Tayin edilen kesin süre içinde gösterilmeyen tanıkların daha sonra dinlenmiş olmaların halinde, sözlerinin hükme dayanak yapılamayacağı–
Aksine inandırıcı delil ve olaylar var olmadıkça hakimin, tanıkların söylediğinin doğruluğunu kabul etmek zorunda olduğu–
MK'nın 134/son maddesine göre, fiili ayrılık sebebine dayanılarak açılacak boşanma davalarında, taraflar arasında önce görülen ve retle sonuçlanan kararın kesinleşmesinin zorunlu olacağı, temyiz yoluna başvurulan mahkeme kararının Yargıtayca onandığına dair yapılan bildirimle, ilgilinin, gerekli bilgiye sahip olacağı ve dilerse yine karar düzeltme istemine tabi olması halinde bu yola başvurulabileceğinin tabi olacağı, usul yasasının konuyla ilgili maddelerinin amaçsal yorumundan da, Yargıtay onama kararlarının örneğinin taraflara tebliğine göre olmayıp yalnızca mahkeme kararının onanmasına ilişkin karar sonucunun bildirilmesiyle Yasa ile güdülen amacın sağlanmış olacağı kanaati ile benimsenmediği-
Müracaata bırakılan boşanma davasının üç ay içinde -yenileme harcı da yatırılarak- yenilenmemesi halinde, açılmamış sayılacağı–
Tanıkların dinlenmesi için Fransız yetkili hukuk mahkemesine yazılan talimata rağmen, tanıkların o ülkedeki Türk Konsolosluk memuru tarafından ifadelerinin alanmış olmasının bozma nedeni olacağı–
Boşanma davalarında «kabul»ün sonuç doğurmayacağı–
«Temyiz sürelerinin, ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlayacağı» (HUMK. 432) hüküm altına alınmışsa da, bu madenin tamamen temyiz süresinin hangi tarihte başlayacağına ilişkin olduğu, nihai kararın tefhimi ile taraflar yönünden doğan temyiz hakkının varlığına etkili olmadığı- Tarafların boşanmaya dair kararın yüzlerine karşı tefhim edildiği tarihte verdikleri ve imzaları kabullerinde olan müşterek dilekçeleriyle, «haklarındaki boşanma kararını temyiz etmeyeceklerini» dair yaptıkları bildirimin kendilerini bağlayacağı-
Dinlenen tanık sözlerinde geçen olayın zamanının ve olaylardan sonraki tarafların tutum ve davranışlarının, taraflarla olan ilişkilerinin derecesinin, olayların ne şekilde ve nasıl başladığının ve benzer konuların tanıklardan etraflıca sorulması gerektiği–
Bir tarafın, karşı tarafın olurunu almadan, listesinde bildirdiği tanığın dinlenmesinden vazgeçebileceği–
Tanığın ifadesinin mahkemece etraflı bir şekilde alınması gerekeceği, tanığın sözlerinin «karakolda ve ağır ceza mahkemesindeki ifadele-rimi tekrar ederim» şeklinde tutanağa geçirilmekle yetinilemeyeceği–
