İçerik Akışı
İcra ve İflâs Hukukuna İlişkin 'Makale ve İnceleme Yazıları', 'Hukuki Mütalâalar' ve Yüksek Mahkemenin Önemli İçtihatları (Ücretsiz Kitap Duyurusu)
Sevgili Meslektaşlarıma...
Sığınmacı statüsünde olan (Suriye uyruklu) tarafların boşanma istemi- Tarafların evli olup olmadığının tespiti-
Türkiye'de "sığınmacı" olan Suriye uyruklu tarafların evli olduklarına dair dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, davacıya "davalı ile evli olduklarına" dair vatandaşı bulunduğu ülkenin konsolosluğundan alınmış resmi belgeyi sunması için süre verilmesi, gerektiğinde Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla tarafların tabiyetinde bulundukları ülkenin Türkiye Büyükelçiliğinden evli olup olmadıklarının sorulması ve taraflar evli ise bu ülke makamlarından alınan evliliğe dair resmi belgenin istenilerek sonuca göre boşanma davasında bir karar verilmesi gerektiği- "Suriye vatandaşı tarafların ülkemize sığındıkları, Göç İdaresi Müdürlüğünden alınan cevap gözetildiğinde, veri tabanı sorgulaması sonucunda sistem üzerinde 'evli' olduklarının tespit edildiği, Suriye'de iç savaşın yargılama aşamasında devam ettiği, mahkemece yapılan araştırma ve temin edilen belgeler tarafların evli olduğunu kabule yeterli olduğundan TMK m. 166/1-2 uyarınca boşanma kararı verilmesi gerektiği" şeklindeki görüşün benimsenmediği-
Takip dayanağı belge- Vade- Temerrüt- İşlemiş faiz- İşlemiş faize itirazın kaldırılması-
Alacaklı vekili tarafından elektronik ortamda takip talebinde bulunulduktan iki dakika sonra elektronik ortamda banka dekontunun takip dayanağı belge olarak kabul edildiği- Takibe dayanak banka dekontunda üzerinde "28.02.2020 tarihinde ...şirketine ödenmek üzere .... TL. tarafımdan borç olarak elden alınmıştır.. 30.01.2020" ibarelerinin bulunduğu ve altının imzalandığı- Bu belge gereğince, 28.02.2020 tarihinin vade olarak belirlendiği ve temerrüt için borçluya ihtarda bulunulmasının gerekmediği gözetildiğinde "işlemiş faize itirazın kaldırılmasına" karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu- "Takip talebinde belgeye dayanılmadığı, borçluya ödeme emriyle birlikte belgenin tebliğ edilmediği, UYAP sistemine belge eklenmesinin sonucu değiştirmeyeceği ve bu durumda işlemiş faiz talep edilemeyeceği" şeklindeki görüş ile "dekontta vade mevcut olmadığından borçlunun ancak takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayılacağı, takip tarihinden önceki dönem için alacaklının işlemiş faiz talep edemeyeceği" şeklindeki (Y 12. HD) görüşün benimsenmediği-
Anlaşmalı boşanma davasındaki beyanlar- Mal rejiminden kaynaklanan alacakların tasfiyesi-
Anlaşmalı boşanma davası sırasında tarafların duruşmada "paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulundukları, boşanma kararının kesinleştiği, anlaşmalı boşanma protokolünde "yasal mal rejiminin tasfiyesine" yönelik bir hükme yer verilmediği gibi boşanma kararının hüküm fıkrasında da eşler arasında geçerli edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine ilişkin bir karar verilmediği uyuşmazlıkta, eşlerin salt duruşmadaki beyanlarından hareketle; rejim süresince edindikleri mal varlıklarını paylaşarak veya tasfiyeye yönelik haklarından feragat iradesi göstermek suretiyle mal rejiminin tasfiyesini gerçekleştirdikleri sonucuna varılamayacağı- "Eşlerin duruşmada 'paylaşacak bir malımız yoktur' şeklindeki beyanlarında yer alan 'mal' tabirinden mal rejiminin tasfiyesini kapsadığı sonuca ulaşılması gerektiği, eldeki tasfiyeye ilişkin davanın boşanma davasının kesinleşmesinden dokuz yıl sonra açıldığı dikkate alındığında davanın reddi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Nişanın bozulması- Takıların iadesi / bedelin ödenmesi talepleri- İlamın icrasında kesinleşme şartı-
