Davalı temlik alan ............ Varlık Yönetimi A.Ş.'ne ise davaya konu bononun davacı ile arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı hususunda yemin davetiyesi çıkarıldığı, bono temlik alınırken evrak üzerinde bononun sözleşmeye uygun düzenlendiğini tespit etmeleri nedeniyle alacağı temlik aldıklarına dair yemin eda ettiği gerekçesi ile bu davalı yönünden 1.870.000,00 TL bedelli senetten dolayı 711.545,98 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verildiği, davalı ............ Petrol Tar. Ürün. Mad. Yağ Üretimi Kimya İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlayamadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği- 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ve 143 üncü maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince, davalı temlik alan varlık yönetiminin harçtan muaf olduğu-
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir...
Dava konusu çeklerin kambiyo senedi vasfında olup, senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacılar tarafından dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasını ispatlar herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar dosyada 50.000,00 TL paranın davalıya yatırıldığına ilişkin olarak ''araç bedeli'' açıklaması ile dekont bulunsa da bu husus delil başlangıcı olarak değerlendirilse de davacıların dava dilekçesinde tanık ve açık bir şekilde yemin deliline dayanmadığını, davalının ise dava konusu çeklerin davacı ile aralarında dava dışı olan başkaca satımlara ilişkin olarak yapıldığı savunmasına ilişkin noter senetlerini dosyaya ibraz ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Uyuşmazlık, icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının istemine ilişkindir...
Davacının kambiyo takibi nedeniyle değil çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek keşide tarihine göre zamanında bankaya ibraz edilmemiş olsa da davacının keşideci sıfatıyla çek hamiline karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesi yollaması ile 732 nci maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu, davacı vekiline 20.10.2020 tarihli duruşmada delillerinin sorulduğu, davacı vekilince dosyaya yeni bir delil kazandırılmadığı, davaya konu çekten dolayı davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edildiği-
Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...
Taraflar arasında; cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişki bulunduğu,yazılı olarak cari hesap mutabakatı yapılarak davacı şirketin borcunun belirlendiği, sonrasında “Alacağın Temliki Protokolü” yapılarak davalı tarafından bir kısım alacağın tahsil edildiği, "Temlik Protokolü"nde borcun ifası yani ödeme yerine geçmek üzere yapılmadığı ve ifa yerine borcun teminatını teşkil etmek üzere yapılmış bir alacak temlikinin söz konusu olduğu- Borçlunun aczi ya da hukuki imkansızlık nedeniyle tahsil edememesi durumunda, bu tarihten itibaren temlik edilen alacağın tahsil edilip edilemediğine bakılmaksızın davacının cari hesap borcunun muaccel olacağı yani davalıya temlik edilen alacağı borçludan tahsil etmek konusunda herhangi bir kusur ya da çaba göstermeye gerek olmaksızın, cari hesap alacağını davacıdan talep edebileceği-
Uyuşmazlık, keşideci sıfatıyla imza atılan çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir...
Dava, çeke dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir...
Davacı/takip borçlusunun, takip ve dava konusu bonoda keşideci olarak imzası bulunmadığından, imzaya itiraz ederek, bono ve takipten dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, yargılama sırasında imzaya itirazının olmadığını belirterek tahrifat iddiasında bulunduğu, senet aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde senette tahrifat bulunduğu ve orijinal bedelin 5.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu durumda senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiği, davacı ............ tarafından senedin keşide edilmesinden sonra, bedelin 5.000,00 TL olmasına rağmen tahrifatla bedelinin 2.200.000,00 TL’ye yükseltildiğine göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 748 inci maddesi gereğince davacının bu senedin 5.000,00 TL'sinden sorumlu olduğu, geri kalan 2.195.000,00 TL’sinden sorumlu olmadığı, senet bedelinin 2.195.000,00 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine, uyuşmazlık konusu senedin düzenlenmesinden sonra tahrifat yapıldığı, tahrifatlı halde senedin kötü niyetli olarak takibe konu edildiği, davacının eldeki davayı açmak zorunda kaldığı, davacı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminatının koşullarının oluştuğu dikkate alınarak davacı keşideci/borçlu yararına tazminata hükmedilmesine, kötü niyet tazminatının davalı ...............'den tahsiline, yargılama giderinden ise, davacı talebi ile 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi nazara alınarak, davalılardan temlik veren ve temlik alanın birlikte sorumlu tutulmasına, bu hususun da yerel mahkemenin kabulünde olduğu, ancak dairelerince duruşma açılarak rapor alındığı gerekçesiyle temlik alan davalı ............. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
