Mazbatada beyanda bulunan komşunun adı ve soyadının yazılmadığı görülmüş olmakla, her ne kadar haber bırakılan kişinin adı ve soyadı belirtilmiş ise de yasa ve yönetmelik gereğince araştırma yapılan komşu ile haber bırakılan kişinin farklı kişiler olabileceği, aynı kişi olmasının gerekmediği; mazbatada haber bırakılan komşu ile beyanı alınan komşunun isimlerinin yazılması yada aynı kişiyse bu hususun belirtilmesinin gerektiği, ancak bu zorunluluğa riayet edilmediği gibi haber verilen kişiye de hangi sıfatla haber verildiğinin de belirtilmediği görülmüş olup bu haliyle 27.12.2023 tarihinde tebliğ edilen satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu- Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, şikayetçi borçlunun satış ilanının 29.01.2024 tarihinde UYAP sisteminden doküman okuma şeklinde görüldüğü belirtilmiş ise de, öğrenme tarihi olarak belirtilen 29.01.2024 tarihi ile ihale günü (30.01.2024) arasında makul bir süre olmadığından mahkeme gerekçesinin bu nedenle de doğru olmadığı- O halde borçluya çıkarılan satış ilanı tebligatının usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçlu tarafından fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların, yeniden uzman bilirkişilerden oluşacak bir heyet marifeti ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, raporlar arasındaki taşınmaz değerinin farkının neden kaynaklandığı hususu da belirlenerek, taşınmazın satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı tarih itibariyle (icra dosyasındaki rapor tarihi) tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayet dilekçesinin incelenmesinde; şikayetçinin, davalı olarak 13/11/2023 tarihli ihale alıcısı olan ...............’i göstererek husumeti anılan ihale alıcısına yönelttiği, sair nedenlerle birlikte, 12/10/2023 tarihli ihalede, en yüksek peyi sürerek ihaleyi alan hissedar ...............’nın ihale bedelini yatırmadığını, bu suretle taşınmazın yeniden ihaleye çıkarılmasını ve sonraki ihalede kardeşi .............’in taşınmazı düşük bedelle almasını sağlayarak ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürdüğü görülmüş olup, dilekçe içeriğinden, istemin 13/11/2023 tarihli ihaleye ilişkin olduğu ve şikayetin 17/11/2023 havale tarihli dilekçe ile yasal 7 günlük süresi içerisinde yapıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetin 13/11/2023 tarihli ihaleye ilişkin olduğu ve yasal süre içerisinde yapıldığı dikkate alınarak anılan ihale yönünden, ileri sürülen fesih nedenlerinin esası incelenerek karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1’i olarak belirlenen para cezasının %5’i oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %2'si oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, % 5 oranında belirlenmesinin ölçülülük ilkesine uygun olacağı-
Ödeme emri tebliğinin, şikayetçi borçlunun “Vali M. Bey Cad. No:21/A” adresine çıkarıldığının, ancak ödeme emrinin borçlunun tebliğ memuru tarafından tespit edilen adresi olan “Vali M. Bey Cad. No:2/7”de borçluya bizzat tebliğ edildiğinin, ardından kıymet takdiri raporunun ise yine “Vali M. Bey Cad. No:21/A” adresine çıkarıldığının, ancak borçlunun tebliğ memuru tarafından tespit edilen adresi olan “Vali M. Bey Cad. No:2/8” adresine tebliğin yönlendirildiği ve Tebligat Kanunu 21/1 uyarınca muhtara tebliğin yapıldığının, ardından satış ilanının ise yine “Vali M. Bey Cad. No:21/A” adresine çıkarıldığının, ancak borçlunun tebliğ memuru tarafından tespit edilen adresi olan “Vali M. Bey Cad. No:2/9” adresine tebliğin yönlendirildiğinin ve Tebligat Kanunu m. 21/1 uyarınca muhtara tebliğin yapıldığının görüldüğü, tebligat muhatabın bilinen adresine yapılacağından, borçluya çıkarılan ödeme emri tebliğinin “Vali M. Bey Cad. No:2/7”de borçluya bizzat yapıldığı, artık takip dosyasında borçlunun bilinen adresinin bizzat tebliğin yapıldığı adres olduğu, bundan sonraki tebliğlerin bu adrese çıkarılarak Tebligat Kanunu m. 21/1’e göre veya tebligatların iade gelmesi halinde Tebligat Kanunu m. 21/2 uyarınca yapılması gerekirken, satış ilanının tebliği usulsüz olup ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi haciz alacaklısı aleyhine ihale bedelinin %1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1'i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nefaset ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1'i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
İhale konusu taşınmazlar arasında ekonomik bütünlük bulunduğu ve birlikte satılmasının daha yüksek gelir getireceği gerekçesiyle ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
