İcra takibine dayanak yapılan havale evrakında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklama bulunmadığından ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olduğu- Haciz tutanağında yer alan “Şu an ödeme imkanım yoktur, durumum düzelirse ödeme yapabilirim, ancak dosya borcunu ben kullanmadım, itiraz etmiştim, süresinde olmadığı için red edilmiştir, dosya borcu ile ilgili olarak görüşmeye geleceğim." şeklindeki beyanının kayıtsız şartsız bir kabul beyanı olarak da kabul edilemeyeceği- Takip tarihinden uzun süre sonra dahi hukukî yarar bulunduğu sürece menfi tespit davasının her zaman açılabileceği- Takip talebinden uzun zaman sonra ve tasarrufun iptali davasının sonrasında 'menfi tespit' davasını açılmasının bir önemi bulunmadığı-
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi ilamının icrasından ve bu ilamın icrası neticesinde davacının mallarına haciz konulmasından kaynaklandığı- İlamların icrası ile ilgili İİK hükümlerine aykırı uygulamaların şikayet yolu ile İcra Hukuk Mahkemesinde incelenip karara bağlanmasının esas olduğu- Şikayet yolu ile hacizlerin kaldırılmasını sağlayan davacı şirketin aynı hususu genel görevli mahkemede menfi tespit davasına konu yapmasında hukuki yararının bulunmadığı-
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olmadığının istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de takibe ve eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığı, takibin davalılar murisi tarafından başlatıldığı, davalıların muristen kalan senedi bulamadıklarını ileri sürdükleri, dolayısıyla kötüniyet iddiasının davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilmediğinden şartları oluşmadığı halde davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmadığı-
Açılmış olan menfi tespit davasında; ceza davası sonucunda verilecek kararın 6098 sayılı TBK'nun 74 üncü maddesi hükmü uyarınca bu davayı etkileme ihtimaline binaen ceza davasının neticelenmesinin ve kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibinden sonra açılmış kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası- Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu-
Davacının tüm sezon için kararlaştırılan edimini belirtilen surette ifa etmiş ancak davalı tarafından .............. tarihinde sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi sebebiyle sezonun kalan maçlarında sponsorluk hizmetinden yararlanamadığı, davalının sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar sözleşmeyle kararlaştırılan edimlerini ifa ettiği anlaşılmakta olup davacının bu nedenle sözleşmenin imzalanmasından feshedilmesine kadar olan sürece tekabül eden sözleşme bedelinin iadesini talep edemeyecek ise de kalan süreye ilişkin sözleşme bedelinin iadesini isteyebileceği, zira aksinin kabulü halinde davalı sebepsiz zenginleşeceği gibi sözleşmede de sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde sözleşmenin ifası için peşinen alınan bedellerin davalının uhdesinde kalacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, aralarında sektör bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sözleşmenin kalan süresine tekabül eden sözleşme bedelinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedele göre menfi tespit hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı bakımından da davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Avalist aleyhinde takip başlatan alacaklının yapılan yargılama sonucunda haksız olduğu anlaşılmış ise de avalistin aynı zamanda bonoyu düzenleyen keşidecinin eşi olduğu da gözetilerek davalının, imzanın davacıya ait olmadığını bile bile kötüniyetli olarak takip başlattığı ispatlanamadığından, ayrıca aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Davacının aleyhinde başlatılan takibe konu faturalar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi- İspat yükü üzerinde olan davalının, davacıdan alacağının ispatına yönelik bildirdiği delillerinin toplanarak gerektiğinde taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması, taraflar arasındaki ticari ilişkinin irdelenerek dava konusu işlemin ve taraflar arasında gerçekleşen önceki işlemlerin ne şekilde gerçekleştiği hususlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu-
Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir...
