Şikayet dosyasında, şikayetçi borçluların vekillerinin Av. .............. olduğu, aynı vekilin kıymet takdirine itiraz dosyasında vekil olarak bulunduğu, bu vekilin azledildiğine dair satış dosyası içerisinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, 02.08.2024 tarihinde satış kararı alındıktan sonra satış memurluğunca hazırlanan satış ilanı tebliğ zarfında ve mazbatasında "Borçlu ............ vekili Av. .............." şeklinde ibare yer almasına rağmen tebliğ zarfında ve mazbatasında " diğer borçlular ...................... ve ................'nin ad ve soyadlarının ya da "diğerleri" ibaresinin yer almadığı, bu satış ilanının belirtilen şekilde 07.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçlular ............, ............., ............... ve ................. yönüyle vekile yapılmış bir satış ilanı tebligatı bulunmadığı görüldüğünden, öte yandan Av...............’un 19.08.2024 tarihinde borçlu ............. ve dışındaki borçluların vekili değilim/çekiliyorum şeklinde istifa dilekçesi sunduğu, istifa dilekçesinin ekinde masraf olmadığından borçlu asillere tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince borçlular ........, ......., ....... ve ...................... yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği- Satış ilanının, vekile tebliği gerekeceği, emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatının yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmayacağı, şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı- İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğ edilmesinin de aynı hukuki sonuçları doğuracağı-
Şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10 olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Davacının çelişkili taleplerde bulunduğu, hangi bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshinin talep edildiğinin açık olmadığı uyuşmazlıkta HMK m. 31 talep netleştirmeden karar verilmesinin hatalı olduğu-
İhalenin 20/02/2024 tarihinde gerçekleştiği ve ihalenin feshi istemine yönelik şikâyetin ise 06/03/2024 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince istemin esasa girilmeksizin süreden reddi gerekirken, başvurunun esasının incelenerek reddi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararının sonucu itibariyle doğru olduğu, ancak; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikayetin aktif husumeti olmayanlar tarafından yapılmış olması ya da pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler ile aktif husumeti olmayanların yaptığı şikayetin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması veyahut şikâyetin işin esasına girilerek reddine hükmedilmiş olması gerekmekte olup, istemin süreden reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağı-
mahkemece kıymet takdiri hususunda yeniden rapor alınmak suretiyle ihale konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasına girilerek değerlendirme yapılarak gerekçenin değiştirilmesi karşısında, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, HMK m. 353/1-b/2 uyarınca yeniden esastan bir karar verilmesi gerekeceği- İlk derece mahkemesi kararının doğru olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, % 5 oranında belirlenmesinin ölçülülük ilkesine uygun olacağı-
İhale konusu taşınmazlar arasında ekonomik bütünlük bulunduğu ve birlikte satılmasının daha yüksek gelir getireceği gerekçesiyle ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin % 1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1'i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Şikayetçi-borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u oranında belirlenen para cezasının %5'i oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
