Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin davada, çekişme konusu taşınmaz zeytinlik vasfında olmayıp 3573 sayılı yasanın uygulanmasına olanak olmayıp, davalının eşi A.. T..'ın beyanlarından zeytinleri toplamak suretiyle taşınmaza elattığı sabit olup davacının mülkiyet hakkına değer verilerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebileceği- Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabileceği, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı- Payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği- Kural olarak, men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceği-
E.tma haksız eylem olup elatmanın önlenmesi davalarında haksız elatmayı gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılcağı- Öte yandan, ecrimisilin kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatı olduğu- Fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği- Haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirleyeceği- Ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık sürenin dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlayacağı-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkin davada, dava tarihi itibari ile davalılardan M.. B..’nın davacının taşınmazında fiili kullanım durumunun olup olmadığı, bilirkişi raporunda sözü edilen duvarın kim tarafından yapıldığı Alaşehir Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan raporda C harfiyle gösterilen sundurmanın tamamen yıkılıp yıkılmadığı hususlarında ek rapor alınarak müdahale hususunun açıklığa kavuşturulup sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin davada, çekişme konusu kerpiç ev nitelikli taşınmazın kayden davacıya ait olup üzerindeki evde annesi olan davalının oturduğu sabit olup, davacıyla davalı annesi arasında taşınmazda oturmasını haklı kılacak bir akdi ilişki olduğu savunulup bu konuda bir delil bildirilmiş olmadığından mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Davacının zilyet olduğunu dava dilekçesinde bildirdiği ve taraflarca da keşifte gösterilen taşınmazla ilgili herhangi bir inceleme yapılmadan sonuca gidildiğinden, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu yapılan davacının zilyet olduğunu bildirdiği taşınmazla ilgili inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkin davada, dava konusu, bahçe niteliğindeki taşınmazın muhdesat bilgileri sütununda “İş bu taşınmaz bahçe üzerindeki iki katlı kargir ev 30 yıldan bu beri M. oğlu M..... Ç...’in kullanımındadır.” yazdığından davacı taşınmazda kişisel hak sahibi olup, davalı taşınmazda bulunan binanın ikinci katının tarafından yapıldığını belirterek muhdesatın aidiyeti için dava açtığından, çılan bu davanın sonucu verilecek hüküm görülmekte olan bu davadaki muhdesatları belirleyeceğinden, bekletici sorun olarak kabul edilmesi gerektiği-
dava konusu suyun kadim kullanım hakkının köy tüzel kişiliğine ait olup, davacıların tapulu taşınmazları içerisinde sonradan kazı çalışması yaparak bu su kaynağının (çeşmenin) kurumasına neden olduklarından davalı köyün kadim ve öncelik haklarını ihlal ettikleri sabit olup, davalı tarafın köy tüzel kişiliği adına idareye müracaatla idari men kararı almalarında hukuka aykırılık bulunmayıp, mevcut suya davalı köyün değil aksine davacıların fiilen elatmaları söz konusu olduğundan davanın tümüyle reddi gerektiği-
Davacının 948 sayılı parsel taşınmazın maliki olduğu, davaya konu edilen yolun 71 parsel sayılı taşınmazda kalıp henüz uygulamaya konulmayan imar planına göre çekişmeli bölümün yol olarak ayrıldığı anlaşılıp, imar planında yol olarak ayrılan bölümün fiilen yol olarak açılmayıp 71 sayılı kadastral parselin tapuda halen davalı adına kayıtlı olup, mevcut duruma göre davalının genel yola elattığından söz edilemeyeceğinden elatmanın önlenmesi davasının reddi gerektiği-
Suya vaki elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin davada, davacının, dosyanın işlemden kaldırıldığı günden itibaren bir ay içinde harçsız yenileme talebinde bulunması olanaklı iken bu süreyi geçirdikten sonra peşin harcı ödemeden davayı yenilediği saptandığından, yenileme talebinde bulunan davacıya harç yatırması için iki haftalık kesin süre verilerek, bu süre içinde ilgilinin yenileme harcını yatırması halinde davaya kaldığı yerden devam edilip, bu süre içerisinde harcın yatırılmaması halinde ise şimdiki gibi davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
