Mahkemece İİK 278/3-2 nci maddesi uyarınca tasarruf edilen taşınmazların tapudaki satış değerleri ile gerçek değerleri arasında bir misli farkı aşan değer bulunmasından dava kabul edilmiş ise de aynı yasanın ikinci maddesi gereği tasarruf tarihi ile borçlunun adresinde yapılan haczi kabil mal olmadığına dair düzenlenen fiili haciz tutanak tarihi ile iki yıllık sürenin dolmamış olması gerektiği, tasarruf tarihi 25.04.2013, aciz halini gösteren fiili haciz tarihi ise 14.07.2017 olup iki yıldan fazla süre olduğundan İİK somut olayda 278 inci maddesinin uygulanamayacağı İİK 280 anlamında değerlendirme yapılacak olursa bu madde gereği üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olması gerektiği fakat dosyaya yansıyan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının İİK 280 inci madde anlamında da davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle mahkemece "davanın reddine" ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Murisin vefatından önce söz konusu gayrımenkulü devrettiği, kanser hastası olması nedeniyle sağlık harcamalarının artabileceği ve bu nedenle davaya konu taşınmazın satılmış olmasının mümkün olacağı- Davalı şirketin emlak işi ile uğraşmakta olduğu, miras bırakanın hastalığı ya da ekonomik durumu ile ilgili bilgi sahibi olmadığı, emlakçılık işiyle uğraşan bir şirketin satın almış olduğu daireyi bir takım tadilatlar yaptırdıktan sonra satmasının hayatın olağan akışına uygun görüldüğü, ayrıca düşük tapu harcı ödemek gibi nedenlerle resmi evrakta taşınmazların satış değerinin düşük gösterilmesinin yaygın bir uygulama olup bu nedenin başlı başına tarafların mal kaçırma iradesini göstermeyeceği
Dava konusu taşınmazın bir başka alacaklının yaptığı takip sonucu satıldığı ve artan para kalmadığından dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı-
Tapudaki değer ile işlem tarihi için belirlenen gerçek değer arasında, mislini aşan fark bulunduğu ve F'nin borçlu R'nin eşi olduğu, dosyaya celp edilen ve eski adresleri de gösteren mernis kayıtlarına göre, karı koca olan davalı-borçlu ve davalı- 3. kişiler ile davalı- 4. kişi E'nin 2007-2014 yılları arasında aynı sitede oturdukları, yani komşuluk yaptıkları, ayrıca, duruşmada dinlenen kendi tanıklarının beyanına göre arkadaş oldukları, buna göre davalı E'nin borçlunun mali durumunu bildiğinden, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği-
Davalının borçlandırıcı işlemden sonra ödeme güçlüğü içinde olduğu, ödeme emrinin kendisine tebliğ tarihi olan 18.07.2017 tarihinden üç gün sonra 21.07.2017 tarihinde taşınmazını davalı ......'ye devrettiği, taşınmazın gerçek rayiç değeri ile tapudaki satış bedeli arasında misli fark olduğu, ödemeye ilişkin ibraz edilen 21.07.2017 tarihli 70.000 TL tutarındaki dekontun taşınmazın satış tarihindeki gerçek bedelini karşılamaya yetmediğini, davalı ......'in satmış olduğu taşınmazda oturmaya devam ettiği, her ne kadar davalılarca buna ilişkin kira sözleşmesi ibraz edilmiş ise de, adi yazılı nitelikteki bu belgenin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir...
Davalı borçluların alacağı karşılayacak mal varlığının bulunmadığı, aciz halinin bulunduğu, davaya konu taşınmazlardaki hisselerin önceden davalı borçlular adına kayıtlı olup daha sonra devirlerinin diğer davalılar adına yapıldığı, dava konusu taşınmaz ve hisselerin pek aşağı değerde devredildikleri, davalı 3. kişilerin borçluların durumunu bilebilecek durumda oldukları, davaya konu tasarrufların davalılar arasında danışıklı işlem ile yapılmış olduğundan tasarrufların iptaline karar verilmesi gerektiği-
Davalı 03.01.2010 tarihinde kullandığı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan takip sırasında adına kayıtlı taşınmazın 06.07.2015 tarihinde davalıya tapuda 77.000,00 TL bedel ile devrettiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından taşınmazın 180.00,00TL'ye satın alındığının bildirildiği ve diğer davalı tarafından bu bedelin elden alındığına dair adi yazılı belge ibraz edilmiş ise de taşınmazın satış tarihindeki temlik bedelinin 216.430,00 TL olduğu, tapu devir bedeli ile mislini aşan fark olduğu, doğalgaz, su ve elketrik abonelerinin 31.10.2007 tarihinde o zamanki malik olan ... adına kayıtlı olmasının uzun süren kiracılıkları nedeniyle sonuca etkili olmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından tasarrufun iptali koşullarının oluştuğu kanaatiyle 'davanın kabulüne' karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Davacının talebi doğrultusunda tapuda gözüken son malikin kim olduğu tespit edilerek ve davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği- Davalı üçüncü kişinin dava konusu gayrımenkulü alacağına karşılık satın aldığını beyan etmesine, taşınmazın kısa aralıklarla ve düşük bedellerle ve haciz yükü ile birden fazla el değiştirmesi, satış işleminin dahi malik adına davalı borçlu tarafından vekaleten yapılması, rayiç bedel ile tapudaki satış bedelleri arasında bir mislinden dahi fazla fark bulunması, bedelin ödendiğinin ispatlanamamasının yapılan tasarrufun İİK'nın 279/I-2, 278/2-2 ve 280/1 inci maddeleri gereğince iptaline sebep olacağı-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere dava konusu İzmir İli, Buca İlçesi, ..... mahallesi, .. ada,... iik.parsel, A Blok zemin kat, 2 nolu dairenin bedelinin kredi çekilerek ödendiğinin anlaşılmış olmasına, kredi bedeli ile birlikte değerlendirildiğinde bu gayrımenkul yönünden İİK madde 278/2 maddesinde belirtilen şekilde misli aşan bedel farkının olmadığının ve davalı borçlular ile davalı (M)arasında tanışıklık ilişkisinin de bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece verilen "davanın reddine" dair hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı-