Mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek,dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde,direnme kararının varlığından söz edilemeyeceği-
Mahkemece, hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda, borçlu tarafından kabul edilen 1.800,00 TL dışındaki alacağın İİK'nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden biri ile kanıtlanamaması sebebiyle 1.800,00 TL dışındaki alacak yönüyle istemin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Yargıtay'ın ilgili dairesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 5219 sayılı Yasa ile değişik 440.maddesi uyarınca, miktar ve değeri 10.300,00-TL'den az olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği-
Kiracılık sıfatının tespiti istemine ilişkin davada; Harçlar Kanununun 30. Maddesi uyarınca yıllık kira bedeli üzerinden hesap edilerek nispi harçın yatırılması gerektiği; mahkemece eksik alınan bu harcın yargılama sırasında tamamlatılması gerektiği-
Özel Dairece bozma kararı verilmesi üzerine, yerel mahkemece yeniden davalının sosyal ve ekonomik durumu araştırılmak ve Özel Dairenin incelemesi sırasında dosyada yer almayan bir delil değerlendirmek suretiyle ilk kararda direnildiği belirtilmiş ise de; bu durumda, temyize konu karar gerçekte direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni bir delilin değerlendirildiği yeni bir hüküm niteliğinde olduğundan, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu-