Davacıların murisinin ölüm araştırması nedeni ile kapalı olan nüfus kaydında yazılı olmayan ölüm tarihinin tespiti ve nüfus kaydına işlenmesi istenmekle, dava gerçek durumu göstermeyen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olup 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesine göre asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu- Ölümünün tespiti istenilenin mirasçılarının hukuku etkileneceğinden, mirasçılarının tespiti ile davalı sıfatı ile davaya katılımları gerekirken, mahkemece resen gözetilmesi gereken bu durum dikkate alınmadan ve taraf oluşumu sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulamayacağı-
Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekeceği-
Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinden kaynaklanan nüfus kayıt düzeltilmesine ilişkin talepler uyarınca taraf delilleri toplanıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekeceği-
Türk Medeni Kanununun 292. maddesine dayalı sonradan evlenme ile soybağının düzeltilmesi isteği aile mahkemesinin; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi isteminin ise asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kalacağı-
Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen kişi ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi arasında düzeltilen doğum tarihine göre 6 aylık bir zaman farkı bulunamayacağından hakimin, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermesi, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemesinin gerekeceği-
Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltmenin bunu isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından dava konusu edilebileceği, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzumun bulunmaması ve dava konusu olay ile ilgili bir soruşturma bulunmaması halinde, bu davanın yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilerce harç vb. yükümlülükler yerine getirilerek açabileceği-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunda olduğundan salt taraf beyanları, tanık anlatımı ve köy muhtarınca mahkemeye hitaben yazılı beyan ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiği-
Bir kişinin öldükten sonra çocuğunun olamayacağı için nüfus kaydının düzeltilme talebinin reddedilmesi gerektiği-
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakimin taleple bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek zorunda olduğu-
Talep gerçeğe aykırı beyanla oluşturulan kaydın iptali ile davalının kullanmış olduğu kimlik numarasının kendisine ait olduğunun tespitine yönelik olup nüfus davası niteliğinde olmakla, isteğin soy bağının reddi ve babalığın tespiti ile ilgisi olmadığından, asliye hukuk mahkemece nüfus kayıt davalarında görevli olduğu ve hak düşürücü süre bulunmadığı dikkate alınarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekeceği-
