Mahkemece zarar gören tarafından sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri üzerinde kalan miktardan sorumlu olduğu; buna göre ihtiyari mali sorumluk sigortasına başvuru ve rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş iken direnme olarak adlandırılan kararda bu kez tarafların, kazanın niteliği ve zarara uğrayanın durumunu tespit etmeden manevi tazminatın miktarını aralarında takdir ettiklerini, bu sebeple davacının zarar sorumlusuna yaptığı manevi tazminat ödemesi kadar sigorta şirketine başvurabileceğinin kabul edilmediğini ayrıca üçüncü kişinin davacı veya sigortacısına karşı maddi ve manevi tazminat davası açmadığı gerekçesine yer verilerek; yeni bir hukuki gerekçeye dayalı olarak direnme olarak adlandırılan karar verdiği; buna göre mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu; hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye ait olduğu-
Tüzel kişiliği bulunmayan Okul Aile Birliğinin dava açma hakkı bulunmadığından, açılan davanın M. E. B. adına açıldığının kabulü gerekeceği ve M. E. B.'e davanın yöneltilerek dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği-
Tapu iptali-tescil ve tenkis isteğine-
Karar düzeltme istemi HUMK'nın 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmadığından istemin reddidileceği-
İş mahkemeleri kararlarına karşı temyiz usul ve işlemlerinde 6100 s. HMK. mad. geçici 3 yollamasıyla uygulanmakta olan 1086 s. HUMK. hükümlerinin uygulanacağı, HUMK. mad. 433/1 gereğince temyiz dilekçesinin hüküm veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafa temyiz dilekçesine karşı cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunmak hakkının tanınması gerektiği-
Davalı vekiline ait temyiz dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilmediği- Temyiz eden davalı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin, HMK.’nu “Geçici madde 3” atfiyla uygulanmakta olan HUMK. mad. 433 gereğince davacı vekiline Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat dikkate alınarak tebliğ edilmesi gerektiği ve yasal süre beklenildikten sonra Hukuk Genel Kurulu Başkanlığına gönderilmesi gerektiği-
Uygulamada iş mahkemesinde karşı temyiz yolu ile temyiz hakkı tanınmamakta ise de gerek iş hukuku mevzuatında gerekse de HUMK’nun temyize ait hükümlerinde bunu engelleyen bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle 6217 s. K. mad. 30 ile 6100 s. HMK.’na eklenen “Geçici madde 3” atfiyla uygulanmakta olan 1086 s. HUMK. mad. 433/1 gereğince temyiz dilekçesinin hüküm veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafa temyiz dilekçesine karşı cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunmak hakkının tanınması gerektiği-
Temyiz dilekçesinin hüküm veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafa temyiz dilekçesine karşı cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunmak hakkının tanınması gerektiği-
Uygulamada iş mahkemesinde karşı temyiz yolu ile temyiz hakkı tanınmamakta ise de gerek iş hukuku mevzuatında gerekse de HUMK’nun temyize ait hükümlerinde bunu engelleyen bir hükmün bulunmadığı, bu nedenle 6217 s. K. mad. 30 ile 6100 s. HMK.'na eklenen “Geçici madde 3” atfiyla uygulanmakta olan 1086 s. HUMK. mad. 433/1 gereğince temyiz dilekçesinin hüküm veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafa temyiz dilekçesine karşı cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunmak hakkının tanınması gerektiği-