi gerektiği açıkça ifade edilmişse, mahkemenin bu hususa uyması ve yalnızca talep edilen dosya üzerinden hüküm kurması; ayrıca istihkak davasının devamı sırasında mahcuzların satılması halinde davanın İİK m. 97/10 uyarınca satış bedeline dönüşeceği, bu nedenle satış yapılıp yapılmadığının araştırılarak gerekirse bedel üzerinden karar verilmesi gerektiği-
Borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumunun belirlenememesi halinde, borçlunun davalı sıfatıyla davada yer alması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davalı alacaklıyla birlikte sorumlu tutulması gerektiği-
Haciz tutanağına göre, "haciz mahallinde borçlunun bulunmadığı, mahalde bulunan üçüncü kişi tarafından 'adresin borçlu ile alakasının olmadığının' bildirildiği"- Üçüncü kişi haczi yapılan yerin borçluya ait olmadığı iddiasında ise icra müdürü tarafından beyanların zapta geçirilip, İİK 96 vd.nda yer alan istihkak prosedürünün uygulanması gerektiği- İcra müdürünce İİK 96 ve 99 uyarınca işlem yapılıp yapılmayacağı hususu ancak evrak araştırması sonucunda netleşeceğinden ve şikayeti ile istihkak iddiası ayrı bir dava konusu olduğundan halihazırda borçluya ait olduğu iddia edilen yerde evrak araştırması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olmadığı- Alacaklı vekilinin "haciz mahallinde elektronik ortamda borçlu ismi yazılarak evrak araştırması yapılmasına" ilişkin talebinin kabulü gerektiği-
Borçlu ile üçüncü kişi arasında düzenlenen devir sözleşmesinin tüm makine ekipman demirbaş eşya ve benzerlerini, tüm telefon, internet ve web sayfaları mail adresleri ve tabelaları kapsaması ile bunların karşılığı ödenen miktarın bir arada değerlendirilmesi halinde devir işleminin danışıklı yapıldığı, borçlu ile üçüncü kişinin fikir ve eylem birliği içerisinde mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği sonucuna ulaşılarak istihkak iddiasının reddedilmesi gerektiği-
İstihkak davasının konusuz kalması halinde, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca asıl alacak miktarı ile haczedilen menkulün değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak hesaplanacak vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yükletilmesi gerektiği-
Borçlu ile üçüncü kişi arasında mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerektiğinden istihkak davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
Borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunması ve mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığının kabul edilmesi halinde, İİK m. 96 vd.'ye dayalı istihkak iddiasının reddedilmesi gerektiği-
Dava konusu haczin üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapıldığı, borçlunun hazır olmadığı, İİK m. 8 hükmüne göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre iş yeri çalışanlarından borçlunun sorulduğu, "borçlunun patronlarından biri olduğunu, biraz önce çıktığını, odasında olmadığını" beyan ettikleri, haciz tutanağnda bu beyanı verenlerden birinin tutanakta da imzası bulunan çalışan olduğu, evrak araştırmasındaki belgelerin incelenmesinde ise borçluya ait şahsi evraklar yanında, davacı şirket adına borçlu isminin yazdığı ödeme belgeleri, borçlunun da davacı şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi, borçlunun davacı şirket adına imzaladığı protokoller, borçlunun davacı şirket adına ipotek tesisine ilişkin kefil evrakı, bankaya verilen bonoda kefil olarak imzası, borçlunun kefil olduğu, davacı şirketin kiracı olduğu kira sözleşmesi bulunduğu- Haciz anındaki mevcut duruma göre ispat külfetinin alacaklıda olduğu nazara alınarak, üçüncü kişinin şikayetinin reddine karar verildikten sonra terditli istihkak davasının esası hakkında taraf teşkili sağlanarak inceleme yapılması gerektiği-
Borçlu ile üçüncü kişinin fikir ve eylem birliği içerisinde mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığında, istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerektiği-