Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren on günlük hak dü-şürücü süre içinde yetkili mahkemeden yeni duruşma günü tebliğ ettirilmemesi veya yetkili mahkemeye bu amaçla başvurulmaması halinde, mahkemece «boşanma davasının açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekeceği–
Boşanma davası açıldıktan sonra oluşan olayların, boşanma nedeni olamayacağı–
Deliller ne olursa olsun, hakimin vicdanen kanaat getirmeden bo-şanmaya karar veremeyeceği– (Boşanma davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle; hakime geniş takdir hakkı tanındığı, bu dava-larda hakimin, evlilik birliğinin gerçekten onarılmaz şekilde kökünden sarsılıp sarsılmadığı hakkında bilgi ve kanaat sahibi olmak zorunda olduğu, sağlıklı bir sonuca ulaşılmasının, olayların yeri, zamanı, ne şekil-de oluştuğu, kimin davranışının öncelikli olduğu, karşı tarafın söz ve davranışlarının art niyetsiz bir tepki, bir öfke sonucu olup olmadığının bilinmesine bağlı olduğu-)
Boşanma ile ilgili hükmü hükümlülüğü nedeniyle kendisine vasi atanmış olan eş temyiz edebilir mi?–
Ağır hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeniyle kendisine vasi tayin edilmiş olan kimsenin atadığı avukatın, kısıtlı adına boşanma davası açamayacağı (Boşanma davası açması için avukata, vasi tarafından vekaletname verilmesi gerekeceği)–
Nafaka davalarında kesinlik (temyiz edilebilirlik) sınırı–
Yöntemine göre adres araştırılmadan, davalının adresinin «meç-hul» olduğunun kabul edilerek ilanen tebligat yapılamayacağı–
Boşanma davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakime geniş takdir hakkı tanındığı, tarafların bir dava üzerinde serbestçe hareket etme imkanına sahip olmadığı– Boşanma davalarında hakimin kanıtları serbestçe -ancak, objektif esaslara dayanarak- değerlendirilebileceği– Mahkemece maddi olayların takdirinde hataya düşülmesi halinde, hükmün Yargıtay’ca bozulacağı–
Boşanma davası sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, «karar verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesi gerekeceği–