Davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu olan taşınmaz yönünden fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL alacak isteğinde bulunduğu, harcını yatırmak suretiyle söz konusu taşınmaz yönünden talebini saklı tutularak fazlaya ilişkin haklarını 89.015,00 TL'ye ıslah ettiği, mahkemece dava konusu taşınmaz yönünden talep aşılarak 122.265,00 TL alacağa karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımının, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesileceği-
İcra mahkemesinde ıslah müessesesinin uygulanamayacağı-
Mahkemece, davanın kısmi dava olduğu konusunda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozma ilamı sonrasında dosyaya sunulan talep arttırım dilekçesinin bu nedenle ıslah dilekçesi mahiyetinde olduğu, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği ve bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alınmadan bozma ilamı sonrası verilen 2. ıslah dilekçesine itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Bir davada iki defa ıslah dilekçesi olamayacağı-
Aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurulması halinde bu yöndeki talebin reddi gerekeceği-
Bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı-
Davacı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu arsanın hissedarlarından olup, davacı dışında da arsa sahipleri olduğundan, davacının hesaplanan gecikme tazminatı bedelinden ancak kendi hissesi oranında hak talep edebileceği- HMK. mad. 176/2 uyarınca aynı davada tarafların ancak bir kere ıslah yoluna başvurabileceği, davacının ikinci ıslah dilekçesine değer verilemeyeceği-
Islahla artırılan miktar için de ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği-
Dava niteliği itibariyle kısmi dava olup davacı vekilinin davasını ıslah ettiği, davalı vekili de süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuşsa da mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı def'i değerlendirilmeden karar verildiği, mahkemece ıslaha karşı yapılan zamanaşımı def'inin değerlendirilemeden karar verilmesinin hatalı olduğu-
