İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte, İİK'nın 150/e maddesinde öngörülen satış isteme süresinin hak düşürücü nitelikte olması ve süresinde satış istenmemesi hâlinde takibin düşeceği hususunun kamu düzenine ilişkin emredici bir kural niteliği taşıması nedeniyle, bu hususun istinaf dilekçesinde açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi Bölge Adliye Mahkemesince re'sen gözetilmesi gerektiği- "Satış isteme süresinin geçirilmiş olması hususunun kamu düzenine ilişkin olmadığı, bu nedenle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı yapılması gerektiği ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun resen ele alınamayacağı" görüşünün Kurul çoğunluğunca kabul edilmediği-
Mahkemece kıymet takdirine itiraz üzerine, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınırların değerini belirleyerek memur işleminin denetlenmesi gerekirken daha önceki bilirkişi rapor tarihi itibariyle değerleme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değil ise de, bu tarih itibariyle belirlenen değerin dahi ihalede esas alınan değerden daha fazla olduğu- Bilirkişi raporundaki makine ve ekipmanların güncel fiyatlandırması yapılırken mevcut bulunan piyasa şartları ile satış tarihindeki piyasa şartları değişkenlik göstereceğinden fiyatların %9,5 oranında değişmesinin normal bir durum olduğuna dair değerlendirmenin sonuca etkisi bulunmadığı- Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı ve bu hususun başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Mahkemece davacıya nispi harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken duruşmada verilen iki haftaya itibar edilerek sonuca gidilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar gözden kaçırılarak şikayetçi vekilinin istinaf talebinin esastan reddinin hatalı olduğu-
Ortaklığın giderilmesi kararına dayalı olarak yapılan satışlara ilişkin ihalenin feshi davalarında, alıcı ile birlikte hissedarların tamamının hasım olarak gösterilmesi gerekeceği- İhalenin feshine konu bağımsız bölümün hissedarı olan ..............’nın ortaklığın giderilmesi davasında taraf olduğu ancak ihalenin feshi davasında yer almadığı sabit olup, davacının temyiz itirazlarında hissedar ............. ile aralarında miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, tescil davası açmadıklarını bu durumda ihalenin feshi davasında taraf olarak gösterilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, mahkemece bu hususun değerlendirilmediği gerekeceği-
Takip alacaklısı şirketin münferiden temsil yetkilisi olan kişinin, aynı zamanda borçlu şirketin şikayetçi ile birlikte müştereken temsile yetkili ortağı olduğu, dolayısıyla borçlu şirketin ortakları ve aynı zamanda temsilcileri arasında husumet bulunduğu- İki yetkili arasında husumet bulunduğundan mahkemece, öncelikle şikayetçi ortağa şirkete kayyum tayin ettirmesi ve kayyumun da icazetini sağlaması için süre verilip, verilen süre içinde kayyımın icazeti sağlanmadığı takdirde ihalenin feshi şikayetinin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-
İhale konusu taşınmazların maliki ipotek veren ............ hakkında verilmiş geçici mühlet ve kesin mühlet kararı bulunmasa da, takip, kredi borçlusu şirketin borçlarından dolayı ve söz konusu şirket lehine verilen ipoteğe dayalı olarak başlatılmış olup kredi borçlusu hakkında konkordato davası kapsamında verilen kesin mühlet kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle, ipotekli taşınmaz maliki yönünden de sonuç doğuracağının kabulü gerekeceği, bu durumda, şikayete konu ihalelerin kredi borçlusu hakkındaki konkordato davasında verilen 09.06.2023 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet süresi içinde yapıldığı sabit olup ipotek konusu taşınmazların satışı gerçekleştirilemeyeceğinden ihalelerin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda; ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de; İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu-
Şikayetçi takibin borçlusu olmadığından kıymet takdiri raporu ve satış ilanının kendisine tebliğinin zorunlu olmadığı, her ne kadar taşınmazın maliki sıfatı bulunması nedeniyle ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden kabul edilse de müflisi temsil yetkisinin iflas idaresinde olduğu ve tebligatın da temsilciye yapılması gerekeceği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu husustaki gerekçesi isabetli ise de şikayetçinin taşınmazın maliki olduğu gözetildiğinde toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, ................. İcra Hukuk Mahkemesinin .................. E sayılı dosyasında ikame edilen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına ilişkin iddiaları yönünden borçlu sıfatı bulunmadığından üçüncü kişi tarafından fesih nedeni kabul edilemeyeceği yönündeki gerekçesinin isabetsiz olduğu, o halde Bölge Adliye Mahkemesi'nce; şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, ............... İcra Hukuk Mahkemesinin .................. E sayılı dosyasında ikame edilen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına ilişkin iddialarının malik sıfatı ile de ileri sürülebilecek iddialardan olması nedeni ile esasının incelenmesi gerekirken şikayetçinin borçlu sıfatı bulunmadığından bahisle fesih nedeni sayılamayacağı gerekçesi ile incelenmeksizin reddinin isabetsiz olduğu-
İflasına karar verilen şirketin, medeni haklardan istifade ve medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmiş olmayacağı; sadece, İİK.nın 191. maddesi gereğince, iflas masasına giren hak ve mallar üzerinde tasarruf hakkını kaybedeceği- Şikayetçi müflis takibin borçlusu sıfatı ile ihalenin feshini isteyemezse de, ihalenin konusu taşınmazın maliki sıfatını taşıdığından ve iflas ile tüzel kişilik sona ermediğinden ipotekli taşınmazın resmi sicilindeki ilgili sıfatıyla ihalenin feshini isteyeceği- Şikayetçi takibin borçlusu olmadığından kıymet takdiri raporu ve satış ilanının kendisine tebliğinin zorunlu olmadığı- Taşınmazın maliki sıfatı bulunması nedeniyle ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden kabul edilse de müflisi temsil yetkisi iflas idaresinde olduğundan tebligatın da temsilciye yapılması gerektiği- Şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği "toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, icra mahkemesinde görülen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına" ilişkin iddialarının malik sıfatı ile de ileri sürülebilecek iddialardan olması nedeni ile esasının incelenmesi gerektiği-
Meskeniyet şikayetine ilişkin istinaf başvurusu üzerine verilecek karar beklenmeden ihale yapılmasının, İİK'nın 363/4. maddesine aykırılık teşkil ettiği-
