Takip konusu bononun dava konusu faturaya ilişkin düzenlendiği, davacıların anılan ilişki çerçevesinde sevk irsaliyesi imzalayıp ipotek verdikleri, faturadan doğan borçtan sorumlu oldukları, ilk derece mahkemesince hesaba alınan ödemelerin borç tarihinden önce olduğu, davalı ..........'a yapılan ödemelerin davalı şirket defterinde kayıtlı olmadığı, anılan ödemelerin dava konusu borca ilişkin olduğunun ispatlanamadığı, gayrimenkul satışının davalı defterinde ödeme olarak göründüğü, fazla ödeme bulunsaydı dahi bunun sorumluluğunun davalı şirkette olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ............ ve ............ bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket bakımından davanın kısmen kabulüne davacı tarafın ............. İcra Müdürlüğü'nün ................ Esas sayılı icra dosyasında yürütülen takip ve bu takibe konu bono nedeni ile 110.000,00 TL'lik kısım yönünden davalı ................... A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı içerdiği, kambiyo senedinin bedelsizliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçlu üzerinde olduğu, teminat iddiasının da yazılı delille ispatlanması gerektiği, dava konusu senet metninde teminat olduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, ................ tarihli satış sözleşmesinin satıcı davalı adına .............. tarafından imzalandığı, ancak bu kişinin yetkili olmadığının anlaşıldığı, anlaşma tutanağının geçersiz olduğunu, davacının başka bir yazılı belge sunmadığı, senedin teminat amacıyla verildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir...
Dava, davacının bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir...
Türk Medeni Kanunu'nun 881 ve devamı maddelerinde düzenlenen ipotek akdinin kurulması yönünden eş rızası gerektiğine dair herhangi bir kanuni düzenleme de yer almadığı, dava dışı (M) ile davalı banka arasında kredi genel sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalı (C)'nin ise 01.09.2016 tarihinde taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettiği, kredi sözleşmelerinde ipotek veren (C)'nin kefaleti bulunmadığı, davacının, davalı (C)'nin eşi olduğunu beyan etmiş olup bu davasında aile konutu iddiasına dayanmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davaya konu senedin 300.000 TL'lik ödemeye karşılık olarak verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, hükme dayanak olan davalılar murisinin beyanlarından senedi 300.000 TL'lik ödeme karşılığında aldığı anlaşılamamakla birlikte, davalılar murisince davacılar murisine verilen bedellerin nihayetinde taraflar arasında 600.000 TL'lik borçta tarafların mutabık kalmasıyla davaya konu senedin düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından, mahkemece, davaya konu senedin davacılar murisi ve davalılar murisinin aralarındaki borç alacak ilişkisinde 600.000 TL üzerinde mutabık kalmalarıyla düzenlendiği kabul edilerek, bu cihette yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Tarafların bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri - Mahkemece, bilirkişi raporunda yer alan çelişkili ifadeler ve davalı yanın da rapora karşı itirazları gözetilip, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu eliyle usulüne uygun grafolojik ve grafometrik tekniklerle inceleme yaptırılarak yaptırılacak incelemeyle şüpheye yer vermeyecek şekilde hasıl olacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Adi ortaklık ilişkisi kapsamında katılım alacağı ve kâr payının tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemi- Hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, aleyhine davalı şirket tarafından icra takibi başlatılmış olan davacı şirketin icra takibinden önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğinden davacının menfi tespit davasının icra takibinde talep edilmiş olan işlemiş faiz yönünden kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği- Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek icra veznesine girecek paranın teminat karşılığında davalıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş olması nedeniyle, davalı lehine tazminata hükmedilmiş olmasının isabetli olduğu- Davacının aleyhinde yapılan ilamsız icra takibine karşı zamanaşımı def"inde bulunmaması nedeniyle, takibe konu alacağının zamanaşımına uğradığı iddiasıyla menfi tespit isteminde bulunulamayacağı-
İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamından, davalı şirketin temsilcisi olan davalı ...............’ın kendi adına asaleten ve davalı şirketi temsilen vekaletname verdiği değerlendirilerek davanın her iki davalı yönünden incelenmesi gerekirken, davalı şirket bakımından olumlu ya da olumsuz her hangi bir hüküm kurmaksızın davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin gerek istinaf dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde her iki davalı bakımından itiraz nedenleri ileri sürdüğü ancak sadece davalı .............. adını dilekçelerine yazdığı dikkate alındığında, davalı ................’ın davalı şirketi temsilen de vekile vekaletname verdiği gözetilerek davalı şirket yönünden de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi yapılması gerekirken, istinaf dilekçesi başlığında davalı .................... adını yazıp istinaf yoluna başvuran davalı olarak davalı şirketi göstermediği gerekçesiyle davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemesinin doğru olmadığı-
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davaya konu senedin teminat senedi olduğu, teminat senedi verilmesi durumunda teminat altına alınan hususun gerçekleşmesi halinde senedin takip konusu yapılabileceği, somut olayda, senedin teminat fonksiyonu gerçekleşmeden mevsimsiz olarak takibe konulduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-