Temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının 1/4'nün peşin olarak alınması gerektiği-
Temyiz harcının kaynağı, HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 434/2 maddesi ve 10.05.1965 tarih 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı olduğu; bu İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre, temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının 1/4'nün peşin olarak alınması gerektiği; kabul ile sonuçlanan davada hükmü temyiz eden davalı 3. kişinin maktu temyiz karar harcını yatırmakla yetindiği anlaşıldığından, nispi harca tabi davalarda hükmü temyiz eden davalının, mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte birini peşin olarak yatırması gerektiği-
Kabul edilen miktar üzerinden harcın hesaplanması gerekirken bu miktarın hüküm fıkrasında daha fazlasına hükmolunması isabetsiz olduğu, ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görüldüğü-
İhtiyati haciz kararı İİK'nun 265 ve devamı maddeleri gereğince verildiği mahkemece kaldırılmadıkça takibin ihtiyati haciz kararı yönünden devamında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Meydana gelen iş kazası nedeniyle, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile yapılan tedavi masraflarının tahsili için açılan iş bu davada, faiz başlangıcı tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneği yönünden sarf ve ödeme tarihleri olduğu- Mahkemece bu hususa dikkat edilmeksizin iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğu-
Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt edilip edilmediği, kaydedilmiş ise hangi tarihte kaydedildiği, temyiz harç ve masraflarının yatırılıp yatırılmadığı araştırılarak, eğer süresinde temyiz defterine kayıt edilmiş, temyiz harç ve masrafları yatırılmış ise dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi, süresi içinde temyiz defterine kayıt edilmemiş ve harçları yatırılmamış ise kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerektiği-
Davanın, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olduğu, bu davalarda görevli olan mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu, HMK 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3/1 bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, HMK 440/III-2 maddesinde belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, Sulh Hukuk Mahkemelerince verilen kararlarının onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı-
Birden fazla davalı olmasına ve her bir davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilirken davalılar yerine davalı denilmesi isabetli olmayıp bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği-
Davlılardan M.T. ve H.Ş.'in yangının çıkmasında ve davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmadığı; davanın açılmasına sebebiyet veren ve kusuru bulunan kişinin diğer davalı H. Tok olduğu; buna rağmen davalılar M.T. ve H.Ş.'in yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı;davalılar M.T. ve H.Ş.'in kendilerini vekille temsil ettirmiş olmalarına rağmen vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka uygun olmadığı; ancak anılan yanılgının giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan HMUK'un 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerektiği-
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların temyiz edilemeyeceği-