İçerik Akışı
Munzam zarar- Dava değeri- Harç-
Munzam zararın tazmini davasında, bilirkişi raporu ile alacağın belirli hale geldiğinden ve harcın verilen kesin süreye rağmen tamamlanmamış olması nedeniyle dava değerinin harcı yatırılan miktar kadar olduğu kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olduğundan söz edilemeyeceği-
Şirket ortaklarına kâr payı dağıtılması- Genel kurul kararı-
Şirket ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde genel kurulca bir karar alınması gerektiği-
Özel hukuk kuralları- İdari yargı- Kamu gücü-
Statü itibarıyla özel hukuk kurallarına tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan EPİAŞ'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak idari işlemler tesis edebileceği, dava konusu işlemin de davalı idarece salt özel hukuk kurallarına göre değil, 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği" ile 6446 sayılı Kanun'un 17. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının uygun görüşü alınarak Kurul kararıyla ihdas edilen Usul ve Esaslar uyarınca tesis edildiği anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu-
Avukat işçi- Vekâlet ücreti-
Avukat işçinin vekâlet ücretine hak kazanabilmesinin taraflar arasında akdedilen yazılı sözleşmede bu hususun kararlaştırılması şartına bağlı olduğunun belirtildiği, iş sözleşmesinde vekâlet ücretinin verileceğine ilişkin bir hükmün olmaması, davacının çalıştığı dönem boyunca vekâlet ücretinin verileceğine ilişkin işyeri uygulamasının bulunmaması ve buna ilişkin işyerinde bir yönetmeliğin ve genelgenin olmaması nedeniyle davanın reddine karar verileceği-
Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun!
Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun!
Tescilde teklik ilkesi-
Marka hukukunda tescilde teklik ilkesi söz konusu olduğundan, kendisinden önce tescilli bir marka mevcutken, öncelik hakkına dayanarak tescilsiz bir markanın tesciline imkan vermeyeceği-
Özen gösterme yükümlülüğü- Defter ve belgelerin zayi olması-
Şirket yetkilisinin dava konusu defter ve belgelerin zayi olmasına gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, dosya içerisinde şirket yetkilisi tarafından defterlerin muhafazası için gerekli tedbirlerin alındığına dair bir delilin de mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Görevli mahkeme- Hukuki yarar-
Asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülen ve görevsizlik kararı verilen bir talebin, görevli mahkemeye gönderilmeyip aynı talebin yeniden asliye ticaret mahkemesinde ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunduğundan söz edilemeyeceği-
Manisa Barosu - Meslek İçi Eğitim Programı
Konu: İcra ve İflas Hukukunun Güncel Sorunları - İcra ve İflas Hukukunun Tartışılan Yönleri
Sigortalılık statüsünün değerlendirilmesi- Taleple bağlılık- Anayasal insan hakkı-
Davacının ortağı olduğu iddia edilen dava dışı kollektif şirketteki ortaklık kayıtları getirtilerek bu şirketteki ortaklık sürelerinin netleştirilmesi gerektiği, şirketin faaliyet durumu araştırılarak 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık statüsünün değerlendirilmesi gerektiği, davacının 1479 sayılı Kanun'a tâbî sigortalı olduğunun anlaşılması durumunda dava konusu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında yapılan bildirimlerin denetim raporunda 1479 sayılı Kanun'a göre sigortalı olduğu, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olamayacağı belirtilmekle birlikte davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı ile ilgili bir belirleme yapılmadığı dikkate alınarak mahkemece davacının ilgili döneme ilişkin hangi sigortalılık statüsünde olduğunun tespitini talep ettiği yönünde beyanı alınarak dava konusunun belirlenmesi gerektiği, talebin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık sürelerin tespitine ilişkin olduğunun anlaşılması hâlinde ilgili şirket kayıtları getirtilip eksiklikler tamamlandıktan sonra davalı Kurum işlemi ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki tespitler irdelenip davacının talebi çerçevesinde karar verilmesi gerektiği, bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince davacının 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen ve Kurumca iptal edilen sigortalılık sürelerinin geçerli sayılmasını talep ettiği, taleple bağlılık kuralı gereği bu yönde inceleme yapılarak karar verildiği şeklindeki gerekçe ile sosyal güvenlik hakkının vazgeçilmez ve devredilemez anayasal bir insan hakkı olduğu gözden kaçırılarak somut olayda uygulanma yeri olmayan HMK’nın 26. maddesine vurgu yapılarak verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunmadığı-
