İçerik Akışı

Kamulaştırma bedeli - Kesin hüküm - Şikayet

TC Anayasası’nın 4709 sayılı Yasa ile değişik 46/son maddesi hükmüne göre; kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasının talep edilebileceği, bu oranın, kararın kesinleşme tarihinden sonrası için yapılacak hesaplamada dikkate alınacağı- İlk Derece Mahkemesince, takip dayanağı ilamın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz, kesinleşmeden itibaren şikayete konu dosya hesabı tarihi olan 27.12.2021 tarihine kadar ise Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan faizin uygulanacağı dikkate alınarak, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, şikayete konu dosya hesabı tarihi itibariyle bakiye dosya borcunun belirlenmesi gerekeceği-

Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanması- Almanya-

Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun eşe bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa istemi üzerine hakimin eşin soyadını taşımasına izin vereceği- Boşanan kadının evliliğin sona ermesinden sonra eşinin soyadını taşımasına imkan tanıyan bu hükmün amacı kadının sosyal durumunu korumasını sağlayacağı- Toplanan delillerden davacının boşandığı eşinin soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermediği, davacının sosyal yaşamında eşinin soyadı ile tanınıp bilindiği, Alman uyruklu olan kadının gerek Almanya gerek Türkiye'de belgelerinin bu soyadı ile düzenlendiği, bu nedenlerle boşandığı eşinin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-

Haciz ihbarnamesi- Üçüncü kişinin dava hakkı- Menfi tespit davasının tarafları-

Üçüncü kişinin İİK m. 89/3 kapsamında dava açabileceği- Menfi tespit davasının (iİİK m. 72) ise takip borçlusunun takip alacaklısına karşı açacağı bir dava türü olduğu, üçüncü kişinin bu davayı açamayacağı-

İmar Bankası- Görev Uyuşmazlığı- Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu

İflas işlemlerinin İmar Bankasına devredildiği ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle dava konusu işlemin idari nitelikte bir işlem olduğu ve bu nedenle uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği-

Tahliye - Kamulaştırma - Şikayet

İcra müdürlüğünden gönderilecek bir muhtıra ile kamulaştırılan taşınmazın tahliyesi mümkün iken, icra emri gönderilmek suretiyle takip yapılması doğru olmayıp, tahliye ve teslim kamulaştırmanın doğal sonucu olduğundan tahliyenin gerçekleştirilmesinin takip yapılmasına bağlı olmadığı, o halde İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile tahliye emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi- Kasten öldürme- İfa imkansızlığı

Murisin, bakım borçlusu davacı bakımından öldürülmesi halinde, ölünceye kadar bakma akdinin ifasının davacının haksız eylemi nedeniyle imkansızlaştığı, davalıların murisine sözleşmenin ifasının imkansızlaşmasında herhangi bir kusur yüklenmesinin söz konusu olmadığı, davacının ölünceye kadar bakma akdi ile yapılan temlikin iptali talebinin haksız ve kötüniyetli olduğu-

Yoksulluk nafakası- Kadının mesleği

Kadının zabıt katipliği sınavını kazandığı, kadının istifa ederek iş yerinden ayrılması ve kazandığı sınav ile yeni bir mesleğe başlayabilme imkanına sahip olması nedeni ile yoksulluğa düşmeyeceğinin kabulü gerektiği-

Şirket ihyası- Tasarrufun iptali- Tasfiye- Süre

Şirketin ihyası istemine ilişkin davada, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tasarrufun iptali davasının derdest olması nedeniyle tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyeceği- Şirketin ihyasına ilişkin davada da zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı-

Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak-Muris-Mirastan ıskatın iptali-Evlenme

Davacının murisin istediği kişi ile evlenmesine izin vermemesi üzerine hakaret, tehdit, darp girişimi ve mala zarar verme eylemlerini gerçekleştirdiği gerekçesiyle ıskat edildiği - Evlenme, boşanma gibi kişiye sıkı sıkı bağlı hak üzerinde egemenlik kurmak suretiyle davacı ile murisin tartışması sonucu davacının murise karşı gerçekleşen eylemlerin niteliği ve gerçekleşme biçimi değerlendirildiğinde ağır suç kapsamında değerlendirilmeyeceği - Mirasçılıktan çıkarma koşullarının kanıtlanamadığını, bu nedenle ıskat sonucu ölüme bağlı tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesi gerektiği –

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakıfları-Özel hukuk tüzel kişisi-Hizmet sürelerinin birleştirilmesi-Husumet

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının özel hukuk tüzel kişisi olduğu, kuruluş amacı ve mali yapısı itibarıyla kamu kurumlarından farklı nitelik arz ettiği - Somut olayda davacı vekilinin müvekkilinin 01.10.2012 tarihinde Sinop Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışmaya başladığını, 12.05.2020 tarihinden itibaren ise nakil yoluyla gittiği Gerze Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışmaya devam ettiğini, bu iki Vakfın davalı Bakanlık bünyesindeki Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne bağlı kamu işyerleri olduğunu, bu nedenle aynı işverene bağlı bir işyerinden başka bir işyerine naklen geçiş yapan müvekkilinin iş ilişkisinin devam ettiğini ve bu iki Vakıfta geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek kıdem süresi ile yıllık izin sürelerinin tespiti istemiyle bir dava açtığı- Anılan davada husumeti Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne izafeten davalı Bakanlığa yönelttiği ve davalı taraf olarak Bakanlığı gösterdiği - Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan ayrı birer özel hukuk tüzel kişisi olduğu, bu nedenle husumetin davalı bakanlığa yöneltilmesinin hatalı olduğu –