İhalenin feshi davasında, ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği-
Taşınmazın satış ilanının yerel gazetede mi yoksa yurt genelinde dağıtılan bir gazetede mi yapılacağı hususu taşınmazların toplam muhammen bedeline göre belirlenmesi gerektiği- Şikayete konu 1 Numaralı Bağımsız Bölümün muhammen bedeli 940.000,00 TL, 3 numaralı bağımsız bölümün muhammen bedeli 1.035.000,00 TL, 5 numaralı bağımsız bölümün muhammen bedelinin 1.035.000,00 TL, 7 numaralı bağımsız bölümün muhammen bedelinin 990.000,00 TL olup, taşınmazların toplam muhammen bedeli 4.000.000,00 TL olduğundan ilanın, yurt genelinde satışa sunulan ve ilan talebi tarihinde günlük fiilî satışı elli bin adedin üzerinde olan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir gazetede yayınlatılması gerekirken kanuni şartları taşımayan icra müdürlüğünün yerel gazetede satış ilanının yapılmasına yönelik kararının yerinde olmadığı ve şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
İhalenin feshinde para cezasına ilişkin hükmünün, emredici nitelikte bir düzenleme olup kamu düzenine ilişkin bulunduğu-
İİK'nın 133. maddesine göre yapılan ihalelerde, fesih isteminin reddi halinde para cezasının öngörülmediği-
İhale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
7343 sayılı Kanun ile değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 134'üncü maddesi uyarınca; satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin ihalenin feshi talebinde bulunması hâlinde ihale bedeli üzerinden nispi harç yatırmasının ve %5 oranında teminat göstermesinin şart olduğu, noksan harcın tamamlatılmasının Harçlar Kanunu’nun 30'uncu maddesi uyarınca yargılamaya devam edilebilmesi için öncelikli bir zorunluluk, teminatın ise HMK’nın 114/2'nci maddesi kapsamında bir dava şartı teşkil ettiği gözetilerek; mahkemece bu mali yükümlülükler usulüne uygun süre verilerek giderilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulamayacağı- "Şikayetçi ipotek veren üçüncü kişi ihalenin feshini isteyebilecek ilgili konumunda olup temyiz isteminin esasının incelenerek sonucuna göre ipoteğe karar verilmesi gerektiği" görüşünün karşı oy yazısında ileri sürüldüğü-
Şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekeceği-
Satış ilânı, şikayetçi borçlular vekiline usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bu husus mahkemelerin de kabulünde olduğuna göre, 18.03.2024 tarihli ihaleye yönelik olarak 26.03.2024 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile şikayetin süre aşımından reddine ve işin esasına girilmemesi nedeniyle de borçlular aleyhine para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, ihalenin feshi isteminin esasının incelenmesi ve borçluların ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, mahkemenin ihalenin feshi isteminin reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve para cezasına ilişkin yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerektiği-
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlı olduğu-