Nişanın bozulması nedenine dayalı takıların iadesi, bunun mümkün olmaması halinde belirlenen bedelin ödenmesinden kaynaklı tazminat alacağına ilişkin ilamların, diğer edaya ilişkin ilamlar gibi, kesinleşmeden icraya konulmalarının mümkün olduğu- "TMK’nın aile hukukuna dair bölümünde yer alması nedeniyle bu konudaki ilamların kesinleşmeden takibe konulamayacağına" dair gerekçenin isabetli bulunmadığı-
Satış ilanının usulsüz tebliği- Borçlunun satış ilanını UYAP vatandaş portalından okuması- İhalenin feshi istemi-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılacağı ve muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği; muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihinin aksinin tanık beyanları ile kanıtlanamayacağı- Somut olayda; takip dosyasının incelenmesinden, şikayetçi borçlunun satış ilanını ihale tarihinden bir hafta önce UYAP vatandaş portalından okuduğu nazara alındığında, borçlunun, ihaleden makul süre önce haberdar olduğu-
İmzaya itiraz- Takibin teminatla geçici olarak durdurulması (İİK m. 170/2)- İmza itirazının reddi- Teminatın iadesi talebi-
Takip dosyasına yatırılan paranın imza itiraz davasında İİK. m. 170/2 gereğince dava sonuna kadar (itirazının esası hakkındaki karara kadar) "takibin geçici olarak durdurulmasına" yönelik teminat olarak yatırılan para olduğu, icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesinin gerekmediği, takibe yönelik itiraz üzerine imza itirazının reddine dair esas kararla birlikte ayrıca tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin karara gerek olmaksızın tedbirin kalktığı ve tazminat vesairin bu teminattan karşılanacağına dair yasal bir prosedür bulunmadığına göre, icra müdürlüğünce borçlu vekilinin "teminatın iadesi talebinin reddine" dair kararının isabetsiz olduğu-
Terekenin tamamının vasiyeti- Mirasçı ataması- Tenkis istemi-
Tenkisi istenen düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin incelenmesinde murisin terekesinin tamamını davalı mirasçılarına vasiyet ettiği, mirasçı atamasının üçüncü kişiler lehine yapılabileceği gibi yasal mirasçılar lehine de yapılabileceği gözetildiğinde, tasarrufun belirli mal vasiyeti şeklinde değil, TMK 516' de belirtilen nitelikte mirasçı atamasına (nasbına) ilişkin olduğu- TMK. m. 564, belirli mal vasiyeti söz konusu olduğunda uygulanabileceğinden, mirasçı atamasının tenkisi istemine ilişkin eldeki davada bu maddenin uygulanma olanağı bulunmadığı- Bu tür tasarruflar nedeniyle mirasçı olarak atanan kimseye karşı açılan tenkis davasının kabulü hâlinde dava edilen saklı paylar oranında tenkise karar verilmesinin gerekli ve yeterli olduğu-
SOLAS kuralları- BNWAS cihazının kaza sırasında çalışır durumda olmaması- Kaptanının teknik kusuru- Geminin denize ve yola elverişli olmaması- Taşıyanlar ve donatanın sorumluluğu-
Gemi adamının gemiyi başlangıçta sefere elverişsiz hâle getirecek bir kusuru varsa, artık taşıyanın teknik kusura ilişkin sorumsuzluk hükümlerinin değil, "geminin başlangıçta sefere elverişsiz hâle geldiği" gerçeğinin esas alınacağı- SOLAS kurallarında sefere elverişlilik şartı olarak belirtilen BNWAS cihazının aktif edilmemiş olmasının gemi kaptanının teknik kusuru olarak kabul edilemeyeceği ve bu durum artık gemiyi başlangıçta sefere elverişsiz hâle getiren bir sonucu ortaya çıkardığından meydana gelen zararlardan davalı taşıyanlar ve TTK. m. 1062 gereğince hakkında taşıyan hükümleri uygulanan donatanın sorumlu olduğu-
Şirket adına borca itiraz- Ticari mümessil- Vekaletnamenin kapsamı-
Tek ortaklı borçlu limited şirketin yetkilisi tarafından borca itiraz eden kişiye çıkarılan vekaletnamede "taşınmaz-araç alımı satımı, ipotek tesisi, ahzu kabza, tüm resmi dairelerde şirketin idaresi için gerekli işlemlerin yapılması dahil kapsamlı yetkiler verilmesi" nedeniyle, şirket adına vekaletname ile itirazda bulunanın "ticari mümessili" olduğunun ve borca itirazın geçerli olduğunun kabulü gerektiği- Takibe yapılan itiraz, 7 günlük hak düşürücü süreye tabi olup, acele işlerden olmakla aksi düşünüldüğü takdirde telafisi imkansız zararların doğacağı-
