Edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu- Üçüncü kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması ve edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde üçüncü kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği, mahkemece davalı üçüncü kişiye yapılan tasarruf yönünden; misli aşan bedel farkının bulunmasına göre davanın kabulüne, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı dördüncü kişi ile davalı borçlu arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi herhangi bir ilişkinin, kötü niyetinin olduğunun, davacı tarafından ispatlanamamasına göre, davalı dördüncü kişi yönünden davanın reddine, İİK m. 283/1. maddesi gereğince de; dava konusu gayrimenkulün davalı üçüncü kişi tarafından davalı dördüncü kişiye devredildiği tarihteki gerçek değerinin icra dosyadaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerektiği-
Davalı ... ' nun mahkememizce yapılan isticvabından da anlaşılacağı üzere ...'nın ilçede tanınan biri olduğunu, bu vesileyle tanıdığını, hayvancılık işiyle uğraştığını, ikisinin de hayvancılık yaptığı, aynı iş kolunda olduklarından birbirlerini tanıyor olabilecekleri, davalı borçlunun dava konusu taşınmazda kiracı olduğuna yönelik delil bulunmadığı, kaldı ki 3 yıldır kira parası almadığını duruşmada beyan ettiği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve ispatlanmadığı, devir tarihi itibariyle bilirkişi raporuyla belirlenen taşınmazın değeri ile davalı ... 'nun yaptığı ödeme arasında fahiş fark bulunduğu, iş bu tasarrufun iptale tabi bulunduğu, dava konusu ... Mahallesi 1582 Ada 1 parselin ...'ın hissesinin tamamını 27.05.2016 tarihinde 118.000,00 TL bedel ile ... 'e sattığı, devir tarihi itibariyle borcun henüz doğmadığı tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak, dahili davalılardan ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ...'ın Çorum İli, ... İlçesi, ... Mah., 436 ada, 54 parselde kayıtlı, Dördüncü kat, 8 nolu bağımsız bölüm, mesken niteliğindeki taşınmazın tam hissesinin; 29.08.2019 tarihinde diğer dahili davalı ...'na devretmek suretiyle yaptığı tasarrufların iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu-
Dava konusu taşınmazın davaya konu hisse devrinin 18.07.2018 tarihinde yapıldığı, talimat ile alınan teknik bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle bedelinin 800.000,00 TL olduğu, bunun hisseye tekabül eden miktarının dosyadaki tarafların murisine ait veraset ilamındaki paya göre 1/3'nün 266.666 TL civarında olduğu, dava konusu taşınmazın tarafların arasındaki satıma konu bedelinin ise 90.000,00 TL bedel ile yapıldığı, buna göre dava konusu tasarrufun davalı borçlunun davacı kuruma borcunun doğduğu tarihten sonra ve davalı borçlu tarafından kız kardeşi olan diğer davalıya yapıldığı, bedelinin tasarruftan önce diğer davalı tarafından ödendiği beyan edilmiş ise hayatın olağan akışına uygun olmayan ve ispat edilmiş sayılmayan bu savunmaya itibar edilmemiş, her ne kadar mali müşavir bilirkişi davacı kurum alacağının tasarruf tarihinden sonra kesinleştiğini belirtmiş ise de, celbedilen kurum kayıtlarından alacağın bir kısmının doğduğu tarihin 2016 yılına dayandığı görülmekle bilirkişinin bu tespiti dosya kayıtlarına nazaran bu şekliyle kabul edilmiş, bu haliyle yapılan tasarrufun iptale konu tasarruflardan olduğu, gerek taraflar arasındaki hukuki ilişki, gerek satıma konu bedel gözetilerek ivazlı bir tasarruf olarak görülemeyeceği kabul edilerek davacının davasının kabulü ile davaya konu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1080 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulu yapının 6. kat 59 bağımsız bölüm nolu taşınmazdaki davalı borçlunun diğer davalıya 18.07.2018 tarihli mülkiyet hissesine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya tasarrufa konu mülkiyet hissesi bakımından cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Davalılardan ............Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin dava dışı ........... Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin ve aralarında bayilik sözleşmesinin bulunduğu, diğer davalı ....'ın tasarruf tarihlerinde ihbar olunan dava dışı şirkette çalıştığı ve dava dışı şirketin talimatı ile dava konusu .................. bağımsız bölüm sayılı taşınmazı tapuda devraldığı, bu hususun diğer davalının da kabulünde olduğu, taşınmazı çalıştığı şirket adına vekaleten değil kendi adına tapuda devraldığı, 2 yıldan uzun süre boyunca taşınmazın diğer davalının üzerinde kaldığı, alacağa mahsuben yapılan satışların, İİK'nın 279/2. maddesi kapsamında iptale tabi bulunduğu- Bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalı .... ile davalılar ..... ve ...... arasında arkadaşlık, iş ortaklığı, akrabalık gibi yakın bir ilişkinin bulunmadığı, tanık beyanlarına göre davalıların satış bedeli konusunda pazarlık yaptıkları, taşınmazın devrinden sonra taşınmazı davalı ..........'nun kullanmaya başladığı, doğalgaz aboneliğinin de davalı ............. üzerinde olduğu anlaşılmış, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde temlikin alacaklılara zarar vermek kastıyla yapıldığından bahsedilemeyeceği- Kolluk araştırma tutanağına göre davalı ........... ile davalı ................... Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, aralarında ticari alım satım işlemlerinin yapıldığı, tasarruf tarihinden önce davalı ...... ile davalı borçlu şirket arasında para alışverişi bulunduğu, davalı .....'in davalı ............Pazarlama Tic Ltd Şti'nin bulunduğu dükkana gidip geldiği, şirket temsilcisi ile de tanışıklıklarının bulunduğu, satış işlemlerinin tapuda şirket temsilcisi tarafından yapıldığı dolayısıyla birbirlerinin alacak borç ilişkilerini bilecek durumda tanışıklık ve ticari ilişkilerinin olduğu- Bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalı .... ile diğer davalı ........... arasında arkadaşlık, iş ortaklığı, akrabalık gibi yakın bir ilişkinin bulunmadığı, taşınmazın devrinden sonra zorunlu deprem sigortasının davalı ....... tarafından yaptırıldığı ve su, elektrik faturalarının davalı ........ tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı-borçlu .............. Pazarlama Tic. Ltd. Şti. tarafından 14.02.2019 tarihinde davalı ..............'ya satışı ile ilgili tasarrufun İİK'nın 280/1. maddesi uyarınca iptali ile, taşınmazın, davalı ................ tarafından da satıldığı ve bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nın 283/2. maddesi uyarınca; davalı ................ tarafından satıldığı tarih olan 23.09.2021 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 425.758,53 TL tazminatın, ............ İcra Müdürlüğünün ............. E sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ..............'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği- Taşınmazın, davalı .............. tarafından da satıldığı ve bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nın 283/2. maddesi uyarınca; davalı ............. tarafından satıldığı tarih olan 22.01.2020 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 600.000,00 TL tazminatın, ............... İcra Müdürlüğünün ................ E sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ..............'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu borcun doğum tarihinin senetlerin tanzim tarihi olan 10.03.2016 ve 11.05.2016 tarihi olduğu, dava konusu tasarruf tarihinin borç doğum tarihi sonrası 27.09.2016 ve 03.05.2017 olduğu, söz konusu taşınmazlar yapılan keşif sonucu alınan raporda satış bedeli ile rayiç bedelleri arasında fahiş fark olmadığı, takibe konu senetler ve alacağın varlığına ilişkin yapılan defter incelemelerinde, davalı .................'a yapılan satışların ticari defterlere kaydının yapıldığı, davacı ile davalı alacaklı arasında herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, takibe konu senetlerin ticari defterlere işlenmediği, senetlerin karşılığına ilişkin bir muhasebe kaydının bulunmadığı, gerek TBK 19 hükmü uyarınca gerekse de İİK 277 vd maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarının dava şartlarından olan alacağın gerçek olması şartının dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu gayrımenkulün 31.10.2019 tarihinde 240.000,00 TL bedelle devredilmiş olmasına, tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 309.949,96 TL olduğunun belirlenmesine, gayrımenkulün gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli aşan farkın bulunmamasına, davalı borçlunun davalı 3. kişinin babasının yanında tasarruf tarihinden 11 ay sonra çalışmaya başladığının belirlenmesine, davalıların tasarruf tarihinden öncesine ait tanışıklık ilişkisi olduğunun somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre "davanın reddine" dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Dava konusu gayrımenkullerin davalı üçüncü şahsa devredildiği tarih itibari ile davalı borçlunun doğmuş vergi aslı borcu ve ferileri belirlenerek, bu miktarlarla sınırlı olarak, tazminattan sorumlu olması gerektiği-
Davacı kuruma yazılan müzekkereye verilen 24.02.2021 tarihli cevabi yazıda davalının borcunun 449.899,61 TL olmadığı, davacı kurumun hatası sonucu 449.899,61 TL yazıldığı, gerçek borcun 7.620,93 TL olduğu ve bu borcun da 24.02.2021 tarihinde ödendiği, davacının hatası sonucu davalıya 449.899,61 TL borç tahakkuk ettirildiği, bu durumda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verildiği-
Tasarrufun iptali davasında; borçlu ile üçüncü kişi konumundaki davalı arasında kayınpeder-damat ilişkisi bulunmasının İİK m. 278/3-1 uyarınca bağışlama hükmünde sayılacağı ve bu derece hısımlar arasındaki ivazlı tasarrufların batıl kabul edilmesi gerektiği, borçlunun mal kaçırma kastıyla hareket ettiği ve davalı tarafından ileri sürülen alacağın gerçekliğinin ispatlanamadığı gözetilerek tasarrufun iptaline; ancak iptale konu 47 adet büyükbaş hayvanın üçüncü kişi elinden çıkmış olması nedeniyle İİK m. 283/2 uyarınca davanın bedele dönüşeceği, bu kapsamda davalının hayvanları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değerleri üzerinden takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak tazminatla sorumlu tutulması, eldeki mevcut bir adet hayvan yönünden ise devir işleminin iptali ile davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasında; dava konusu taşınmazların satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı, taşınmazları devralan üçüncü kişi ve ardından devralan dördüncü kişi şirketlerin davacıya borcu olmadığı gibi borçlu ile aralarında organik bağ bulunsa dahi bu bağın ancak borçlu ile üçüncü kişi arasında hukuki sonuç doğuracağı, ayrıca devralanların borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bildiklerinin ispatlanamadığı, öte yandan satışın ticari işletme devri niteliğinde olduğu kabul edilse bile keyfiyetin davacı alacaklıya mail yoluyla bildirildiği, emlakçı aracılığıyla dava konusu taşınmazların satışı için ilan verildiği, bu ilanların iki yıl süreyle kaldığı ve böylece İİK'nin 280/3. maddesindeki karinenin çürütüldüğü gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği-
