HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU > - Yazılı Yargılama Usulü > - Tahkikat ve Tahkikat Sırasındaki Özel Durumlar > - Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi > Madde 176 - Kapsamı ve sayısı
Kural olarak iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasak ancak bunun istisnasının ıslah olduğu, ıslahın tahkikatın bitimine kadar yapılabileceği, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı-
Kira sözleşmesinin feshi nedeniyle, 21/12/2012 tarihinden 27/12/2013 tarihine kadar geçen 409 gün için hesaplanan günlük %1 kira bedeli toplamı talep edildikten sonra, mahkemece alınan bilirkişi raporu sonrasında alacak ıslah edilmişse de, mahkemece, dava konusu yapılmayıp ıslah yoluyla istenen, 27.12.2013 ile 03.03.2014 tarihleri arasındaki dönem ile ilgili istemin reddine karar verilmesi gerektiği-
Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının tahsili için belirsiz alacak davası açılabileceği- Belirsiz alacak davasına konu edilen alacağın tam ve kesin olarak belirlenen tamamı için dava tarihinden itibaren faiz işletileceği- Belirsiz alacak davasında alacağın tamamı için dava tarihinde zamanaşımının kesileceği- Usulüne uygun olarak süresi içinde verilmeyen cevap dilekçesinin ıslah yoluyla değiştirilemeyeceği-
Islah ile davacı maddi tazminat istemini tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın genişletilip değiştirilebileceği-
Tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK. mad. 1007 uyarınca tazmini isteğine dair davanın nispi harca tâbi davalardan olduğu- Islah harcı alınmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulamayacağı- Islah edilen dava değeri üzerinden ıslah harcını ödemesi konusunda davacıya usulünce süre verilip harç tamamlanırsa ıslah edilen miktar üzerinden, aksi halde dava dilekçesinde gösterilen miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiği-
Belirsiz alacak davasından söz edebilmek için açıkça dava dilekçesinde belirtilmesi yada davanın HMK'nın 107. maddesine göre açıldığının gösterilmesi, dava dilekçesinde bu açıklık olmadığı sürece davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi, ayrıca davanın türünün ıslah ile değiştirilemeyeceğinin de bilinmesi gerektiği-
Ormanlar özel mülkiyete konu olamayacak ise de, tapu kütüğünün gerçek kişi adına oluşturularak, tapu sicilinin hatalı olarak tutulması halinde, TMK. mad.1007 kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının gerçek zararın karşılanması gerektiği- Hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın arazi niteliğinde bulunduğu belirtilerek zirai gelir yöntemiyle 2012 yılındaki değeri belirlenmişse de, gerçek zararın, tapu iptal kararının kesinleşme günündeki net gelir metoduna göre hesaplanmasının zorunlu olduğu; mahkemece 2012 yılı resmi rakamları esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu- Davacı ıslah dilekçesi ile toplam miktar için dava tarihinden itibaren faize karar verilmesini talep etmiş ise de, mahkemece verilen ilk hüküm davacı tarafça temyiz edilmediğinden ıslah edilen kısım için ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu-
Dava belirsiz alacak davası türünde açılmış olup, bozma kararından sonra davacı tarafından HMK mad. 107/2 gereğince verilen talep artırım dilekçesi ile talep sonucu artırıldığı, mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiğinin aksine, somut uyuşmazlıkta bozmadan sonra yapılan bir ıslah işlemi söz konusu olmayıp, davacı tarafından talep artırım hakkı kullanıldığı, hukuki nitelik itibariyle talep artırım işlemi ıslah olmadığından, bozmadan sonra yapılan bir ıslah da söz konusu olmayacağı, açıklanan bu hususlar sebebiyle, mahkemece talep artırım dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği-