HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU > - Yazılı Yargılama Usulü > - Tahkikat ve Tahkikat Sırasındaki Özel Durumlar > - Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi > Madde 176 - Kapsamı ve sayısı
Fazla çalışma ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği- Talep artırımının, ancak tahsil amaçlı belirsiz alacak davasında mümkün olduğu- Tespit içeren belirsiz alacak davasının, artırım dilekçesi ile değil, ıslah sureti ile tahsil istemine dönüşebileceği- Mahkemenin ilk kararının davacının temyizi üzerine Dairemiz tarafından bozulması ve bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin HMK’nun 107. maddesinden bahsederek talep artırım dilekçesi vermişse de davacı vekilinin bu ikinci dilekçesinin de niteliği itibarı ile tahsil amaçlı belirsiz alacak davasında uygulama yeri olan “tamamlama dilekçesi” olmayıp, talep edilen miktarların artırılmasına yönelik “ıslah” dilekçesi olduğu- Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği- Davacı bozmadan önce bir kısım taleplerini artırmıştır, bozmadan sonra ise daha önceki ıslahla artırılmayan fazla mesai alacak talebini niteliği itibariyle ıslah olan ikinci ıslah dilekçesiyle artırmış, yani, davacı bozma ilamı öncesi ve sonrasında olmak üzere davada toplam iki kez ıslah yoluna başvurmuş olup hem HMK. mad. 176/2 uyarınca ‘‘aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden’’hem de bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, bozma sonrasında yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesinin hatalı olduğu-
İki taşınmaz için müdahalenin men’i ve ecrimisil talebinde bulunulduktan sonra ıslah dilekçesi ile talep sonucu daraltılarak sadece bir taşınmaz için talepte bulunulması hallinde, talep sonucunu daraltmasının davadan "kısmi feragat" olarak kabulü ile yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması ve davalı taraf lehine reddedilen kısım yönünden yürürlükteki AAÜT gereğince vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği-
Eldeki dava bakımından ıslah edilen miktar yönünden bakiye nispi karar ve ilam harcı ödenmeksizin sonraki işlemlerin gerçekleştirilmesine olanak bulunmadığı-
Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceği-
Davacı Kurum dava dilekçesinde sigortalının iş kazasında yaralanması nedeniyle ödenen gelirin tahsilini talep etmiş olup, sigortalının vefatından sonra hak sahiplerine bağlanan gelirin de ayrıca tahsiline ilişkin bir istemde bulunmadığı; dosyadan alınan hesap bilirkişi raporunun ibrazından sonra sunulan ıslah dilekçesinde vefat üzerine hak sahiplerine bağlanan gelir üzerinden talep miktarının arttırıldığı, dava tümden ıslah edilmediği gibi sadece dava ile istenen miktar ıslah ile arttırıldığından, dava dilekçesinde talep edilen alacak yönünden hüküm kurulması gerekirken usulsüz ıslah dilekçesine değer verilerek ıslah edilen alacak hakkında hüküm kurulmasının yerinde olmadığı-
Kısmi davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği hususları gözetildiğinde, mahkemece davacı yönünden ikinci ıslah dilekçesine göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Dava dilekçesinde talep edilmeyen tedavi giderinin, ıslah dilekçesiyle talep edilmesinin mümkün olmadığı, bu yöndeki kararın, dava dilekçesindeki talebin aşılması mahiyetinde ve ıslah müessesine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olacağı gözetilerek, davacının tedavi giderine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-