Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlem ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakka usule ilişkin kazanılmış hak denildiği- Usuli kazanılmış hakka ilişkin yasal bir düzenleme mevcut değilse de gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında bu hususun kabul edilmiştir olduğu- Usuli Kazanılmış haklardan birisi de Yargıtay bozma ilamına uyulması ile oluştuğu- Yargıtay bozma ilamına uyulmakla artık bozma ilamında belirtilen şekilde işlem yapılmasının zorunluluk haline geleceği- Mahkemenin bozmaya uyma kararı ile bağlı olacağı- Bozma kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlü olacağı-
6100 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde düzenlenen sürelerin uzaması durumunun sadece bu kanunda düzenlenen süreler için geçerli olduğu- 6183 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin de maddi hukuka ilişkin bir süre olması ve adli tatilden sonra uzamasının söz konusu olmamasına nazaran mahkemece davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı-
İcra takibine konu senetle ilgili olarak zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği, alacaklı tarafından 7 gün içerisinde genel mahkemelerde dava açılmamış olması karşısında ilgili kararın kesin hüküm teşkil ettiği- İİK m. 72 uyarınca icra dosyası kapsamında yapılan ödemelerle ilgili olarak ilgili yasa hükmü gereğince eldeki davaya istirdat yönünden devam edilmesine karar verildiği, davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği, icra takibinin zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmış olması nedeniyle menfi tespit talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı-
Petrol taşıma iş ve işlemleri konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu ehil bilirkişi heyetinden, kullanımına izin verilen alana düşen hasılatın, davacının özel mülkiyetinde bulunan taşınmaz kısmından elde edilen hasılattan ayrı olarak tespit edilip edilemeyeceği, kiralanan alan bakımından davacının elde ettiği hasılatın ayrı şekilde belirlenip belirlenemeyeceği değerlendirilerek, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedel hesap edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Tespit raporu ile hükme esas alınan raporda aynı kalem ilave işler bakımından belirlenen bedeller arasındaki fark fahiş nitelikte ve çelişkili olup, ilave işler bakımından aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden rapor alınıp karar verilmesi gerekeceği- Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler bakımından; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi gereğince dava ya da takipten sonra alacağın bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yüklenicinin bu yöndeki savunmasına rağmen ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmamasının, icra dosyasının güncel durumunun tetkik edilmemesi ve 6098 sayılı TBK 100. maddesinin uygulanması bakımından olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı- Mahkemece yapılması gereken işin; ek rapor alınarak ilave işler bakımından tespit raporu ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, önceki bozma ilamı da dikkate alınarak yüklenicinin hak ettiği iş bedeli hesaplanırken fazla mesai kaleminin dikkate alınmaması, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin bulunarak icra takibi ve dava öncesinde yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye iş bedelinin hesaplanması, ulaşılan sonuca göre yüklenicinin hak ettiği bir bedel var ise davadan sonra yapılan ödemeler bakımından icra takip dosyasının tetkiki sonrasında TBK 100. maddesi gereğince ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğine dair karar verilmesinden ibaret olduğu-
Senedin davacıya zorla imzalatıldığına dair kanaat oluşturacak şekilde dosyada herhangi bir bilgi ve yazılı belge bulunmadığı, ikrah iddiası tanıkla ispatlanabilir ise de, dinlenen bir kısım tanık beyanlarından, ispat yükü kendisinde olan davacının söz konusu senedin zorla imzalatıldığı hususunu ispatlayamadığı, mahkemece davanın reddi yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Uyuşmazlık, asıl davada davacıların, kefaletlerinin sona erdiği ve borçlu olmadıklarının tespiti, birleşen davada ise davalıların kefaletinin devam ettiği kredi sözleşmesi nedeniyle davacının alacak istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesindeki kefaletin geçersizliği nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve sözleşmenin iptali istemine ilişkindir...
6183 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine göre menfi tespit istemi-
Uyuşmazlık, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir...
