Mahkumiyeti nedeniyle kısıtlanmış olan sezgilerin, boşanma dava-sını bizzat takip edemeyecekleri, MK. 462/8 uyarınca kendilerine vasi tayini gerekeceği–
Tanık ifadelerinde davacı ve davalıdan kaynaklanan eylem ve söz-lerin yeri ve zamanı ve bu eylem ve sözlerden sonraki taraf davranışları açıklanmıyorsa, bu beyanlara dayanılarak hüküm kurulamayacağı–
Hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan mümeyyiz kişinin boşanma davasına ilişkin hükmü tek başına temyiz edemeyeceği–
Birleştirilen (boşanma) davalarının birbirinden bağımsız olduğu, biri hakkında yapılan usul işlemlerinin, diğerine teşmil edilemeyeceği–
«Yetki itirazının reddine» ilişkin olarak davalının yokluğunda veri-len karar, davalıya tebliğ edilmeden, davalının yokluğunda yargılamaya devam edilip, boşanma kararı verilebilir mi?–
Davalının «ruhsal rahatsızlığı»nın ileri sürülmesi halinde, mahkemece -MK. 405 ve HUMK. 42. uyarınca- sulh hukuk mahkemesine yazı yazılarak «davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği»nin sorulması gerekeceği–
Açılan boşanma davası üzerine, davalıya çıkarılan davetiyenin HUMK. 213, 509, 510. maddelere uygun düzenlenmemiş olmasının, «ilk itiraz»lardan olduğu, bu hususun Yargıtay Özel Dairesince bozma nedeni yapılamayacağı–
Davacının «bakire olduğu» iddiası tıbben tesbit ettirilmeden, bo-şanma istemi hakkında olumlu/olumsuz karar verilemeyeceği–