Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki dekont ve diğer belgeler gözetildiğinde ivazlar arasında önemli oransızlık bulunmadığı- Davalı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında daire alımı dışında bir başka ticari alışverişin olduğuna ilişkin delil olmadığı gibi üçüncü kişinin yurt dışında yaşayan borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi gerektiği yönünde davacı alacaklı tarafından somut delil sunulmadığı-
Dava konusu  tasarrufların birden fazla olduğu, borçlu tarafından diğer davalı (üçüncü kişi) (H)'ye devredilen taşınmazların, davalı (H) diğer davalı (dördüncü kişi) (Y)'ye devredildiği, bu durumda davalı (H)'nin İİK m.283/2 gereği tasarrufa konu malları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak nakden tanzimle sorumlu tutulması gerekirken, taşınmazları elinden çıkarmamış gibi yazılı şekilde iptal kararı verilmesi de isabetli değildir.
Tasarrufun iptali istemi- Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı- Borçlu taşınmazı, borcun doğumundan sonra, dava dışı ............. Bankası Aş kredisi kullanarak, arsa sahibinden satın aldığı, bu halde satışın müteahhide vekaleten yapılmış bir satış olduğu, davalı üçüncü kişinin uzun yıllardır taşınmazın ve borçlunun bulunduğu yer dışında İstanbul'da yaşadığı, arsa sahibinin kardeşi olması dışında davalı borçlu ile üçüncü kişi arasında yakınlık tanışıklık olduğu, birbirlerinin mali durumu bildiği yönünde somut bir delil olmadığı gibi bu husus davacı tarafından da ispatlanmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı alacaklının dışında bir başka alacaklı tarafından konulmuş ipoteğin, borçlunun mali durumunun kötü olduğunu gösteren bir karine olmayıp taşınmazın tapudaki satış değerine eklenecek alıcının artı yükümlülüğü olarak görülmesi gerekeceği, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemi- Bedeller arasında misli aşan fark olmaması- Kat karşılığı inşaat sözleşmesi- Mahkemece ilgili tapu müdürlüğünden dava konusu gayrımenkulü satın alan 4. kişinin kim olduğunun ve adres bigilerinin tespit edilmesi, davacı alacaklı tarafından 4.kişi konumundaki kişinin kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi halinde adı geçenin davaya dahil edilip edilmeyeceği hususunda seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya dahil ettiği takdirde 4. kişiye tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, aksi halde üçüncü kişi ............ yönünden davanın tazminata dönüştüğü kabul edilerek tarafların iddia ve savunmaları dinlenip, delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemi- Misli aşan fark-  Mahkemece dava konusu taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli fark olduğu belirtilmişse de; dava konusu iş bu gayrımenkul ile ilgili ............ Asliye Hukuk Mahkemesinin .............. sayılı dosya ile görülen tasarrufun iptali dava dosyasında dava konusu iş bu gayrımenkulün tasarruf tarihindeki kıymetinin 441.822,00 TL olduğu belirlendiğinden, bahsi geçen dosyadaki bilirkişi raporu ile iş bu dosyadan aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişki olduğunun ortada olduğu, bu durumda; iş bu dosya, .................... Asliye Hukuk Mahkemesinin .................... sayılı dosyasındaki tüm bilirkişi raporları da dosya arasına alınarak, gayrımenkul değerleme uzmanı, mülk bilirkişisinden oluşan yeni bir heyetten alınacak rapor ile tüm raporların karşılaştırılarak incelenmesi, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla mahallinde emlakçı ve gayrımenkul değerlendirme uzmanı bilirkişinin katılımı ile keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu ............. nolu bağımsız bölümlere ilişkin yapılan değerlendirmede; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ........ Bank'a yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin davalı tarafından 135.000,00 TL nakit teminat karşılığında ipoteklerin kaldırıldığı, satış senedinde belirtilen bedeller ile bilirkişilerin tespit ettiği değerlerin birbirine yakın olduğu anlaşıldığından, söz konusu tasarrufun m. 278/3.2’e göre iptale tabi olmadığı- Dava konusu ............... nolu bağımsız bölümlere ilişkin yapılan değerlendirmede; satış senedinde belirtilen bedeller ile bilirkişilerin tespit ettiği değerlerin birbirine yakın olduğu, taşınmazı ipotekli satın aldığı anlaşılmakla bu tasarruflara yönelik talebin reddi yönünde karar verilmesinin yerinde olduğu- Taşınmaz borçlu ................. adına tam hisseyle kayıtlı iken 5.5.2014 tarihinde davalı ...........’e 5.000 TL bedelle satış yoluyla devredildiğinin, davalının da 30.1.2015 tarihinde dava dışı ............’a devrettiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazın gerçek bedeli ile davaya konu satış bedeli arasında 20 katı aşkın fark bulunduğu anlaşıldığından m. 278/3.2’e göre bu tasarrufun iptale tabi olduğu anlaşıldığından, İİK m. 283/2’ye göre bu taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki değeri (121.950 TL) nispetinde davalıyı nakden tazmine mahkum etmek gerektiği-
Asıl davada dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin 79.131,00 TL olarak belirlenip, 70.000,00 TL bedel karşılığında ................ tarafından satın alınması karşısında ivazlar arasında misli ile fark bulunmadığı, aksine satış bedelinin neredeyse rayiç değer ile eşdeğer olduğu, devrin gerçek bir satış olduğu, alacaklılardan mal kaçırma amacının da güdülmediği, davalı ................ ile davalı borçlu ............... arasında hısımlık, arkadaşlık, yakınlık, tanışıklık ispat edilememekle işbu davalı yönünden İİK 277., 280. maddesinde aranan koşulların oluşmadığı- Birleşen davada kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle dava konusu taşınmazların ..............'a devredilmesi mutad ödeme vasıtası olup İİK'nun 279/2 maddesi gereğince iptale tabi olduğunun düşünülmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, davalı ............... veya eşi ile davalı borçlu ................... arasında herhangi bir akrabalık, arkadaşlık, devam eden bir ticari ilişki, ortaklık veya tanışıklık bulunduğuna dair delil olmadığı, davalı ............'ın eşinin arsa sahibi olarak arsası üzerine bina inşaa ettirmek amacıyla müteahhit olan davalı borçlu .................... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olmayıp, yalnızca bu hususun davalı ................'ın borçlunun mali durumunu bildiği veya alacaklılarını zarara uğratmak kastını bilebilecek durumda olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne, İİK'nın 283.maddesi gereğince ................ İcra Müdürlüğü'nün .................... Esas sayılı takip dosyasına konu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere 296.296,00 TL'nin davalı 3. kişi ..............l'den alınarak davacıya verilmesine, davalı 4. kişi ................. yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
İİK m. 277 vd. dayalı davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği- İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılacağı, ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabileceği- Yapıldığı iddia edilen mirasın taksim sözleşmesi taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek belgelerden olup işbu belge resmi nitelikte bir belge olmadığından tarafların varlığı iddia edilen sözleşmeyi muvazaalı şekilde boşanma ve katılma alacağı davasından önce mal kaçırma amacıyla tanzim edip etmedikleri yönündeki iddia yeterince ve usulünce araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediği-
Dava konusu gayrımenkulün tapuda 79.000,00 TL bedel ile devredilmiş olmasına rağmen tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 295.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, dosyaya ibraz edilen haciz tutanaklarının da İİK 278/2 hükmüne göre tasarruf tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde düzenlenmiş olduğu ve dava konusu tasarrufun İİK 278/2 maddesi gereğince iptale tabi olduğunu ve dava konusu gayrımenkulün hal binası içerisinde yer alan dükkan olmasına göre de İİK 280/3 maddesi gereğince de iptale tabi bulunduğu-
Haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu- Davalılar arasındaki tasarrufun bağışlama olarak yapıldığı ve İİK 278'e göre bağışlamanın iptale tabi bulunduğu-