Hakem kararının incelenmesinde tarafların da talebi ile tahkim başvurularının tek dosya altında birleştirildiği, davalı-davacı konumunda bulunan davacı şirketin cevap dilekçesinde "Comsa'nın iddialarına karşı talep ve karşı taleplerimiz" başlığı altında "sözleşmelerin gözden geçirilmesi ve uyarlanması konusunda talep ve karşı talepler" başlığı ile iddiaları ve savunmalarının açıklandığı, tahkim yargılama süreci, davalının ayrıca cevap dilekçesi sunma talebi veya bu yönde yapılmış itirazının olmadığı gibi, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15 inci maddesinin (f) bendi uyarınca; iddia edilen hususun kararın esasına etkili olması koşulunun somut olay yönünden gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davacının tüm talepleri hakkında tek hakem tarafından karar verilmiş olmakla bu iptal sebebinin de yerinde olmadığı, tahkim ilk itirazı esasa ilişkin bir itiraz olmadığından tahkim itirazı ile red edilmiş olan menfi tespit davasının kesinleşmesinin senetlerin kambiyo senedi mi yoksa teminat senedi mi olduğu hususunu etkilemesi söz konusu olamayacağına göre bu yöne ilişkin iptal sebeplerinin de yerinde görülmediği, hakem kararının kamu düzenine aykırı olup olmadığının denetlenmesinin, esasa ilişkin hakemlerin doğru karar verip vermediğinin denetlenmesi anlamına gelmeyeceği, kamu düzenine aykırılık tespit edilmediği, tahkim şartının geçerli olduğu, hakemin tüm talepler hakkında karar verdiği, böylece tek hakem kararının iptalini gerektiren bir yön bulunmadığı, kararın icrasının bu davanın açılması ile kendiliğinden durduğu gerekçesiyle; davanın reddine, tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Menfi tespit davasında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davacının tutanak içeriğinde belirtildiği şekilde kaçak elektrik kullandığının davalı tarafça ispatlanamadığından, verilen "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Uyuşmazlığın, su aboneliğinden kaynaklı düzenlenen fatura nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu-
Ödünç ilişkisine dayalı menfi tespit istemine ilişkin davada, taraflar arasında borç alındığı hususunun kabul beyanı ve ibraz edilen belge kapsamı ile sabit olduğu, akrabalar arasındaki ödeme iddiasının 'senet ile ispat zorunluluğu' kapsamında kalmadığı ve yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği- Kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için sadece menfi tespit davasının reddine karar verilmesinin yeterli olmayıp ayrıca davalının kötü niyetli olduğununun ispatı gerektiği-
Fotokopi belgeler üzerinde yapılan imza incelemesinde sağlıklı bir sonuca ulaşılması mümkün bulunmadığı-
Davanın, davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin teminatını teşkil etmek üzere davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu-
Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının İİK'nın 89/3 maddesindeki 15 günlük süreden sonra açıldığından İİK'nın 72. maddesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekeceği - Buna göre, menfi tespit davasında verilen ret kararının, İİK'nın 72. maddesi hükmü uyarınca icra takibine etkisi bulunmadığından icra müdürlüğünün şikayete konu kararında usul ve yasaya aykırı olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesinin gerektiği-
Uyuşmazlığın, davacının 2016 yılı SGK kapsamındaki kişilerin TEB üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin protokolün 5.3.2 nci ve 5.3.5 inci maddelerini ihlal edip etmediğine ilişkin olduğu-
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup davacı vekilinin, davaya konu bononun müvekkili A. B' ye hile ile imzalatıldığını iddia etmiş, bu iddiasını ispat için davacının eşi olan F. B'nin tanık olarak dinlenilmesini istediği-Tanıklığın, üçüncü kişilerin (davanın tarafı dışındaki kişilerin) dava ile ilgili bir vakıa hakkında, dava dışında edinmiş oldukları bilgiyi mahkemeye bildirmeleri olduğu- Bu anlamda tanığın davanın tarafları dışında üçüncü bir kişi olması zorunlu olup tarafların ve külli haleflerinin kendi davalarında tanık olamayacakları-
Davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde borç sebebi olarak "kendisine kullanması için verilen 995.00 TL lik çek karşılığı şirketimin çekini ödememesi nedeniyle çekin karşılığını tarafıma vermemesi sebebiyle" gösterildiği- Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşeceği- Davalının başlattığı takip nedeniyle davacılar ile arasındaki borç ilişkini ispata elverişli bir delil sunulmadığı, toplanan deliller ile davalının iddiasını ispat edemediği ve davanın kabulü gerektiği-
