İvazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, davalıların muvazaalı olarak taşınması satın aldıkları hususunun ispatlanmadığından dolayı tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Mahkemenin 05.07.2022 gün, ... sayılı ilamı ile; dava konusu gayrımenkulün kredi çekilerek satın alındığının anlaşılması, gerçek değeri ile tapuda gösterilen bedeli dikkate alındığında misli aşan bedel farkının bulunduğunun ve davalıların birbirlerini tanıdığının da ispat edilememesi nedeniyle "Davanın reddine" dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Mahkemece İİK 278/3-2 nci maddesi uyarınca tasarruf edilen taşınmazların tapudaki satış değerleri ile gerçek değerleri arasında bir misli farkı aşan değer bulunmasından dava kabul edilmiş ise de aynı yasanın ikinci maddesi gereği tasarruf tarihi ile borçlunun adresinde yapılan haczi kabil mal olmadığına dair düzenlenen fiili haciz tutanak tarihi ile iki yıllık sürenin dolmamış olması gerektiği, tasarruf tarihi 25.04.2013, aciz halini gösteren fiili haciz tarihi ise 14.07.2017 olup iki yıldan fazla süre olduğundan İİK somut olayda 278 inci maddesinin uygulanamayacağı İİK 280 anlamında değerlendirme yapılacak olursa bu madde gereği üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olması gerektiği fakat dosyaya yansıyan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının İİK 280 inci madde anlamında da davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle mahkemece "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Dava konusu taşınmazın gerçek değeri ile satış işlemlerine konu değeri arasında fahiş oranda farklar bulunduğu, davalılar arasında akrabalık bağının bulunduğu, icra takibinin kesinleştiği, davalı borçlu hakkında geçici aciz vesikasının bulunduğu, ve bu haliyle davaya konu edilen taşınmaz satışlarının mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının davacı tarafça ispat edildiği-
Murisin vefatından önce söz konusu gayrımenkulü devrettiği, kanser hastası olması nedeniyle sağlık harcamalarının artabileceği ve bu nedenle davaya konu taşınmazın satılmış olmasının mümkün olacağı- Davalı şirketin emlak işi ile uğraşmakta olduğu, miras bırakanın hastalığı ya da ekonomik durumu ile ilgili bilgi sahibi olmadığı, emlakçılık işiyle uğraşan bir şirketin satın almış olduğu daireyi bir takım tadilatlar yaptırdıktan sonra satmasının hayatın olağan akışına uygun görüldüğü, ayrıca düşük tapu harcı ödemek gibi nedenlerle resmi evrakta taşınmazların satış değerinin düşük gösterilmesinin yaygın bir uygulama olup bu nedenin başlı başına tarafların mal kaçırma iradesini göstermeyeceği
Tapudaki değer ile işlem tarihi için belirlenen gerçek değer arasında, mislini aşan fark bulunduğu ve F'nin borçlu R'nin eşi olduğu, dosyaya celp edilen ve eski adresleri de gösteren mernis kayıtlarına göre, karı koca olan davalı-borçlu ve davalı- 3. kişiler ile davalı- 4. kişi E'nin 2007-2014 yılları arasında aynı sitede oturdukları, yani komşuluk yaptıkları, ayrıca, duruşmada dinlenen kendi tanıklarının beyanına göre arkadaş oldukları, buna göre davalı E'nin borçlunun mali durumunu bildiğinden, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği-
Davalının borçlandırıcı işlemden sonra ödeme güçlüğü içinde olduğu, ödeme emrinin kendisine tebliğ tarihi olan 18.07.2017 tarihinden üç gün sonra 21.07.2017 tarihinde taşınmazını davalı ......'ye devrettiği, taşınmazın gerçek rayiç değeri ile tapudaki satış bedeli arasında misli fark olduğu, ödemeye ilişkin ibraz edilen 21.07.2017 tarihli 70.000 TL tutarındaki dekontun taşınmazın satış tarihindeki gerçek bedelini karşılamaya yetmediğini, davalı ......'in satmış olduğu taşınmazda oturmaya devam ettiği, her ne kadar davalılarca buna ilişkin kira sözleşmesi ibraz edilmiş ise de, adi yazılı nitelikteki bu belgenin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmazın bir başka alacaklının yaptığı takip sonucu satıldığı ve artan para kalmadığından dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı-
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir...
Davalı borçluların alacağı karşılayacak mal varlığının bulunmadığı, aciz halinin bulunduğu, davaya konu taşınmazlardaki hisselerin önceden davalı borçlular adına kayıtlı olup daha sonra devirlerinin diğer davalılar adına yapıldığı, dava konusu taşınmaz ve hisselerin pek aşağı değerde devredildikleri, davalı 3. kişilerin borçluların durumunu bilebilecek durumda oldukları, davaya konu tasarrufların davalılar arasında danışıklı işlem ile yapılmış olduğundan tasarrufların iptaline karar verilmesi gerektiği-
