İçerik Akışı

İcra ve İflâs Hukukuna İlişkin 'Makale ve İnceleme Yazıları', 'Hukuki Mütalâalar' ve Yüksek Mahkemenin Önemli İçtihatları (Ücretsiz Kitap Duyurusu)

Sevgili Meslektaşlarıma...

Hastane işletme ruhsatının haczi- Haciz tarihi- Hacze iştirak- Sıra cetveli-

Sıra cetvelinde haciz tarihi belirlenirken haciz yazısının yazıldığı tarihin değil, üçüncü kişiye ulaşıp kayda işlendiği tarihin gözetileceği- Hastane işletme ruhsatı haczinde, haciz tarihinin, haczin ruhsat kaydına işlendiği tarih olduğu- Haciz sıra cetvelinde işçilik alacaklarının öncelik hakkının olmadığı, sıranın İİK m. 100 uyarınca belirlendiği, işçi alacaklarına tanınan imtiyazın ancak aynı derece hacze iştirak edenlere karşı ileri sürülebileceği, şikayetçilerin haciz tarihleri daha önce olan diğer alacaklara karşı önceliğinin bulunmadığı- Hastane ruhsatı satış bedeli icra kasasına girinceye kadar hacze iştirakin mümkün olduğu, takibin bu tarihten sonra kesinleşen şikayetçi alacaklının hacze iştirak edemeyeceği

Menfi tespit davası- Çek aslının sunulamaması-

Menfi tespit davasında, mahkemece icra dosyasından çek aslının gönderilmesi için muhtıra çıkarıldığı, icra müdürlüğünce "çek aslının kasada olmadığının" bildirildiği, bunun üzerine çek aslını iki haftalık kesin süre içerisinde sunmaları, aksi takdirde bilirkişi raporuna delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına dair davalı asıla ihtaratlı muhtıra gönderildiği, ancak davalı alacaklının çek aslını sunmadığı, ispat yükü kendisinde bulunan davalı alacaklı, çek aslını sunmadığından ve çekin altındaki imzanın davacı asile ait olup olmadığı tespit edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olduğu-

Birden fazla vekille temsil edilen tarafa yapılan tebligatlar- Temyiz süresinin başlangıcı-

Birden fazla vekille temsil edilen tarafa yapılan tebligatlarda, vekillerden birine yapılan usulüne uygun tebligat ile yasal temyiz süresinin işlemeye başlayacağı, vekalet ilişkisinin sona erdirildiği yasal süresi içinde mahkemeye bildirilmedikçe vekilin ofisten ayrıldığı veya tebligatı iade ettiği yönündeki beyanının temyiz süresini durdurmayacağı, bu nedenle sonradan diğer vekile yapılan tebligata dayanılarak yasal süre geçtikten sonra sunulan temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerektiği-

Yabancı alacaklının teminat gösterme yükümlülüğü- Fiili mütekabiliyet esası-

Hindistan yargı mercilerince Türk vatandaşlarından sadece Türk vatandaşı olmaları nedeni ile teminat istenmediğinden, Hint vatandaşları yönünden de fiili mütekabiliyet esasına göre Türkiye’de yapacakları icra takiplerinde teminattan muaf olduklarının kabulü gerektiği-

İpotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsın ihbarı- İpotek resmi senedindeki adresler- Usulsüz tebligat iddiası-

İpotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamayacağı- Hesap katı ihtarının ipotek veren borçlunun ipotek resmi senedinde yazılı adreslerinden birine, TK m. 17 uyarınca, çalışanına tebliğ edildiği, borçlunun ipotek resmi senedinde yazılı olan diğer adrese gönderilen ihtarnamenin ise "muhatabın adresten taşındığı, yeni adresinin bilinmediği” şerhi ile bila tebliğ iade edildiği- Bölge adliye mahkemesince "çalışana yapılan tebliğ işleminin usulsüz tebliğ edildiği" kanaatine varılarak "takibin iptaline" karar verilmişse de, ipotek resmi senedinde bildirilen borçlunun diğer adresine gönderilen hesap kat ihtarının "muhatabın taşınması" nedeniyle iade edilmesi ve adres değişikliğine ilişkin borçlunun beyanının bulunmaması karşısında, hesap kat ihtarının borçluya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü gerektiği-

Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, sözleşmenin tarafı olan şirket ile aralarında organik bağ bulunduğu iddia edilen diğer davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili istemi- Perdenin kaldırılması- İş mahkemesi kararıyla sabit olan organik bağ-

Taraflar arasındaki akdi ilişki, cari hesap ve ödenmeyen çek/bonolar uyarınca davacıların alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla sabit olduğu, işçi alacaklarına dair kesinleşmiş başka bir mahkeme kararı ile davalılar arasında organik bağ bulunduğunun ispatlandığı ve şirketlerin ayrı tüzel kişiliklerinin olmasının bu bağın varlığını ortadan kaldırmayacağı, arabuluculuk davet mektubunun kargo vasıtasıyla usulüne uygun gönderildiğinin tutanakla anlaşıldığı ve davalı tarafın aksine yönelik istinaf iddialarının yerinde olmadığı; dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir usulsüzlük görülmediği-

Çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemi (İİK m. 308/b)- Arabuluculuk- Harç- Vekalet Ücreti-

İİK'nın 308/b. maddesi uyarınca çekişmeli alacağın tespiti ile konkordato projesine eklenmesi istemi- İİK m. 308/b-1 uyarınca açılan davanın alacaklının konkordatodaki payını belirleyecek olup, mahkemece genel hükümlere göre çözülecek olan uyuşmazlık ile ilgili kabul kararı verilmesi halinde konkordatonun yürürlükte bulunduğu sürece alacağın konkordato koşullarına göre tahsili sonucu ortaya çıkacağı, bu dava ile çekişmeli alacağın konkordato projesi kapsamına dahil olup olmayacağı hususunun belirleneceği, davanın kabul edilmesinin belirli bir para alacağının tahsilini değil sadece konkordato projesine dahil edilmesi sonucunu doğuracağı, bu niteliğine göre alacak davasından farklı olarak maktu harç ve maktu vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiği- Davanın, bir aylık hak düşürücü sürede açıldığı, bu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı; TBK m. 117'ye göre davalı temerrüde düşürülmediğinden faize hükmedilmemesinin isabetli olduğu-

Yabancı para alacağında seçimlik hak (TBK m. 99)- İhtarnameyle kullanılan seçimlik hakkın icra takibinde değiştirilememesi-

TBK’nın 99. maddesinde belirtilen seçimlik hakkını ihtarname ile Türk Lirası cinsinden kullanana davacının, bu seçiminden dönerek döviz cinsinden takibe girişemeyeceği- Döviz üzerinden başlatılan dava konusu icra takibi bu nedenle geçersiz olup, bu durumda, itirazın iptali davasının özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği-

İİK m. 89/3 kapsamında açılan menfi tespit davası- Zorunlu olmamasına karşın arabuluculuğa başvurulması- Hak düşürücü süre-

İİK m. 89/3 kapsamında açılan menfi tespit davasından önce, dava tarihinde zorunlu arabuluculuğa tabi olmamasına rağmen davacının arabulucuya başvurması durumunda, bu başvurunun davacı aleyhine yorumlanamayacağı; arabuluculukta geçen süre düşüldüğünde davanın 15 günlük süre içinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği-