Alacaklının sadece haciz talebinde bulunması yeterli olmayıp, işlemin zamanaşımını kesmesi için İİK.mad. 59 uyarınca işlemin gerektirdiği masrafın da yatırılmış olması gerektiği-
Borçlunun adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğunu ile sürerek takibin iptalini talep ettiği, borçlunun başvurusu bu hali ile borca itiraz mahiyetinde olup takibin şekline göre İİK'nun 62/1. maddesi uyarınca, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerekeceği, icra müdürlüğü yerine, icra mahkemesine yapılan itirazın fuzuli olup bir hukuki sonuç doğurmayacağı-
Alacaklının takibe itiraz etmeyen aleyhine itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı-
Borçlunun, yasal yedi günlük süre dolmadan itiraz dilekçesini icra dairesine havale ettirmek suretiyle teslim etmesi ve dilekçenin dosyaya konulduğu hususunda icra tutanağının düzenlenmesini istemesi gerektiği- İtirazın, icra tutanağına geçirildiği tarihte yapılmış sayılacağı, bu tutanakların aksi ancak aynı nitelikte bir belge ile ispatlanabileceği- İcra Dairesince 14.01.2014 tarihli karar ile borçluların itiraz dilekçelerinin 08/04/2013 tarihli oldukları belirtilerek tutanağa geçirilmişse de, 14.01.2014 tarihli karar ile borçluların itiraz dilekçelerinin 08.04.2013 tarihli olduğu konusunu destekleyecek hiçbir delil ve emareye dosyada rastlanmamış olup, mahkemece icra dairesi tarafından tutulan tutanak esas kabul edilerek şikâyetin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu-
İtirazda bulunan kooperatifin takip borçlusu kooperatif olmadığı anlaşıldığından, üçüncü kişi niteliğindeki kooperatifin yaptığı itirazın geçersiz olduğu ve takibin durdurulmasına ilişkin müdürlük kararının yerinde olmadığı-
5411 s. Bankacılık Kanunu mad. 138/4 uyarınca, Fonun alacaklı olduğu ve İİK. uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı- Takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin tarihi dikkate alındığında, borçlu tarafından yapılan itirazın satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağının kabulü gerekeceği-
Alacaklı tarafından başlatılan ilamsız takipte borçlular tarafından, ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine icra mahkemesine yapılan başvuruda, ileri sürdüğü hususların İİK'nun 62. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup takibin şekline göre ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinde bildirilmesi gerekeceği-
"Borca itiraz" niteliğindeki "mükerrerlik iddiası"nın icra dairesine yapılması gerektiği, icra mahkemesine yapılması halinde sonuç doğurmayacağı-
Her ne kadar, mahkemece, borçlunun başvurusu borca itiraz olarak nitelendirilerek, ilamsız takipte tüm itirazların icra dairesine yapılması gerektiğine ve borçlunun icra müdürlüğüne itirazı sonucu takibin durduğundan bahisle icra mahkemesine başvurusunda hukuki yararı bulunmadığına hükmedilmiş ise de, borçlunun icra mahkemesine başvurusunun ödeme emrinin iptali ile birlikte ödeme emri tebliğ işleminin düzeltilmesi talebine ilişkin olup İİK'nun 58/2. maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olduğu-