Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup davacı vekilinin, davaya konu bononun müvekkili A. B' ye hile ile imzalatıldığını iddia etmiş, bu iddiasını ispat için davacının eşi olan F. B'nin tanık olarak dinlenilmesini istediği-Tanıklığın, üçüncü kişilerin (davanın tarafı dışındaki kişilerin) dava ile ilgili bir vakıa hakkında, dava dışında edinmiş oldukları bilgiyi mahkemeye bildirmeleri olduğu- Bu anlamda tanığın davanın tarafları dışında üçüncü bir kişi olması zorunlu olup tarafların ve külli haleflerinin kendi davalarında tanık olamayacakları-
Davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde borç sebebi olarak "kendisine kullanması için verilen 995.00 TL lik çek karşılığı şirketimin çekini ödememesi nedeniyle çekin karşılığını tarafıma vermemesi sebebiyle" gösterildiği- Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşeceği- Davalının başlattığı takip nedeniyle davacılar ile arasındaki borç ilişkini ispata elverişli bir delil sunulmadığı, toplanan deliller ile davalının iddiasını ispat edemediği ve davanın kabulü gerektiği-
Uyuşmazlığın, davacı şirketin davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ile kurum işleminin iptali istemine ilişkin olduğu- İlk Derece Mahkemesince; ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra dava dosyasının işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık yasal sürenin geçmesinden sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği göz önünde bulundurularak, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği-
Eksik/ayıplı iş olup olmadığının tespitinde, dava konusu olan bağımsız bölümlerde mobilya/iç dizaynda iddia olunan eksik/ayıplı işler taraflar arasında olan sözleşme kapsamında, iç dizayn için taahhüt edilen vasıf ve nitelikte yapılmadığı ve ayıplı imalat bedeli mahkemece yapılan keşif sonucu alınan denetime elverişli, gerekçeli bilirkişi heyet raporu ile belirlendiği, taraflar arasında kararlaştırılan toplam iş bedeli uyuşmazlık konusu olmayıp davalının da ihbar definin olmaması karşısında davacının davalıya ayıplı işler bedeli oranında borçlu olmadığının kabulü gerektiği, davanın yüklenici ile alt yüklenici arasında olması itibariyle iş bedellerinin bağımsız bölüm sahiplerince ödendiği olgusunun da işbu dava yönünden önemi olmadığı, davacının, bilirkişi raporu ile belirlenen miktarda davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmayan davalının dava dilekçesinde yer alan tüm iddiaları inkâr etmiş bulunmasına, inkâr savunmasına dayanak vakıa ve delile dayanmayan davalının süresinden sonra bildirmiş olduğu delillerinin karşı ispat hakkı kapsamına taşınarak değerlendirilmesine imkân bulunmamasına, somut uyuşmazlıkta ispat yükünün davalı üzerinde olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece verilen menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği taşıması itibariyle bu hususta 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesi uygulanarak, usulüne uygun muhtıra ile davalının defterlerinin ibraz etmesinin istenmesi, ibraz edilmemesi halinde 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıya defterlerinin elinde bulunmadığına dair Mahkemece yemin teklif edilmesi, yemin icra edilmezse anılan Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrası değerlendirilmesi ve bozma ilamında belirtildiği üzere tüm dosya kapsamı, tarafların beyanları mutabakat belgesi, mal iadesine dair belgelerin incelenip değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Çekte rehin cirosu yapılamayacağı ve çekin sadece tahsil veya temlik cirosuyla verilmesinin mümkün olduğu- Çekin üzerinde davalı banka tarafından yazılan “Bedeli teminat içindir.” ibaresinin bulunması durumunda çekte rehin cirosu olduğundan davalı bankanın bu çek yönünden meşru hamil kabul edilemeyeceği, davalı banka aleyhine açılan menfî tespit ve istirdat davalarının kabulü gerektiği- Dava konusu diğer çek, bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya ibraz edilmiş olup, davalı şirketten temlik cirosu niteliğini taşıyan beyaz ciro ile ile çeki devralan davalı banka aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek davalı banka tarafından ibraz edildiğinden, davalı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerektiği-
6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesine göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği-
Tüketicinin taşınmaz satış sözleşmesi için verdiği senetlerden sorumluluğu- Davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan konut satış sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket lehine düzenlenen senetlerin emre yazılı olması nedeniyle 6502 s. K. m. 4/5 uyarınca davacı tüketici yönünden geçersiz olduğu ve bu nedenle, senetleri ciro yoluyla devralan davalı bankanın iyiniyetli olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı-
Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı yönünden iptali istemine ilişkindir...
