Davanın büyükbaş hayvan sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketi ölen büyükbaş hayvanların sigorta ettirilen hayvanlar olmadığını, küpelerinin değiştirilerek ölen hayvanlara takıldığını, bundan ötürü suç duyurusunda bulunduğunu savunduğu, davalının bu savunması araştırılmadan, ceza soruşturması açılıp açılmadığı araştırılarak böyle bir soruşturma varsa evrakı getirtilip değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği- Davacının talep edebileceği tazminat miktarını sigorta genel koşulları ve burada belirtilen tazminat hesabına ait muafiyet ve diğer kriterler gereğince uzman bilirkişi raporu ile belirlenmeksizin salt sigorta poliçesindeki sigorta bedelini belirlemeye yarayan değerin belirlenmesinin doğru görülmediği-
Takdiri indirim ile ilgili olarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği-
Davacının dava dilekçesinde 2.500 TL talep ettiği, 30.06.2009 harç tarihli dilekçesiyle talebini 13.776,60 TL’ye ıslah ettiği, mahkemece 2.500 TL’ye dava, artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği-
Davalının kullandığı araçla geri manevra yaptığı sırada davacıya çarparak davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, davacı lehine hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu- Maddi tazminat miktarı 1.800,00 TL olduğundan kesin nitelikte olduğu-
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği- Hükmedilen manevi tazminat oranları 1.820 TL 'nin altında olduğundan ve  HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinin yürürlüğünden sonra verildiğinden, hükmün kesin nitelikte olduğu-
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı 1.890,00 TL olup davacılar için ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat miktarları bu rakamdan az olduğundan kararın temyize tabi olmadığı-
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak bir üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporun kaza tarihine göre yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiği-
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının kanun hükmü uyarınca 1.890,00 TL olduğu-
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği- Hükmedilen tazminat oranları 1.820 TL 'nin altında olduğundan ve HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinin yürürlüğünden sonra verildiğinden, hükmün kesin nitelikte olduğu-
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği- Hükmedilen tazminat oranları 1.820 TL 'nin altında olduğundan ve HMK'nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinin yürürlüğünden sonra verildiğinden, hükmün kesin nitelikte olduğu- Nüfus kaydında desteğin bekar olarak öldüğü anlaşılmakta olup bilirkişi raporunda ise şahsın vefatı nedeni ile destek tazminat hesaplaması yapılırken dul ve 1 çocuklu olduğu belirtildiğinden ve halen sağ olan çocuk için pay ayrılmadığından şahsın nüfus kayıtlarına bakılarak eğer bir çocuklu ise bu çocuğa da pay ayrılması gerektiği- Kazaya neden olan araç hususi araç olduğundan temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerektiği-