İçerik Akışı

İcra ve İflâs Hukukuna İlişkin 'Makale ve İnceleme Yazıları', 'Hukuki Mütalâalar' ve Yüksek Mahkemenin Önemli İçtihatları (Ücretsiz Kitap Duyurusu)

Sevgili Meslektaşlarıma...

Haciz şerhinin terkini- İyiniyet- Tapu siciline güven ilkesi-

Arsa sahipleri tarafından yükleniciye avans olarak devredilen taşınmaz üzerine yüklenicinin alacaklıları tarafından konulan hacizlerin terkinine yönelik davada; haciz alacaklısı davalı bankanın TMK'nin 1023. maddesinde düzenlenen tapu siciline güven ilkesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının ve iyiniyetli olup olmadığının 16.05.2025 tarihli ve 2024/1 Esas, 2025/2 Karar ve 14.02.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ışığında duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği-

İşe iade davası- Altı aylık kıdem şartı hesabı-

İşe iade davası açabilmek için aranan en az altı aylık kıdem şartının hesaplanmasında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 93/2. maddesi uyarınca sürenin işe başlanılan güne altıncı ay içinde karşılık gelen günde dolmuş olacağı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının bu hesaplama yöntemini benimseyen kararlar doğrultusunda giderilmesine karar verildiği-

Kısmi kamulaştırma- Değer kaybı- Mülkiyeti kazanma imkânı-

Kısmi kamulaştırma sonucunda taşınmazın arta kalan kısmında meydana gelen değer kaybının %50'yi aşması halinde; davalılara bu oranla yetinip yetinmeyeceklerinin sorulması, yetinmemeleri durumunda davacı idareye arta kalan kısmın tamamının bedelini ödeyerek mülkiyetini kazanma imkânı tanınması ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-

Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları- Tanık- Ödünç sözleşmesi-

Tarafların kardeş olması sebebiyle uyuşmazlığın ispatında HMK'nın 203. maddesi uyarınca tanık dinlenebileceği ve dinlenen müşterek kardeşin görgüye dayalı beyanlarıyla dava konusu bedelin davalı hesabına emaneten yatırıldığının usulünce ispatlandığı anlaşıldığından, alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunarak onanması gerektiği-

Ziynet eşyalarının zora alınması- Evden ayrılmak zorunda bırakılma- İspat yükü-

Ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından zorla alındığına ve evden apar topar ayrılmak zorunda bırakıldığına dair iddialarını, ispat yükü üzerinde bulunan davacı kadının tanık beyanları ve sair delillerle kanıtlayamaması karşısında; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunarak kararın bozulması gerektiği-

İdari işlemin iptali- Tapulama- Yargılamanın belirsiz sürece sürüklenmesi-

İki ilçe belediyesi arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin idari işlemin iptal edilmesine karşın henüz yeni bir sınır tespitinin yapılmadığı, çekişmeli taşınmazların halihazırda davalı belediyenin tapulama ve hizmet alanı içerisinde yer aldığı ve yargılama aşamasında üçüncü kişilere devredilmesi sebebiyle tazminata dönüşen davada idari makamlarca yeni sınır belirlenmesinin beklenmesinin yargılamayı belirsiz bir sürece sürükleyeceği anlaşıldığından, davanın reddine dair verilen yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun bulunarak onanması gerektiği-

Tahliye taahhütnamesi- Taahhütnamede yer alan tarihlerin sonradan doldurulduğu iddiası- İspat yükü ve şekli- Kiracı şirket temsilcisinin Türkçe bilmeyen yabancı biri olması-

Kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhütnamenin kiracının serbest iradesini yansıttığının kabul edileceği- "Taahhütnamede yer alan tarihlerin sonradan doldurulduğu" iddiasını ispatla yükümlü olan davalının bu hususta yazılı tahliye taahhütnamesi ile aynı kuvvette delil sunamaması karşısında hukuken geçerli tahliye taahhütnamesi doğrultusunda tahliliye karar verilmesinin yerinde bulunduğu- "Kira sözleşmesinin ekiymiş gibi imzalatılan belgenin aslında bir tahliye taahhütnamesi olduğunun ve şirketin Türkçe bilmeyen yabancı yetkilisinin iradesinin fesada uğratıldığının sonradan öğrenildiğini, işlemin yapıldığı dili bilmeyen tarafın işlemin içeriğini anlamasının mümkün olmadığı gibi sağlıklı bir iradeye de sahip olamayacağı, kira bedeli artışı için silah olarak taahhütnamenin kullanıldığını ve bu hususun e-mail yazışmalarından anlaşılacağını, kira süresi bitmeden tahliye taahhüdü imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu" ileri süren davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği-

Estetik operasyon- Eser sözleşmesi- Sonuç taahhüdü-

Davacıya ait hastanede yapılan ilk operasyon estetik operasyon olup bu niteliği itibariyle eser sözleşmesi niteliğinde olduğu- Davalının ilk operasyon sonrasında iki kez operasyon geçirmesi eser sözleşmesi gereği sonuç taahhüdünün gerçekleşmediği- Yapılan ameliyat ve işlemlerin niteliği gereği estetik operasyon olduğu dikkate alınarak, içerisinde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahının da bulunduğu bir heyet oluşturularak alınacak raporun sonucuna göre davacının talebi hakkında karar verilmesi gerektiği-

Fesih kararı- Kooperatifler- Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi- Muvazaa-

Fesih davası ve kesinleşmiş fesih kararına rağmen gerçekleştirilen tapu devirleri ve yapılan sözleşmelerin, arsa sahibi kooperatifler ile yüklenici şirket arasındaki, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisinin devam ettiğini, tarafların gerçek iradelerinin sözleşmenin feshi yönünde olmadığını, sözleşmeyi devam ettirme iradelerini sürdürdüklerini, sonuç olarak, feshin muvazaalı olduğunu gösterdiği- Arsa sahibi kooperatifler ile yüklenici şirket arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin yaratılan muvazaanın, mutlak muvazaa niteliğinde olmakla def’i değil, itiraz mahiyetinde olduğundan, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği- İlk Derece Mahkemesince, açıklanan bu sebeplerle, sözleşmenin geriye etkili feshine ilişkin kararın, davacı kooperatif ile davalı dışı yüklenici şirketin gerçek iradesine uygun olmadığı, feshin muvazaalı olduğu, hiç kimsenin kendi muvazaa ve hilesine dayanarak hak ve menfaat temin edemeyeceği gibi üçüncü kişilerin hukuki durumunu ağırlaştıramayacağı, bu durumda, tapu siciline güvenerek iyiniyetle mal iktisap eden davalının iyiniyetinin korunması gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-