25 yaşından sonra tıbben yaş tespiti mümkün olmadığı, kayden 25 yaşın üzerinde olan davacının yaşının düzeltilmesi için bilgi ve belgeler yeterli olmamasına ve doğum tarihleri ile tanıkların dinlendiği tarih arasında uzunca bir zaman geçtiğinden beyanlarında yanılgı olasılığı bulunmasına karşın, bu kişi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olacağı-
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunmasının ve kararın onların önünde verilmesinin zorunlu olduğu, mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Dava, usulsüz tescile dayalı, gerçek durumu göstermeyen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesine göre davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu-
Kayıt düzeltim davalarının, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzurunda yapılacağı-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, değişiklikten etkilenecek olan tüm mirasçıların davaya katılması sağlanarak ve DNA testi yaptırılıp alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerekeceği-
Davacıların, davalının kendi çocukları olmadığı gerekçesi ile nüfuslarından terkini sebebiyle açtıkları "nüfus kaydının düzeltilmesi davası"nda çocuğun gerçek anne ve babasının davaya dahil edilmesi gerekeceği- Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu-
Bir kadının bir gün arayla iki doğum yapmasının tıbben imkansız olmasına göre, nüfus kayıtları düzeltilirken diğer kayıtlarla çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Bir kimsenin ölümünden yaklaşık 3 yıl sonra çocuk sahibi olmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak açılan kayıt düzeltme davasının reddine karar vermek gerekeceği-
TMK'nun 282. maddesine uygun şekilde soybağı ilişkisinin kurulmadığı, tescilin yanlış beyana dayandığı anlaşıldığından davanın soybağı ilişkisine değil; nüfus kaydının düzeltilmesi davasına dayandığı, davada görevli mahkemenin 5490 sayılı Yasanın 36.maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olduğu-