Evlenme sırasında kadına armağan edilen ziynet eşyalarının kadına ait olacağı, boşanma halinde geri verme yükümlülüğünün olmayacağı–
Boşanma davaları için düzenlenecek vekaletnamelerin fotoğraflı düzenlenmesi gerekeceği–
Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi isteğinin, Türk hukukunun uygulanmamış olması sebebiyle reddine karar verilebilmesi için 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 38/e maddesi (şimdi; 5718 sayılı MÖHUK'un 54/(1)-ç maddesi) uyarınca bu yönde bir itirazın ileri sürülmüş olması gerekeceği–
Yabancılık unsuru taşıyan davalarda uygulanacak hukukun 2675 sayılı MÖHUK’un (şimdi; 5718 sayılı MÖHUK'un) ilgili hükümlerine göre belirleneceği- Sadece taraf vekillerinin beyanı ile boşanmaya karar verilemeyeceği–
Ortak yaşanan evde bulundurulan not defterinin elde edilmesinde, hukuka aykırılık olmayacağı–
Evliliğin genel hükümlerine ilişkin konularda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun uygulanacağı–
Henüz 10 yaşında olan küçüğün, annesi ve babası arasında görülen boşanma davasında taraflardan birisinin lehine, diğerinin de aleyhine beyanda bulunmaya mecbur bırakılmasının, onun ruhsal yapısını olumsuz yönde etkileyeceği–
Noksan temyiz giderlerinin tamamlanması için temyiz eden davalıya çıkarılan muhtırada kullanılan “gönderme” sözcüğü yasal olmadığı gibi verilen 7 günlük sürenin de kesin olduğunun açıklanmamasının HUMK.nun 434/3 ve Yönetmeliğin 34 ve 53. maddesine aykırı olacağı-
Taraflar tek bir konuda anlaşamamış olsalar dahi, delil toplanmadan boşanma konusunda karar verilemeyeceği-