Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat yükünün tekrar borçlu tarafa geçeceği, lehtar alacaklının senetteki ihdas nedenini değiştirir şekilde talilde bulunması halinde ise ispat yükünü üzerine aldığının kabulünün gerektiği, somut olayda davaya konu bono üzerinde düzenleme nedeninin "nakten" olarak gösterildiği, davacı her ne kadar taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalı ile oğlu arasında ticari ilişki bulunduğu - Bu ticari ilişkide dahi borcun 5.000.000,00 TL olmadığını ileri sürmüşse de davacının asaleten ve şirket yetkilisi sıfatıyla imzaladığı protokol, vekaletnameler ve savcılık dosya örneği dikkate alındığında taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının protokol ile davalıya karşı taahhüdünün bulunduğu, savcılıkta alınan ifadelerden davacının oğlunun yürüttüğü faaliyetlerde oğluyla birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığı bu nedenle davalı savunmasının yerinde olmadığı, davalının senet nedenini talil etmediği, davacının ise senet nedeniyle borçlu olmadığını yazılı belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı -
Uyuşmazlık, kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takibe karşı, kredi sözleşmesindeki imzanın sahte olduğu iddiasıyla, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca takipten sonra açılmış tespit istemine ilişkindir...
Taraflar arasında kararlaştırılan işletme devri gerçekleşmediğinden herkesin sözleşme nedeniyle verdiğini alma hakkı bulunduğu- Lehine ipotek tesis edilen davalının dava konusu ipoteği dava açılmadan önce diğer davalıya temlik ettiği, Savcılık soruşturma dosyası incelendiğinde; dava konusu işletme devri nedeniyle verildiği anlaşılan bonolara ciro yoluyla hamil olan davalıların "bonoların bedelsiz olduğunu" bildikleri kanaatine varıldığı, dosya içeriğinden ipoteğin bu bağlamda bedelsiz olduğunun bildiği kanaatinin yerinde olduğu- İpoteğin fekki talebi konusuz kalmakla birlikte ipotek işletme devri nedeniyle tesis edildiğinden ve işletme devri gerçekleşmediğinden ve davadan önce ipotek davalı tarafından temlik edildiğinden davacının ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasının nispi harca tabi davalardan olup, bu talep yönünden ipoteği temlik alan davalı aleyhine davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, icra takibinden sonraki sebeplere dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir...
Davanın; borçlu olunmayan tutarın icra baskısı altında ödendiği iddiasıyla açılan istirdat istemine ilişkin olduğu, davacının, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 9 uncu ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılacağından, takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca istirdat davasını ancak takip borçlusunun açabileceği, davacının icra takip dosyasına ödediği bedeli davalıdan geri isteme hakkı bulunmadığı-
Yargıtay karar düzeltme ilamında, dosyada bulunan tahsilat makbuzlarının davalı şirket tarafından kullanılan makbuzlar olup olmadığının ve ...............’ün başka kişilerden de aynı şekilde tahsilat yapıp yapmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinildiği, yapılan kolluk araştırması ve .............. tarihli duruşmada dinlenen tanık beyanlarına göre, davaya konu tahsilat makbuzlarında ismi geçen............’ün ............. Tarım Limited Şirketi adına tahsilat yaptığı kanaatine varıldığı, yine davacı vekilinin duruşma sırasında sunduğu ..............’e ait .............. tarihli kolluk ifade tutanağında ...........'ün, ................ Tarım işletmesinde ziraat mühendisi olarak çalıştığını ifade ettiği, ............. tarihli raporun sonuç kısmında, dava dosyasında bulunan makbuzlar ile yapılan ödemelerin geçerli sayılması halinde davacı ......’ın davalıya borcunun bulunmadığı tespiti karşısında davanın her iki davacı yönünden de kabulüne karar vermek gerektiği-
Uyuşmazlık, bir kısım dava dışı sigortalı hastalar adına düzenlenen reçetelerin arkasındaki imzaların hasta ya da yakınına ait olmadığının tespit edilmesi nedeniyle toplam 5 adet reçete için 2012 Eczane Protokolü'nün 5.3.2 ve 4.3.6 ncı maddeleri uyarınca kurum tarafından uygulanan cezai şart ve reçete bedeli kesintisi işlemlerinden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir...
Dava konusu çeklerin, faktoring sözleşmesi ile diğer davalı faktoring şirketine verildiği somut olayda, malların teslim edilmemesi nedeniyle çeklerin karşılıksız kaldığı yönündeki savunmanın 6361 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları dikkate alındığında davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği-
