Boşanma davası sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, «karar verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesi gerekeceği–
Davacı tanıklarının, davacının aktardığı anlatımlarına dayalı be-yanlarına itibar edilerek boşanma kararı verilemeyeceği–
Davalının «ruhsal rahatsızlığı»nın ileri sürülmesi halinde, mahkemece -MK. 405 ve HUMK. 42. uyarınca- sulh hukuk mahkemesine yazı yazılarak «davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği»nin sorulması gerekeceği–
Boşanma davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakime geniş takdir hakkı tanındığı, tarafların bir dava üzerinde serbestçe hareket etme imkanına sahip olmadığı– Boşanma davalarında hakimin kanıtları serbestçe -ancak, objektif esaslara dayanarak- değerlendirilebileceği– Mahkemece maddi olayların takdirinde hataya düşülmesi halinde, hükmün Yargıtay’ca bozulacağı–
İlanen tebligatın son çare olduğu, davalının adresi titizlikle araş-tırılmadan yapılan ilanen tebligata dayanılarak boşanma kararı verilemeyeceği–
Tanıkların belirttikleri kanaate göre boşanma hükmü kurulamayacağı–
Boşanma davalarında tanıklara sorulacak hususlar–
Boşanma ve ayrılık sebepleri hakkında, eşlerin milli hukukunun uygulanacağı–
Nafakaya ilişkin yabancı mahkeme kararları için tenfiz kararı alınmasına gerek var mıdır?