Şikayetçinin noksan dava harcını Harçlar Kanununun 30. maddesinde belirtilen usule uygun şekilde verilen kesin süreye rağmen yatırmamasının yaptırımının dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılması olduğu- Mahkemece şikayetçiye Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca harçları tamamlaması için bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken duruşmada verilen iki haftaya itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olduğu- Kabule göre de; mahkemece davanın işlemden kaldırılması yerine şikayetin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Somut olayda, taşınmazların tarım alanı olduğu, merkezde bulunmadığı, fiilen köy vasfında olan yerde bulunduğu, mahalleye dönüştürmeye dair düzenlemenin bu gerçekliği değiştirmeyeceği, köyde ilan halinde talep ve talibin artabileceği ve gerçek değeri üzerinden satılabileceği, o yöredeki muhtemel alıcılara da satışın duyurulması yönünden köyde ilan gerekliliğini ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Elektronik satış uygulamasına geçilen mahallere ilişkin Adalet Bakanlığınca yayınlanan listeye göre ... ili ve ilçelerinde uygulamaya 01.06.2022 tarihinde geçildiği- Somut olayda satış kararının 14.12.2023 tarihinde alınarak 15.12.2023 tarihinde satış kararının ilan edildiği dikkate alındığında söz konusu madde uyarınca değişikliklerin somut olayda uygulanmasının gerektiği- bu kapsamda mülga edilen İİK'nın 133. Maddesi kapsamında değerlendirme yapılamayacağı, 12.02.2024 tarihli 1. satış tarihinde taşınmazın ihalesinin yapıldığı, ancak belirlenen 7 günlük sürede ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle icra müdürlüğünce ihale kararının kaldırılmasına karar verildiği, ancak 133. maddenin mülga olduğu ve dava tarihinden sonra ihale kararının kaldırıldığı dikkate alındığında ihalenin feshi talebinin konusunun kalmadığı-
Şikayet dosyasında, şikayetçi borçluların vekillerinin Av. .............. olduğu, aynı vekilin kıymet takdirine itiraz dosyasında vekil olarak bulunduğu, bu vekilin azledildiğine dair satış dosyası içerisinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, 02.08.2024 tarihinde satış kararı alındıktan sonra satış memurluğunca hazırlanan satış ilanı tebliğ zarfında ve mazbatasında "Borçlu ............ vekili Av. .............." şeklinde ibare yer almasına rağmen tebliğ zarfında ve mazbatasında " diğer borçlular ...................... ve ................'nin ad ve soyadlarının ya da "diğerleri" ibaresinin yer almadığı, bu satış ilanının belirtilen şekilde 07.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, diğer borçlular ............, ............., ............... ve ................. yönüyle vekile yapılmış bir satış ilanı tebligatı bulunmadığı görüldüğünden, öte yandan Av...............’un 19.08.2024 tarihinde borçlu ............. ve dışındaki borçluların vekili değilim/çekiliyorum şeklinde istifa dilekçesi sunduğu, istifa dilekçesinin ekinde masraf olmadığından borçlu asillere tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince borçlular ........, ......., ....... ve ...................... yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği- Satış ilanının, vekile tebliği gerekeceği, emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatının yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmayacağı, şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı- İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmesi gerekeceği, borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesinin veya usulsüz tebliğ edilmesinin de aynı hukuki sonuçları doğuracağı-
Şikayetçinin 22 Nolu bağımsız bölümde haczi olup, şikayetçinin İİK’nın 134/5. fıkrasında belirtilen resmi sicilde kayıtlı ilgilerden olduğu anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi ve yine 1 Nolu ve (arka sağ) 22 Nolu bağımsız bölümler yönünden ihalenin feshi talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde olmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesince, İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134/5. maddesi gereğince şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın para cezasına hasren ve re'sen bozulması gerektiği-
Şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10 olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Davacının çelişkili taleplerde bulunduğu, hangi bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshinin talep edildiğinin açık olmadığı uyuşmazlıkta HMK m. 31 talep netleştirmeden karar verilmesinin hatalı olduğu-
İhalenin 20/02/2024 tarihinde gerçekleştiği ve ihalenin feshi istemine yönelik şikâyetin ise 06/03/2024 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince istemin esasa girilmeksizin süreden reddi gerekirken, başvurunun esasının incelenerek reddi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararının sonucu itibariyle doğru olduğu, ancak; İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca şikâyetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikayetin aktif husumeti olmayanlar tarafından yapılmış olması ya da pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler ile aktif husumeti olmayanların yaptığı şikayetin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması veyahut şikâyetin işin esasına girilerek reddine hükmedilmiş olması gerekmekte olup, istemin süreden reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağı-
İhale konusu taşınmazlar arasında ekonomik bütünlük bulunduğu ve birlikte satılmasının daha yüksek gelir getireceği gerekçesiyle ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, % 5 oranında belirlenmesinin ölçülülük ilkesine uygun olacağı-