Özel Kanununda Aile mahkemelerin kararlarına karşı ayrı bir temyiz süresi getirilmemiş; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıf yapılmış olup bu madde hükmüne göre; Asliye Hukuk Mahkemesince verilecek kararların temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olacağı-
Tanık hakkında yalan tanıklıktan suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakta olup bu konuda bir araştırma yapılmadan ve kamu davası açılmışsa sonucu beklenilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemeyeceği-
Mal rejiminin tasfiyesine yönelik davalarda, Aile Mahkemesinin görevli olacağı-
Mal rejiminin tasfiyesine yönelik davada aile mahkemesinin görevli olacağı-
Boşanmanın fer'i sonuçlarıyla ilgili anlaşmaların hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmayacağı-
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmaları olduğundan akrabalık veya diğer bir yakınlığın başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamayacağı-
Yeni Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce edinilmiş mallar yönünden çıkan uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı–
Hakimin boşanma için gösterilen olayların varlığına vicdanen inanmadıkça sabit addedemeyeceği, iki tarafın bu konudaki kabullerinin dahi hakimi bağlamayacağı, hakimin gösterilen delilleri serbestçe takdir edeceği–
Yabancı mahkemenin İsviçre Medeni Kanununun 111. maddesi gereğince, tarafların anlaşmaları uyarınca verdiği boşanma kararının tanıtılmasına ilişkin istemin Türk mahkemesince «...boşanmayı gerekli kılan sebep ve hadiselerin kararda gösterilmediği, kararın gerekçeden yoksun bulunduğu...» gerekçesiyle reddedilemeyeceği–
Terk sebebine dayanan boşanma davasında davalının davayı kabul beyanının sonuç doğurmayacağı–
