2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi gereğince kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de takibe ve eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığı, takibin davalılar murisi tarafından başlatıldığı, davalıların muristen kalan senedi bulamadıklarını ileri sürdükleri, dolayısıyla kötüniyet iddiasının davacı tarafça kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilmediğinden şartları oluşmadığı halde davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmadığı-
Açılmış olan menfi tespit davasında; ceza davası sonucunda verilecek kararın 6098 sayılı TBK'nun 74 üncü maddesi hükmü uyarınca bu davayı etkileme ihtimaline binaen ceza davasının neticelenmesinin ve kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Dava, kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olmadığının istemine ilişkindir.
Avalist aleyhinde takip başlatan alacaklının yapılan yargılama sonucunda haksız olduğu anlaşılmış ise de avalistin aynı zamanda bonoyu düzenleyen keşidecinin eşi olduğu da gözetilerek davalının, imzanın davacıya ait olmadığını bile bile kötüniyetli olarak takip başlattığı ispatlanamadığından, ayrıca aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Davacının aleyhinde başlatılan takibe konu faturalar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi- İspat yükü üzerinde olan davalının, davacıdan alacağının ispatına yönelik bildirdiği delillerinin toplanarak gerektiğinde taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması, taraflar arasındaki ticari ilişkinin irdelenerek dava konusu işlemin ve taraflar arasında gerçekleşen önceki işlemlerin ne şekilde gerçekleştiği hususlarının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacının tüm sezon için kararlaştırılan edimini belirtilen surette ifa etmiş ancak davalı tarafından .............. tarihinde sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi sebebiyle sezonun kalan maçlarında sponsorluk hizmetinden yararlanamadığı, davalının sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar sözleşmeyle kararlaştırılan edimlerini ifa ettiği anlaşılmakta olup davacının bu nedenle sözleşmenin imzalanmasından feshedilmesine kadar olan sürece tekabül eden sözleşme bedelinin iadesini talep edemeyecek ise de kalan süreye ilişkin sözleşme bedelinin iadesini isteyebileceği, zira aksinin kabulü halinde davalı sebepsiz zenginleşeceği gibi sözleşmede de sözleşmenin haklı nedenlerle feshi halinde sözleşmenin ifası için peşinen alınan bedellerin davalının uhdesinde kalacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı, bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, aralarında sektör bilirkişinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sözleşmenin kalan süresine tekabül eden sözleşme bedelinin belirlenmesi ve belirlenen bu bedele göre menfi tespit hükmü kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı bakımından da davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
İcra takibinden sonra açılmış kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası- Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu-
Her ne kadar bono üzerindeki damga pulunun eski olduğundan bahisle bononun kambiyo niteliğinin bulunmadığını ileri sürülmüş ise de damga pulunun bononun yasal unsurları arasında yer almadığı, bu yöndeki iddiaya hukuki sonuç bağlanamayacağı, usul hukukunda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesinin kabul edildiği, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla değil ancak senet (kesin delil) ile ispatlanabileceği, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacı borçluda olduğu, davalının senedi talil etmediği, ispat yükünün yer değiştirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı içerdiği, kambiyo senedinin bedelsizliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfetinin davacı borçlu üzerinde olduğu, teminat iddiasının da yazılı delille ispatlanması gerektiği, dava konusu senet metninde teminat olduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, ................ tarihli satış sözleşmesinin satıcı davalı adına .............. tarafından imzalandığı, ancak bu kişinin yetkili olmadığının anlaşıldığı, anlaşma tutanağının geçersiz olduğunu, davacının başka bir yazılı belge sunmadığı, senedin teminat amacıyla verildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir...