Nüfus kayıtlarının birleştirilmesini isteyen kişiler, ibraz edecekleri belgeler ile birlikte idareye başvurarak aile birleştirme formuna göre aile birleştirilmesini talep edecekleri, bu işlemin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu ve dosya içerisinde davacının nüfus idaresi nezdinde bir girişiminin bulunmadığı gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi yerine işin esasına girilerek davanın kabulünün doğru olmadığı-
Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemesine ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerektiğinden, bu hususa dikkat edilmeksizin nüfus kayıtlarında çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, asliye hukuk mahkemesinde çözüleceği-
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulmasının kamu düzeni ile ilgili olduğu; nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu-
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda, nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesinin zorunlu olduğu-
Nüfus kaydının sağlık kurulu raporu gözardı edilip tanık beyanları ile de doğrulanmayan davacıların soyut beyanları esas alınarak düzeltilmeyeceği-
Kemik grafileri çekilerek alınan raporun uyumlu olduğunun bildirildiği ve raporun iddiayı doğruladığı göz önüne alındığında mahkemece diğer kayıtlarla çelişki meydana getirmemek koşuluyla doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği-
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgili olduğu- Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu ve bu bakımdan hakim resen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahip olduğu-
Davacıya ait olduğu söylenen Yunanistan nüfus kaydında, T.C. vatandaşlığına geçiş aile listesinde ve T.C. nüfus kaydın incelendiğinde isimlerdeki farklılığın ülke nezdindeki söyleniş farkından kaynaklandığı, Türkiye nüfus kaydında önceki uyruğunun Yunan olduğunun açıklandığı, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları her üç soyadı ile anılan kişinin davacı olduğunu bildirdikleri anlaşıldığından, Yunanistan vatandaşı kişi ile Türkiye vatandaşlığına geçiş evraklarındaki kişi ve Türk vatandaşlığına alınan kişinin aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkin davanın kabulü gerektiği-
Kayıt düzeltme davalarının kamu düzeni ile yakından ilgili bulunması, mahkemelerin tarafların veya tanıkların beyanları ile bağlı kalmaksızın gerçeği araştırıp doğru sicil oluşturmak mecburiyetinde olduğundan, kamu düzeni ile ilgili olan resmi kaydın mücerret iddia esas alınarak değiştirilemeyeceği-
