İhaleye esas bilirkişi raporu ile ................. Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ............ Talimat sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında taşınmaz değerinin tespit edildiği tarihler dikkate alındığında taşınmazın arsa ve bina bedeli arasında farklılıklar bulunduğu, taşınmaz değerine yönelik itirazların yargılama safahatı süresince de ısrarla şikayet eden vekili tarafından ileri sürülmesine rağmen mahkemece değerlendirilmediği anlaşılmakla, şikayet eden borçlu vekilinin kıymet taktirine yönelik itirazlarını karşılayan, denetime elverişli ayrıntılı bir heyet raporu alınmak sureti ile sonuca gidilmesi gerekeceği, o halde; mahkemece taşınmazın değerine yönelik itirazlar doğrultusunda taşınmazın vasfı da gözetilerek; uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla mahallinde keşif ve kapsamlı bir inceleme yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi hissedarın satış ilanının belediye ilan panosunda yayımlanmadığına ilişkin fesih iddiası hakkında değerlendirme yapılmamış olduğu- İlk derece mahkemesince yapılacak işin, borçlunun tüm fesih iddiaları hakkında değerlendirme yaparak HMK'nın 297. maddesine uygun karar vermek olduğu-
Dosya arasında alacaklısı farklı olan başka bir icra dosyasından aynı taşınmaz için aldırılan kıymet taktir raporunda taşınmazın değerinin farklı tespit edildiği görülmüş olup ihale konusu taşınmazın tespit edilen değerleri arasında fahiş fark bulunduğu değerlendirilmekle, raporlar arası farklı değerlendirmelerin neden kaynaklandığının tespiti ile taşınmazın değerine yönelik itirazlar doğrultusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla mahallinde keşif ve satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı tarih itibariyle (icra müdürlüğü keşif tarihi) kapsamlı bir inceleme yaptırılarak denetime elverişli ayrıntılı bir rapor alınmak suretiyle ihalenin feshi istemine dair karar verilmesi gerektiği-
İhalenin feshi şikayetinde; taşınmazın değerine yönelik itirazlar doğrultusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla mahallinde keşif ve satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı (icra müdürlüğü keşif tarihi) tarih itibariyle kapsamlı bir inceleme yaptırılarak denetime elverişli ayrıntılı bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Toplu ipotek nedeniyle tüm taşınmazlara ilişkin birlikte satış talep edilmediğini dair iddianın incelenmesi gerektiği-
HMK’nın 322/2. maddesi gereğince; paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkimin satış için bir memur görevlendireceği, taşınır ve taşınmaz malların satışının İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacağı- İhalenin feshini talep eden şikayetçi 3. kişi, şikayete konu ihaleye katılıp pey sürdüğünden ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olduğunun kabulü gerekip, Bölge Adliye Mahkemesinin, şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte aktif husumetinin bulunmadığına dair gerekçesinin doğru olmadığı- İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi taşınır satışlarına ilişkin olup, somut uyuşmazlık taşınmazın satışına ilişkin olmakla söz konusu Yönetmeliğin 8/1-c maddesi ile İİK’nın 126. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 114/7-3. maddesine değinmekte fayda olup, bu düzenlemeler gereğince; artırmaya katılabilmek için teminat gösterilmesinin zorunlu olduğu ve gösterilecek teminatın teminat mektubu olması hâlinde, artırmaya katılacakların, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışa konu mahcuzun kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu, satışı yapan icra dairesine tevdi etmelerinin zorunlu olduğu- İİK’nın 129. maddesinin göndermesi ile taşınmaz satışlarında da uygulanan aynı Kanun’un 115. maddesinin beşinci fıkrasında, satışı gerçekleştiren müdürün hangi hallerde ihalenin yapılamadığına ya da iptal edildiğine karar verebileceği düzenlenmiş olup, bunlar dışındaki bir sebeple, başlamış olan ihaleye icra müdürünün müdahale yetkisinin olmadığı, buna göre; icra müdürü (somut uyuşmazlıkta satış müdürü), asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği hâllerde ihalenin yapılamadığına ya da iptal edildiğine karar verebilecek olup, somut uyuşmazlıkta, elektronik ihalenin başlamasından 16 gün önce sunulan ve bu teminat mektubu ile ihaleye katılımı uygun görülen şikayetçinin, ihalenin devamı sırasında üç kez de teklif verdikten sonra, satış isteyen hissedar vekilinin satış müdürlüğüne yaptığı talep üzerine, satış müdürünün 17.07.2024 tarihli kararı ile, şikayetçinin sunduğu teminat mektubunun kesin olmayıp geçici olması gerekçe gösterilerek ihaleye katılım yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesinin yasal dayanağı olmadığının ve teminat mektubuna ilişkin iddianın yapılacak ihalenin feshi şikayetinde ileri sürülmesi halinde mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinin kabulünün zorunlu olduğu- Satış müdürünün, başlamış olan ihalede, teminat mektubu kabul edilerek ihaleye katılan şikayetçi tarafından pey sürüldükten sonra, kanunda sayılan haller dışında ihaleye müdahale yetkisi bulunmadığı ve bu suretle şikayetçinin ihalenin devamı sırasında ihaleden çıkarılması nedeniyle ihalenin normal koşullarda yapılmadığı nazara alınarak, ihalenin feshi isteminin kabulü gerekirken reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İşin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshi sebepleri ve kamu düzenine ilişkin nedenler incelenerek şikayetin esastan reddedilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
Somut olayda; ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
İhale konusu taşınmazların maliki ipotek veren ............... hakkında verilmiş geçici mühlet ve kesin mühlet kararı bulunmasa da takip, kredi borçlusu şirketin borçlarından dolayı ve söz konusu şirket lehine verilen ipoteğe dayalı olarak başlatılmış olup kredi borçlusu hakkında konkordato davası kapsamında verilen kesin mühlet kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekeceği, bu durumda, şikayete konu ihalenin kredi borçlusu hakkındaki konkordato davasında verilen kesin mühlet süresi içinde yapıldığı sabit olup ipotek konusu taşınmazın satışı gerçekleştirilemeyeceğinden ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp değerlendirilmemiş yeni delile ve bu yeni delile göre oluşturulan gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu-