İçerik Akışı
İcra ve İflâs Hukukuna İlişkin 'Makale ve İnceleme Yazıları', 'Hukuki Mütalâalar' ve Yüksek Mahkemenin Önemli İçtihatları (Ücretsiz Kitap Duyurusu)
Sevgili Meslektaşlarıma...
Kira bedeli- Ek protokol- Kira bedelinin miktarını ispat yükü-
Borçlunun cevap dilekçesi ekinde sunduğu sonraki tarihli, kira indirimine ilişkin ek protokolde, takip dayanağı kira sözleşmesinin taraflarca feshedildiğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, tarafların iradesini yansıtan takibe dayanak kira sözleşmesi ile kararlaştırılan aylık kira bedelinin belirli olduğu, borçlu kiracı 30 günlük ödeme süresi içerisinde bu kira bedelini ödemediğinden temerrüdün gerçekleştiği- "Davalının yargılama aşamasında taraflar arasında düzenlenen 'kira indirimi hakkında' konulu tarihsiz ek protokolü dosyaya sunduğu, davacının bu ek protokolün varlığını açıkça kabul ettiği, ek protokolde kira artışı yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak hangi tarihten itibaren uygulanacağının açık şekilde belirlenmediği, takibe konu kira bedelinin miktarının ispat yükünün kiralayana ait olduğu, mevcut delil durumu dikkate alındığında; aylık kira bedelinin davalının kabul ettiği ve ek protokolde belirlenen kira miktarı olduğunun kabulü gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Paranın haczi- İstihkak iddiası- Takibin devamı- Dava açma süresi- Paranın alacaklıya ödenmesi- Haczin kaldırılması- Geçerli haciz- İstihkak davasında ön koşul-
Kasada bulunan paranın haczi, üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması ve İİK m. 97'deki prosedürün işletilmesinden sonra, icra mahkemesince "takibin devamına" karar verilmişse de anılan kararın davacı üçüncü kişiye tebliğ edilmediği, ancak kararın tebliğini beklemeden üçüncü kişinin istihkak davası açabileceği- Kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü kişinin haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında istihkak davası açabileceği- Üçüncü kişi yasal süresi içerisinde istihkak iddiasında bulunduğundan dava açma süresinin kesileceği- Alacaklı vekilinin talebiyle paranın kendisine ödenmesi ve icra müdürlüğünce, "alacaklı vekilinin haricen tahsil talebi gereği talebin kabulü ile haciz fekki ile dosyanın işlemden kaldırılmasına" karar verildiği anlaşıldığından, icra mahkemesince "geçerli bir haciz bulunmadığı" gerekçesi ile istihkak davasının ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemi- Kiracının kiralananı aile üyeleriyle birlikte kullanımı- Alt kira yasağı-
Konut kiralarında kiracının kiralananı bakmakla yükümlü olduğu yakın aile üyeleriyle birlikte kullanımının alt kira yasağına girmeyeceği ve sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceği- Kiralananda kiracının evlenmeyle ayrılması sonrasında yakın aile bireylerinin kira karşılığı yaklaşık dört yıldır oturmaya devam ettikleri halde kiraya verenin bu duruma uzun bir süre ses çıkarmamasının kiraya verenin bu kullanıma icazet verdiği anlamına geleceği- Kiralananda kiracı ile birlikte otururken kiracının evlenmeyle kiralanandan ayrılması sonrasında kiracının bakmakla yükümlü olduğu yakın aile bireylerine kullandırılmasına uzun bir süre ses çıkarılmaması nedeniyle bu kullanımın sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddiası ile fesih ve tahliye davası açılmasının dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkeleriyle bağdaşmayacağı-
Sıra cetvelinin düzenlendiği tarih- Tasarrufun iptali- İhtiyati haciz- Kesin haciz- Hukuki yarar-
Sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte tasarrufun iptali davasında henüz karar verilmediği ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği anlaşıldığından, kendisine sıra cetvelinde pay ayrılması mümkün olmayan şikayetçinin şikayetinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği- "Şikayetçinin haczinin sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte kesin hacze dönüşmediği, sıra cetvelinin bedeli paylaşıma konu mal üzerinde, satış tarihi itibarıyla haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlenmesi nedeniyle şikayetçinin sıra cetvelinin iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle "hukuki yarar şikayet şartı yokluğundan şikayetin usulden reddine" karar verilmesinin hatalı olduğu-
İpotekli alacaklının taşınmazı temlik alması- Tasarrufun iptali- Sıra cetvelinin iptali-
"İpotekli alacaklının taşınmazı temlik almasına" dair tasarrufun iptal edildiği, şikayetçinin haczinin, malikin (aynı zamanda ipotekli alacaklının) borcuna ilişkin olmadığı, şikayetçinin, ipotekli alacaklının ipotek hakkı sahibi olduğu taşınmazı devralmasına dair tasarrufun iptalini talep etmesi üzerine tasarrufun iptal edilmesi, eldeki dosya ile bu kez ipotekli bankanın taşınmazı temlik alması sonucuna dayanarak sıra cetvelinin iptali istemesinin de doğru görülmediği- "İpotek hakkının, şikayetçinin haczinden önce olduğu ve ipotekli alacaklılara sıra cetvelinde 1. sırada yer verilmesine dair sıra cetvelinde de hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle "şikayetin reddine" karar verilmesinin isabetli olduğu-
Hazinenin mirasçılık belgesinin iptali istemi- Aktif husumet ehliyeti- Hukuki yarar-
Murisin mirasçısı olmayıp, mirasçı olduğunu da iddia etmeyen davacı hazinenin "mirasçılık belgesinin iptali" istemine ilişkin açtığı davanın "aktif husumet yokluğu" nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; davanın "hukuki yarar yokluğundan" reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Davacının "murisin ölüm tarihinin bulunmadığı, eş ve çocuk bilgisinin yer almadığı, mirasçısı bulunmaması durumunda mirasının Hazineye intikal edeceği, davanın Hazinenin mirasçılık iddiası nedeni ile açıldığı, sahte veraset ilâmlarına dayalı olarak yapılan tescil işlemleri nedeniyle Hazinenin yolsuz tescilden doğan zararları tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, davaya konu olan veraset ilâmının, Hazine davaya dâhil edilmeksizin hasımsız olarak alındığı, iptale konu veraset ilâmı incelendiğinde yabancı uyrukluluk bulunmasına rağmen mirasçılık belgesinin sadece 7 gün içinde düzenlendiği, murisin mirasçıları Lübnan vatandaşı olduğundan bu ülke ile karşılıklılık bulunup bulunmadığı gibi hususların hiç tartışılmadan veraset ilâmı düzenlendiği" şeklindeki temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği-
Yabancı para alacağının takibinde esaslar- Yabancı para alacağının Türk parası karşılığı- Yabancı para alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği- Kamu düzeni- İtirazın iptali davası-
İİK m. 58/3 uyarınca, alacaklının, yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca bu alacağın "hangi tarihteki kur" üzerinden tahsilini istiyor ise bunu da açıkça göstermesi gerektiği- Takip talebinde, yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almaması ve yabancı para alacağın aynen tahsilinin istenmesi durumunda, kamu düzenine ilişkin bu eksikliğin re'sen dikkate alınması ve davacının İİK m. 58/3 uyarınca usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
3308 s. K. gereği imzalanan staj protokolü- Öğretim bedelinin tahsili- Genel işlem koşulu-
3308 s. K. gereği imzalanan staj protokolü kapsamında kararlaştırılan öğretim bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemi- Özel okul öğrencilerinin staj veya tamamlayıcı eğitime devam etmelerinin zorunluluk arz ettiği, davacı idare tarafından hazırlanıp davalıya sunulan davaya konu protokolün genel işlem koşulları içeren tek tip sözleşme niteliğinde olduğu, aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmamasının bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin genel işlem koşulu sayılmasını engellemeyeceği- 3308 s. K. gereğince, staj yapan öğrencilere ödenecek staj ücretinden staj yapılan işletmenin, davaya konu olayda davalı Bakanlığa bağlı hastanenin kanun gereği sorumlu olduğunun belirlendiği, yasa ile işletmeye yüklenen bu sorumluluğun hazırlanan tek tip sözleşme ile özel okula aktarılmasının doğru olmadığı, TBK m. 21/1 uyarınca Protokollerin bu hususa ilişkin ilgili hükümlerinin yazılmamış sayılması gerektiği ve geçersiz olduğu, davacının ödenen staj ücretlerini özel eğitim kurumundan rücuen talep etmekte haklı olmadığı-
Bonoda düzenlenme tarihi- Tahrifat- Maddi hata- Kambiyo vasfı-
Bonoda, "06.99.2024" olan düzenleme tarihinin, "06.09.2024" olarak değiştirilmesi durumunda, tahrifattan önceki "04.99.2024" şeklinde yazılan düzenleme tarihinin gerçek bir tarihi yansıtmadığı, yazılışının yanılgıdan kaynaklandığı, düzenleme tarihinin yazılmasında maddi hata yapıldığının kabulü ile düzenlenme tarihinin vade tarihinden önce olmasının kambiyo vasfını etkilemeyeceği de gözetilerek "icra takibinin iptaline" ilişkin şikayetin reddi gerektiği- "Bononun düzenleme tarihi hanesindeki ay kısmının sonradan değiştirildiği ve bu değişikliğin keşideci tarafından imza veya paraf ile onaylanmadığı anlaşıldığımdan, düzeltmenin HMK m. 207 uyarınca 'yok hükmünde olduğu' ve senedin tahrifat öncesi haliyle değerlendirilmesi gerektiği, düzenleme tarihi, “06.99.2024” gibi takvimsel olarak mümkün olmayan bir tarih içerdiğinden, zorunlu unsurlarından düzenleme tarihinin geçerli şekilde mevcut olmadığı, kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağı ve İİK m. 170/a uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
