İçerik Akışı

İcra ve İflâs Hukukuna İlişkin 'Makale ve İnceleme Yazıları', 'Hukuki Mütalâalar' ve Yüksek Mahkemenin Önemli İçtihatları (Ücretsiz Kitap Duyurusu)

Sevgili Meslektaşlarıma...

Cebrî İcra Kanunu Taslağı

Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan İcra ve İflas Kanunu Bilim Komisyonunca hazırlanan Cebrî İcra Kanunu Taslağı, karşılaştırma cetveli ve görüş bildirim formu ile birlikte yayımlanmıştır.

Teminat senedi- Borcun üstlenilmesi- Taşınmaz devri vaadi-

Davalı tarafından imzalanan "teminat senedi" başlıklı belgenin, oğlunun borcuna karşılık taşınmaz devrini vaat ettiği ve bu belgenin TBK'nin 196. maddesi anlamında bir borcun üstlenilmesi (dış üstlenme) sözleşmesi niteliğinde olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan somut olayda; taşınmaz devri vaadi resmi şekle tabi olduğu için bu kısım geçersiz olsa bile, asıl amaç borcun üstlenilmesi olduğundan sözleşmenin alacak talebi yönünden geçerliliğini koruduğu ve mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği-

Haciz müzekkeresi- Haciz ihbarnamesi- KDV- Şikâyet

Borçlunun üçüncü kişi nezdinde doğması muhtemel (müstakbel) alacaklarının, İİK'nin 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi ile değil, ancak İİK'nin 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilerek haczedilebileceği; somut olayda borçlunun henüz doğmamış KDV iadesi alacağı için haciz müzekkeresi gönderilmesinin geçerli bir haciz tesis etmediği ve bu nedenle şikayetin kabul edilerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulması gerektiği-

Gizli ayıp- Satış sözleşmesi- Tüketici- Hakkın kötüye kullanımı-

Satın alındıktan kısa süre sonra yağ yakma sorunu baş gösteren, bilirkişi raporuyla gizli ayıplı olduğu ve motor değişimiyle sorunun giderilmesine rağmen değer kaybı yaşayacağı tespit edilen sıfır km aracın, tüketicinin misliyle değişim talebini kullanmasının hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği ve satıcının bu talebi yerine getirmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle onarım kararı veren direnme kararının bozulması gerektiği-

Tahkim şartı- Tek satıcılık sözleşmesi- Lex fori-

Tek satıcılık sözleşmesinde uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğinin kararlaştırılmasının hemen akabinde İngiliz mahkemelerine de gayri münhasır yetki tanınmasının, tahkime yardımcı olarak mahkemenin yetkilendirildiği şeklinde bir açıklık içermemekle, taraflara devlet yargısı ile tahkim arasında seçenek tanınması şeklinde yoruma da müsait olduğu, bu nedenle Türk hukuku (lex fori) uyarınca geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği-

Hizmet tespiti davası- Senetle ispat sınırı- Re'sen araştırma ilkesi-

Hizmet tespiti davalarında çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşın, ücretin belirlenmesinde ispat serbestisinin bulunmadığı ve HMK'nın 200. maddesindeki parasal sınırı aşan ücret iddialarının yazılı delille kanıtlanması gerektiği; davacının imzasını taşıyan ve imza inkarına uğramayan ücret bordrolarının aksi ispatlanmadıkça geçerli kabul edileceği, buna karşılık davacı tarafından sunulan ve işverence kabul edilmeyen personel ücret çizelgelerinin tek başına yeterli delil olamayacağı, bu nedenle geçerli bordrolar esas alınarak ve ücret tutarının tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulması gerektiği- "Prime esas kazanç tutarı bakımından uyuşmazlık olan eldeki davada bireysel iş hukuku ve sosyal güvelik hukuku normlarının bordroya senet vasfı vermediği, ayrıca dosya içerisinde işverenin kaşesi ile işyeri yetkilisinin imzasının yer aldığı ücret ödeme cetvellerinin bulunduğu, öte yandan resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında iddianın her türlü delille ispatlanabileceği, vasıfsız işçi olarak çalışmayan davacının asgari ücret almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, gerekirse emsal ücret araştırması da yapılmak suretiyle gerçek ücretin belirlenmesi ve direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-

Köy tüzel kişiliği- Belediye- Bağış- Rücu- Kusur- Okul-

Davacı tarafından köy tüzel kişiliğine okul ve cami giderlerinde kullanılmak şartıyla yüklemeli bağışlanan taşınmazların, 6360 sayılı Kanun kapsamında köy tüzel kişiliğinin sona ermesiyle davalı belediyeye devredilmesi ve okulun Milli Eğitim Bakanlığı kararıyla kapatılmasında davalı belediyenin bir kusurunun bulunmadığı, ayrıca taşınmazlardan elde edilen gelirlerin halen cami ve okul bakımı için kullanıldığına dair tanık beyanları dikkate alındığında, davalı belediyenin yüklemeleri haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla 6098 sayılı TBK'nin 295/3. maddesindeki bağıştan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen direnme kararının bozulması gerektiği- "Okulun kapatılması ve taşınmazların belediyeye devriyle birlikte yüklemelerin yerine getirilme olanağının kalmadığı ve bağıştan dönme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle direnme kararının onanması gerektiği" görüşünün Kurul çoğunluğunca benimsenmediği-

Tapu kaydının iptali- Tazminat- Birleşen dava- Usuli kazanılmış hak-

Asıl davada tapu kaydının iptali nedeniyle tazminat isteminin kabulüne dair verilen kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edildiği ve bozulduğu, bu süreçte açılan birleşen dava ile ek tazminat talep edildiği, ancak bozma öncesi asıl davada hükme esas alınan bilirkişi raporundaki miktarın davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği ve bu husus gözetilmeden bozma sonrası alınan rapor doğrultusunda birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulması gerektiği-

Borçluya rızaen satış yetkisi verilmesi- Kararların kesin niteliği- Temyiz-

İİK'nın 111/a maddesi gereğince borçluya rızaen satış yetkisi verilmesine ilişkin talebin kabulü veya reddi konusundaki icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu ve bu nedenle temyizi kabil olmadığı değerlendirilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek kararını kaldıran Özel Daire bozma kararına direnilmesinin yerinde olduğu-