Borçlu ... adına kayıtlı iken 18.11.2019 tarihinde dahili davalı ...'a 550,00 TL karşılığında devredildiği, taşınmazın bu tarihteki gerçek değerinin keşfen yapılan inceleme ile 21.259,03 TL olduğunun anlaşıldığı, bu surette fahiş fark ile satışın yapıldığı, 13.09.2021 tarihli ve 27.09.2021 tarihli kolluk araştırma tutanağına istinaden asıl borçlu ... ile dahili davalı malik ... arasında tanışıklık, bir kısım alım satım ilişkileri ve arkadaşlık bağının bulunduğu, muvazaalı olduğu iddia edilen işlemin 18.11.2019 tarihinde yapıldığı, davacının alacağının ise tasarruftan evvel 30.10.2018 tarihli bono ile doğduğu görülmekle davalılar ... ve dahili davalı ... yönüyle muvazaa halinin sabit görülerek taşınmaz yönüyle tasarrufun iptalinin gerektiği- ... Plaka sayılı Isuzu marka kamyon vasıflı aracın evvelinde asıl borçlu ...'e ait iken 15.11.2019 tarihinde 191.447,00 TL bedelle dahili davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, yine keşfen aldırılan rapora istinaden aracın satış senedinde yazılı bedelinin gerçek satış bedeline ...Plaka sayılı Isuzu marka kamyon vasıflı aracın evvelinde asıl borçlu ...'e ait iken 15.11.2019 tarihinde 191.447,00 TL bedelle dahili davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, yine keşfen aldırılan rapora istinaden aracın satış senedinde yazılı bedelinin gerçek satış bedelineuygun olduğunun tespit edildiği, 13.09.2021 tarihli kolluk araştırma tutanağı ile asıl borçlu ile dahili davalı ... arasında önceye dayalı yakın ilişkilerin de tespit edilemediği, bu noktada davalı asıl borçlu ...'in aciz hali ve mal kaçırma kastının dahili davalı ... tarafından bilindiği, dahili davalı ...'ın iyiniyetli olmadığının davacı tarafça ispat edilemediği zira davalı ... ile asıl borçlu davalı ... arasındaki danışıklılık ve hatta tanışıklılık halinin dahi dosyada sabit olmadığı, davalı tanıklarınca ve kolluk araştırmaları ile dahili davalı ...'ın alım gücünün de bulunduğu görülmekle ...plakalı araç için dahili davalı ... yönüyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu hisselerin tasarruf tarihindeki değerleri ile gerçek değerleri arasında misli aşan fark olmasına, davalı ... ile davalı borçlu arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunun da belirlenmiş olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu gayrimenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan farkın bulunmamasına, davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun da davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davanın reddi kararının doğru olduğu-
TBK m. 19'a dayalı açılan davada, dava konusu gayrimenkulün düşük bedel ile devredilmesinin tek başına işlemin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği-
Dava konusu gayrimenkullerin tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına, davalılar arasındaki tasarrufun İİK madde 278/2 gereğince iptale tabi bulunmasına, davalı borçlu şirket yetkilisi ile davalı 3. kişi arasında akrabalık ilişkisi olduğunun da tespit edilmiş olmasına göre İİK madde 280/1 gereğince davalı ...'in davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun da anlaşılmış olmasına göre davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği-
İcra takibi sırasında davalı borçlunun bilinen adresinde tutulan 21.07.2010 tarihli haciz tutanağının İİK 105 inci maddesi gereğince aciz vesikası hükmünde olduğunun, dava konusu tasarrufun ise 01.12.2004 tarihinde yapılmış olduğu, haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde kalmadığının anlaşıldığı, bu nedenle bedel farkından dolayı iptale karar verilemeyeceği, davalı üçüncü kişinin borçlu ile bir akrabalık, tanışıklık vs ilişkisinin bulunduğu veya borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanamadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında 1 mislinden fazla fark bulunduğu, iptale tabi olduğu ve bunun yanında davalıların müşterek tanıklarının beyanlarından davalıların aynı köylü olmaları sebebi ile birbirlerini tanıdıkları ve sürekli terminalde bulunan çay ocağında görüştükleri, hayatın olağan akışında bu denli sık görüşen ve aynı zamanda aynı köyden olan her makul insanın birbirinin borcu olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla davalılardan ...'nin davalı ...'nin alacaklılarına zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğu, ulaşılan bu sonucun gerek haciz tutanağı gerekse de davalı ... vekilinin beyanları ile sabit olduğu üzere .............. İcra Müdürlüğü'nün ................. esas sayılı dosyasında diğer borçlu ve aynı zamanda davalı ...'nin oğlu dava dışı ...'nin tasarrufu iptale konu taşınmazda ikamet ettiğinin sabit olması ile desteklendiği, zira tasarruftan sonra dahi taşınmazın borçlular tarafından kullanılmakta olduğu, borçlunun kira akdi ile taşınmazda oturduğu yönünde davalı tarafın itirazlarına ise kira akdinin adi yazılı nitelikte olup taraflarca her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması sebebiyle itibar edilmediği sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Bilirkişi kurulu raporu ile dava konusu taşınmazların tespit edilen değerleri ile tapuda gösterilen satış bedelleri arasında 4 katı aşan misli fark bulunduğunun anlaşıldığı, davalının bu satış bedellerini satıcıya ödediğine dair yazılı bir delil sunamadığı, bu nedenlerle; davalılar arasında imam nikahlı eş durumunun söz konusu olduğu, alıcının diğer davalının borçlu olup mal kaçırma gayesi taşıdığını bilebilecek durumda olduğu, satıcının para ödediğine dair yazılı delil sunamadığı, tapudaki satım bedeli ile rayiç bedel arasında bir misli aşan fark bulunduğu için İİK'nin 278/2 maddesindeki iptal koşullarının oluştuğu- Bu devirde devir eden ile devir alan arasındaki imam nikahlı eş durumu gözetildiğinde ızrar kastının devir alan tarafından bilinebilecek durumda olması nedeniyle İİK'nin 280 maddesindeki iptal koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Davalı ........... tarafından 17.03.2015 tarihinde "gayrimenkul bedeli olup kredi kap.+ipotek fekki için" açıklamalı 245.000,00 TL'nin diğer davalı ........'ye gönderildiği , aynı tarihte kredinin erken kapama işleminin yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bedel ile devir bedeli arasında misli aşan fark bulunmadığı, davalıların mal kaçırma amacıyla iş birliği yaptığı veya akrabalığı olduğu yönünde dosyada delil bulunmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu ile kardeşi arasında yapılan tasarrufların iptali gerektiği-
