Davacı tarafından verilen sağlık hizmetleri sonucu düzenlenen faturalarda davalının yapmış olduğu kesintilerin doğru olup olmadığının çözümü gerektiği, bu durumda cezai işleme konu düzenlen faturalarda tedavi gören hastalara ilişkin olarak konusunda uzman sağlıkçı bilirkişinin heyette olması gerekeceği, mahkemece, konusunda uzman sağlıkçı bir bilirkişinin katılımı ile oluşacak bilirkişi heyetinden, denetime uygun rapor alınarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması ve kabule göre de davacı tarafça yatırılan başvuru harcından her türlü harçtan muaf olan davalı kurumun sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemece, 5393 sayılı Kanun'un 15/son maddesi uyarınca haciz konulan paraların niteliği gereği haczi kabil olup olmadıklarının veya kamu hizmetinde fiilen kullanılıp kullanılmadıklarının, haciz konulan banka hesapları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Maddi tazminat davası-
Teknik konularda mutlaka teknik öğrenim görmüş olan mimar, mühendis, hesap bilirkişisi gibi kişiler bilirkişi olarak seçilmesi gerektiği- Mahkemece alanında uzman 3’lü bilirkişi heyetinden (makine mühendisi mimar ve hesap bilirkişisinden oluşturulacak 3’lü heyet) davaya konu edilen fatura tarihleri itibariyle yürürlükte olan İSKİ Tarifeler yönetmeliği hükümlerinin de irdelenmesi suretiyle açık ve net hesaplamaları içerir rapor alınması gerektiği-
Ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemine ilişkin davada davacının bilirkişi raporunda belirtilen toplam alacağında daha düşük bir miktara hükmedilmesinin nedeni karar gerekçesinde tartışılmadığından kararın davacı yararına bozulması gerektiği-
İpoteğin fekki davası-
19. HD. 20.11.2018 T. E: 2017/5391, K: 5915-
Tazminat davasında uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında ve manevi tazminatın takdirinde TBK mad. 56'daki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olduğu-
Cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkin davada, bilirkişi raporları arasında açık ve büyük oranda bir çelişki bulunduğu anlaşıldığından, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması gerektiği-
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından geçiçi ve sürekli iş göremezlik durumunun tespit edilmesi gerektiği- Mahkemece, hükme esas alınan davacının maluliyet oranının belirlenmesi hususunda özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında düzenlenen yönetmeliğe göre balthazard göre % 38 tüm vücut özür oranına uğradığı kabul edilmişse de, hükme esas alınan rapor, kaza tarihinde yürürlükte olan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlenmediğinden hükme dayanak yapılması mümkün bulunmadığı- Mahkemece, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre davacının daimi işgücü kaybının tespiti yönünden denetime elverişli şekilde ek rapor alınıp sonucuna göre manevi tazminat takdiri gerektiği-