Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkin davada, çekişmeli yerde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapor ve krokide, sarı renkle gösterilen kısmın davacıların taşınmazında kaldığı, kırmızı renkle gösterilen kısımda ise davalının boru döşemek suretiyle pis sularını davacıların taşınmazına akıttığı belirlenmiş olmasına karşın, davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz süresi içinde sunduğu raporda, belirtilen kısımların davalıların taşınmazında kaldığı belirtildiğinden raporlar arasındaki çelişkinin giderilip, ondan sonra bir karar verilmesi gerektiği-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan, " payına vaki el atmanın önlenmesini" herzaman isteyebileceği, hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan her birinin , öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine bitişik el atmanın önlenmesi davası açabileceği, ancak, o paydaşın , payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, açacağı el atmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı bulunmadığı - Payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu "el atmanın önlenmesi davası" ile değil , kesin sonuç getiren "taksim" veya "ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası" açmak suretiyle çözümlemesi gerekeceği - Paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanmalı , harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi TMK'nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceği-
Ecrimisil hesabına hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı karar verilmeyeceği-
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 12.maddesine dayanılarak çıkartılan ve Resmi Gazete'de 06.08.1985 tarihinde yayınlanan baraj inşaatı için yapılan kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkındaki Yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca, davanın görülebilmesi için baraj göl alanı içerisinde kalan tüm taşınmazların maliklerine Noter kanalı ile yapılması gereken kamulaştırma tebligatının Noter'e verilme işleminin bitirilme tarihinde kamulaştırma işlemi kesinleşmiş sayılacağı, kamulaştırmanın bitirildiğinin idarece yerleşim yerlerinde ilân edilmesi gerektiği- İlanda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz sahiplerinin 2942 sayılı Kanunun 12.maddesinin altıncı fıkrası gereğince taşınmazın kamulaştırılması talebinde bulunabileceği, ilân tarihinden itibaren bir yıl içerisinde kullanılmayan hakkın düşeceği- İlânın indirildiği günün, bir yıllık sürenin başlangıcı kabul edilmesi gerektiği-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin davada, yıkımı istenen binanın bulunduğu 209 ada 23 parsel sayılı taşınmazın maliki dava dışı S. Ö.'in davada yer almasının sağlanıp,teknik bilirkişi marifetiyle yerinde yeniden keşif yapılıp 902 ada 19 parsel sayılı taşınmaz içersinde bulunan tecavüzlü yapıların saptanmak suretiyle bilirkişiden uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınıp, ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Taşınmaz üzerindeki duvar inşaatı ile ilgili olarak davalı belediye başkanlığınca alınmış bir karar veya projenin mevcut olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin davaya konu duvar inşaatının kaldırılmasına ve eski hale getirilmesine yönelik istemine ilişkin davası adli yargıda görülerek çözümlenmesi gerektiği-
TMK. mad. 683'e dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi davasının genel mahkemelerde görülmesi gerektiği-
Davalı-davacı Ö.K. vekili tarafından İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/211 Esas sayılı dosyası ile davacı-davalı O.S. aleyhine haricen satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, kabul edilmediği takdirde tazminat istemli dava açıldığı, bu davanın İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/310 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de mahkemece birleştirilen dava hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamasının HMK. mad. 297/2'ye aykırı olduğu- 
E.tmanın önlenmesi istemine ilişkin davada, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunup, davalı derneğin dava konusu yerde kullanımının olup olmadığının keşfen belirlenip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale iadesi isteklerine ilişkin açılan davada, davacının ortağı olduğu şirketin davalı şirkete devrettiği maden sahası ile ilgili krokinin ve devir sözleşmesinin istenmesi, mahallinde Harita Mühendisi ve Maden Mühendisinin de katılımı ile keşif yapılıp tarafların ve 18.9.2002 tarihli belgede imzası bulunan tanıkların keşifte dinlenerek davalıya devredilen maden sahasının sınırlarının saptanması, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalı şirketin davacı taşınmazına fiili bir elatmasının bulunup bulunmadığının saptanması, davacıya ait taşınmazın maden işletme sahası içinde kalıp kalmadığının ve davacının imzasını taşıyan 18.9.2002 tarihli belge kapsamının bu saha ile ilgili olup olmadığının saptanarak iddia ve savunma doğrultusunda, mülkiyet hakkını düzenleyen TMK hükümleri, olaya uygun düşen Maden Kanunu hükümleri ve dosyadaki devir sözleşmesi ile davacının imzasını taşıyan 18.9.2002 tarihli belge içeriği de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-